Ebediyen var olsun İzmir Atatürk Lisesi

Yayın Tarihi 16 Ağustos 2017

Ulusal gazeteler ve sosyal medya bir süredir İzmir Atatürk Lisesi dersliklerinin TÜGVA’ya tahsis edildiğini yazıyordu.

Hemen ardından Atatürk Lisesi Mezunlar Derneği’nin açıklaması geldi.

Ben de bu yazımda bir Atatürk Liseli olarak bu durumdan dolayı kaygımı ve üzüntümü dile getirmek istedim.

Üzerimde Atatürk Lisesi gömleği vardı. Bu gömleği değiştirmek de mümkün değildi.

Sadece Atatürk Liseli olmamdan dolayı değildi bu feveranım. Devlete ait bir okulun bir vakıfa tahsis edilmesiydi içimi acıtan.

Şu hususun da altını çizmek isterim ki tepkimiz partiler ve siyaset üstüdür. Bizler için önemli olan siyasi partiler ya da kurumlar değildir. Bu bir hak ve adalet arayışıdır.

Herkes şunu bilsin ki; Atatürk Liseli adaletsizliğin değil, vicdanının sesini dinler.

Atatürk Liseliler; Cumhuriyet değerlerine gönülveren ve devrim ilkelerini sonuna kadar savunmaya kararlı, yürekli insanları içinde barındırır. Okuldan aldığı eğitimle, toplumun her katmanında başarılı şekilde hayatlarını sürdürür ve Mustafa Kemal Atatürk’ün hedefi olan, ülkemizi çağdaş uygarlık düzeyinin üstüne çıkarma misyonunu başarıyla yüklenirler.

İşte bu sebeple İzmir Atatürk Lisesi’nde öğrenim görmekle gurur duyan binlerce mezun da okullarına yönelik bu durumdan son derece kaygılıdır.

Atatürk Lisesi ailesinin kimseyle hesabı kitabı yoktur

Kuruluş amacı da taşıdığı isimde çok net görülmektedir.

Laik ve demokratik eğitimi içselleştirmiş Atatürk ilke ve inkılaplarını, devrimlerini feyz almış ilim ve irfan yuvasıdır.

Bu tartışmalar İzmir Atatürk Lisesi ailesine zarar vermektedir.

Atatürk Liseliler her şeyin farkındadır.

Bu kurumdan geçmiş insanların derdi mevki ve makam değildir.

Her bireyi cumhuriyet değerlerine gönül vermiş ve devrim ilkelerini sonuna kadar savunmaya yeminlidir.

Kimse unutmamalıdır ki Atatürk Liseli olmak, lise öğrenim hayatının başında kısa bir süre okulumuz öğrencisi olmuş usta şair Attila İlhan gibi, lise birinci sınıftayken mektuplaştığın kız arkadaşına yazdığın Nazım Hikmet şiiri sonucunda, henüz 16 yaşındayken tutuklanıp, okuldan uzaklaştırılmak, uğruna iki ay hapiste yatmak, "Türkiye’nin hiçbir yerinde okuyamayacağına" dair belge verilmesine rağmen hakkını hukuk yoluyla arayıp, okuma hakkını tekrar kazanmaktır.

Bu sebeple biz Atatürk Liselilerin hukuka güveni tamdır. Elbette hukukun gücü tüm bunların üstesinden gelecektir.

Emile Zola’nın dediği gibi “Adalet ancak hakikatten, saadet ancak adaletten doğacaktır.”

Adaletin işlediği, İzmir Atatürk Liselilerin saadetinin yeniden doğduğu nice yarınlara...