Depremin Sorumlusu Kim?

Yayın Tarihi 11 Kasım 2020

Yerküre hareketlidir hareketli yerkürede sürekli yer hareketleri olacaktır. Yer hareketleri deprem oluşturur. Depremi meydana getiren etkenlerin başında fay boşlukları arasına sıkışmış yüksek stres yani gaz boşalımı depremin etkisini şiddete dönüştürür.

Yerküre hareketlidir hareketli yerkürede sürekli yer hareketleri olacaktır. Yer hareketleri deprem oluşturur. Depremi meydana getiren etkenlerin başında fay boşlukları arasına sıkışmış yüksek stres yani gaz boşalımı depremin etkisini şiddete dönüştürür. Yer kürede yaşadığımız sürece depremi yaşayacağız doğal bir yağmur, kasırga, vesayir afetler gibi ummadığımız fark etmediğimiz anda yaşayacağız. Bu vesile ile deprem öldürmez bina öldürür deyişimizi tekrarlayarak. İzmir depreminde vefat eden vatandaşlarımıza rahmet diliyorum. Yaralananlara geçmiş olsun acil şifalar temenni ediyorum. Kalan depremzedelere sabırları ile talep ve isteklerinin insanca ve hakça yaşamak olduğunu bilerek haklı bir şekilde dile getirmelerini diliyorum. Depremin oluşumu sonrası kentte oluşan hasardan sorumlu ararsak ciddi sayıda sorumlu ortaya çıkarabiliriz! Başta devleti yönetenler sorumludurlar. Çünkü devleti yönetenler vatandaşlarının can ve mal güvenliğinden sorumludurlar. Bu sorumlulukla görev alırlar ve aldıkları görevi yerine getiremedikleri taktir de cezalandırılmaları gerekir. Sadece devleti yönetenler değil vatandaşa hizmet sözü verip oy isteyip hizmet etmeye talip olanlarda sorumludurlar. Hükümet yetkilileri başta sonra onlara bağlı yetkili kurumlar kurum amirleri bürokratlar ardından belediyeler ve başkanları ile bürokratları sorumlular. Hatta milletin vekili olarak seçilen devletin yönetiminde vatandaşının canını ve malı korumaya yemin etmiş kişilerde sorumlular arasındadırlar...

Şimdi sormak lazım eğer İzmir de yitirilen 115 canımız Japonya yitirilmiş olsa, devlet başkanı şehircilik imardan sorumlu bakan, belediye başkanları görevlerinde bir saat durabilirler mi? Bırakın görevlerinde durmayı harakiri yapıp onurlu bir duruş sergileyerek vatandaşlarını kaybetmenin adam gibi sorumluluğunu üstlenirler. Peki bizde böyle bir durum mümkün mü? Elbette de mümkün değil! Neden mi ? Elbette ki AHLAK meselesi, “ölen ölmüştür kalan sağlar bizimdir” diyen zihniyet tarafından yönetilmişiz…Sorumluluklarından kaçarak başkalarının sırtına sorumluluk yüklemişiz. Bunlardan biri de Bayraklı nın eski belediye başkanı hani deprem dedeyi getirip şov yapan deprem etüt merkezi açtık deyip Bayraklı'yı depreme hazırlıyoruz diyen kişi, fırsat bu fırsat diyerek ağzı ile dili ile kendini deşifre ederek suçluluğunu ortaya seriyor. Bayraklı ilçesinin eski belediye başkanı H.K. ”Yıkılan binaların çürük olduğunu tespit etmiştik. Ve bina yöneticilerine bildirmiştik” diyor. Şimdi bu adama sormazlar mı, madem sen biliyordun da tespit etmiştin de belediye başkanı olarak vatandaşının hayati tehlike arz eden bir bina da oturmasına neden göz yumdun neden sorumluluk alıp gerekli önlemleri almadın, neden izin verdin sesiz kaldın. Fen işlerini kişisel hırsın için kullanacağına asli görevin için kullanarak mühürleseydin bu binaları, Senin asli görevin vatandaşın daha iyi bir kentte daha sağlıklı yaşamasını sağlamak değil mi? O zaman sen görevini yapmadın ve utanmadan arlanmadan çıkıp bina yöneticilerine binalarının çürük olduğunu bildirdik diyorsun. Nasıl bir aymazlık nasıl bir sorumsuzluktur ki bu pişkinliği gösterebiliyorsunuz. Yazıklar olsun… bu vesile ile deprem sonucu yaşamını yitirtenlerin çürük binada oturmalarını sağlayan suçlu sadece müteahhitler değil aynı zamanda belediye yetkilileri şehircilik ve çevre il müdürlükleri bürokratları ve bakanlık yetkilileri ile devleti yönetenlerdir. Bunu her kes çok iyi bilsin.Tek suçsuz varsa o da vatandaştır.

Ne zaman ki bir siyasi veya bürokrat sorumluklarını başkalarının sırtına yüklemeyerek sorumluluk tan kaçmaya çalışmaz ise (paçasını kurtaramayacağını bileceğinden ötürü) işte o zaman ülkemizin gelişmiş olduğunu söyleyebiliriz. Aksi taktirde vicdansız sorumsuzlar yüzünden bir sürü canımızı daha, doğal afetlerde kaybetmeye devam ederiz. Hukukçuların bir deyimi vardır. “Hak Verilmez Alınır” halkımızın vatandaşlarımızın da kendi hakları doğrultusunda haklarının verilmesini beklemeyip alınması yolunda tüm hukuki işlemeleri başlatarak bu sorumsuz sorumlular hakkında dava açmaları görevi kötüye kullanmak suçlaması ile yargılamaları sağlanmalıdır. Giden canlar ayda bebeğin öksüz kalması kader olmamalıdır. Saygı ile tüm İzmir e geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Başımız sağolsun… Depremsiz günler sadece temenni edebilirim. Çünkü deprem sürekli olacak herkes depreme hazırlıklı olmalıdır.