Deprem konusunda her şeyi devletten beklemeyin diyorlar

Yayın Tarihi 09 Kasım 2020

Deprem konusunda her şeyi devletten beklemeyin diyorlar

İzmir’de 30 Ekim’de meydana gelen 6.6 büyüklüğündeki depremde 114 vatandaşımızı kaybettik. Binden fazla yaralımız oldu.

Maddi hasarları saymıyorum bile…

Sorumluları ve depreme neden olan sorunları yazmayacağım bugün.

Çünkü ülkemizde her deprem sonrası yazılı ve görsel medya da zaten detaylı bir şekilde deprem analizleri yapılıyor.

Sonuç mu?

Maalesef yok!

Yeni deprem tartışmaları için yeni depremi beklememiz gerekiyor çünkü.

Neyse asıl konuya gelmek istiyorum.

Son günlerde bizleri üzen bir gelişme yaşandı.

Medyada hem bazı siyasetçilerin hem de bazı bilim insanlarının demeçlerine şahit olduk.

Diyorlar ki: “Deprem konusunda her şeyi devletten beklemeyin”

Peki ne yapmamız isteniyor çok merak ediyorum.

Bizler vatandaş olarak en fazla deprem çantamızı hazırlayabiliriz.

Öyle değil mi?

Yaşam üçgeni kurabiliriz ya da.

Sarsıntı bitince eğer halen yaşıyorsak dışarı çıkabiliriz.

Göçük altında kaldıysak yardım bekleyebiliriz.

Beklentiniz nedir acaba?

Zemin etüdü mü yapalım vatandaş olarak?

Yahut kaçak çıkılan katları mı yıkalım?

Olmadı imar affı ile verilen tapuları mı iptal edelim?

Allah aşkına toplanma alanlarına yapılan alışveriş merkezlerini de mi bizler kaldıralım?

Oturalım apartman sakinleriyle yeni bir imar planı mı hazırlayalım?

Olmadı imar planı ardından yapılan binaların sağlamlığını mı denetleyelim?

İnşaatları gezip depreme dayanıklı mı değil mi diye kontrolde mi bulunalım?

Kim yapacak bunları?

Bizler mi?

Ayıp yahu…

Edep yahu…

Lütfen!

Bizlerle dalga geçmeyi bırakın artık!

Bizlerde sizler gibi insanız.

Hepimizin çok şükür aklı, fikri, vicdanı var.

Ne güzel söylemiş Mevlana: 

“Ne fark eder ki, kör insan için elmas da bir, cam da… Sana bakan kör ise sakın kendini camdan sanma!”

Siz görmeyebilirsin lakin bu göremedikleriniz ilk önce insan.

Hem de en yüce gönüllüsünden…

Sakın unutmayın!