Deprem senaryolarına göre deprem tatbikatı öneriyorum!

Yayın Tarihi 14 Haziran 2017

 

12 Haziran öğleden sonra depremle sarsıldık. Ben yolda olduğum için fiziki olarak sarsılmadım ama anında haber paylaşımı ile sarsılanların etkisini içimde hissederek sarsıldım.

Depremde ilk önce insani tepki olarak korkuyoruz, korkuyorum. Sonra en yakınlarımızı arıyoruz, arıyorum, arıyorlar. Sonra merak ediyoruz, nerede ne olmuş diye. Can ve mal kaybı yok açıklamaları ile rahatlıyoruz.

Depremin üzerinden bir gün geçti. Şimdi çok daha rahatız. Yarın artçı sarsıntı olmazsa daha da rahat olacağız. Öbür gün daha da rahat… Sonra bir dahaki depreme kadar unutacağız!

* * *

Böyle mi olmalı? Biz duygusal bir toplumuz. Anlık reflekslerimizi eğer olumlu ve güzel ve faydalı ise kalıcı hale getirmiyoruz. Deprem duyarlılığımızı kalıcı hale, örgütlü hale neden getirmiyoruz?

Şimdi sorsam etkili ve yetkililere bana kağıt üstünde o kadar çok şey okur ve gösterirler ki ben de onlar da şaşırırlar; ben vay be ne kadar çok şey yapılmış, yapılıyor diye şaşırırım, onlar da vay be ne kadar çok şey yapmışız, yapıyoruz diye şaşırırlar.

* * *

Önceki günkü depremi nasıl yaşadık, nasıl atlattık? Bunu bilimsel olarak sormak istiyorum. Yani önceden hazırlanılmış bir deprem senaryosuna göre mi yaşadık, yoksa her zamanki gibi panik, acelecilik, telaş ortamında el yordamı ile bir şeyler yaptık?

Japonya’da deprem anlarını ve daha sonrasındaki depreme hazırlık senaryo similasyon videolarını izleyince insanların ne kadar bilinçli olduklarını görüyorum ve neden ülkemizde de bu bilinç ve hazırlık olmasın diyorum.

Bakın, peşinen kimseyi ve hiçbir kurumu eleştirmiyorum ve eleştirilerimi suçlama düzeyine çıkarmıyorum. Ben yaşananlardan hareketle olmasını istediğim, aslında benim değil, bilim insanlarının olmasını istediği deprem yaklaşımını görmediğim için bunları yazıyorum.

1999 depremi bize ders olmadıysa daha ne ders olur, bilemiyorum.

Deprem fonu kuruldu, her kalemden deprem parası toplandı, akıbetini bilmiyoruz.

Şehirlere deprem acil konteynırları konuldu, akıbetini bilmiyoruz.

Depreme hazırlık diye benim bildiğim, şu kadar cenaze torbasının hazır olduğu.

* * *

Neyse, niyetim eleştiriye boğmak değil yazımı, niyetim bazı önerilerle yetkililerle iletişime geçmek, duyarlılığa katkıda bulunmak.

Öyle bir hazırlığımız olsa ki, depremi gerçek bir tatbikat gibi yaşasak.

Hatta daha ileri gideyim, bütün şehir olarak bir deprem tatbikatı yapsak!

Olan ve olası deprem senaryolarına göre deprem tatbikatı öneriyorum.

Bakanlık, valilik ve büyükşehir belediyesi birlikte, ortak bir deprem tatbikatı yapmalı, hem de en kısa zamanda.

Zaten olası deprem senaryoları vardır. Zaten bunca yılın birikimi vardır. Güzel bir ön çalışma ile vatandaşlara etkin duyuru ile hazırlıklar tamamlanır ve büyük bir tatbikat yapılır.

Vatandaşların toplanacağı meydanlar belirlenir, evden, apartmandan nasıl soğukkanlı inileceği, nasıl görevlilerin çalışmalarına uyumluluk gösterileceği, nasıl ilk yardımların yapılacağı, nasıl psikolojik desteğin verileceği, nasıl iletişimin sağlanacağı vs. tek tek yaşanır ve uygulamalı gösterilir.

Broşürler dağıtılır, anonslar yapılır, eğitimler verilir ve günün sonunda hep birlikte durum değerlendirmesi yapılarak tatbikatın başarılı yönleri kaydedilir ve eksiklikler belirlenir.

* * *

İzmir Valiliği ve İzmir Büyükşehir Belediyesi şüphesiz bu depremde çok duyarlılık gösterdiler. Ama bana yaptıklarını değil, deprem senaryosuna göre yaptıklarını yazılı gönderilerse ben de kamuoyuna aktarırım. Bir de deprem tatbikatı önerime yanıt verirlerse kamuoyu adına umutlu olurum.