Denize kıyısı olan belediyeler

Yayın Tarihi 06 Nisan 2021

Öteden beri belediyelerin sorunlarıyla ilgili çokça yazı yazmak istiyorum ancak ülkemizde ve dünyada gelişen olaylar gündemi doldurduğundan dolayı bunlara zaman ayıramıyorum. Bu hafta da aslında çok yoğun gündemlerle sizleri enteresan konularla bilgilendirmek isterdim. Aklıma 2007 yılında yani milletvekilliğim sona erdikten sonra başıma gelen bir olaydan bahsetmeyi daha uygun bularak sizlerle paylaşmak istiyorum. Aliağa’yı yoldan geçenler, Çanakkale istikameti ile İzmir istikametine gidenler gayet iyi bilirler. Gemilerin su aldığı küçük bir iskele vardır.

Ayrıca yapımını 1993’te tamamladığımız ortalama 3 km’lik adı Uğur Mumcu olan bir sahil bandı vardır. Akşamları ve sabahları burada yüzlerce vatandaşımız sportif amaçlı olarak yürüyüş yaparlar. Bazen de güzel havalarda piknik yapanlar da olur. Milletvekilliği görevim bittikten sonra bir gün galiba 2008 yılıydı. Belediyeden evimi bilen bir personel kapı zilini çaldı, kapıyı açınca bana, bir resmi zarf uzattı. Zimmetli olarak gönderildiğinden dolayı da gösterilen yeri imzalamamı istedi. Kendisini kırmadım, imzayı attım ve zarfı açarak ne istenildiğini ve neler yazdığını öğrendim. Olay şöyle idi;

  1. Denizi doldururken hangi mercilerden izin aldınız?

  2. Su iskelesini yaparken gemilerin yanaşma sınırı kaç metredir?

  3. Belediyeye ait olan çarşı merkezindeki binaya “Aliağa Belediyesi Anadolu Dershanesi” yazısıyla haksız kazanç sağladığınızı biliyor musunuz?

Cevaplarım

Sondan başlayalım: Karşımda Fetullah Gülen isimli bir hainin yandaşı ile karşı karşıya oturduğumun farkındaydım. Sordum, sen Aziz Nesin ile hiç arkadaşlık yaptın mı dedim. Hayır, ama niye sordun dedi. Cevaben ben bu dershaneyi Fetullah Gülen’in dershanesine rakip olması için kurdum. Sen de bana haksız kazanç ve haksız rekabetten dem vuruyorsun. Bunu ancak Aziz Nesin cevaplar, o da rahmetli oldu. Onun yerine ben cevaplıyorum, dedim.

Gelelim diğer sorunuza. Ben daha önce belediye meclis üyeliği yaptım, belediye yazı işleri müdürlüğü yaptım. Bir belediye tarafından deniz doldurulurken nerelerden izin alacağımı gayet iyi bilirim. Siz de peşin hükümlü olmasanız 20 yıl önce burada yaşayan halkımız için yapılmış olan bu güzel yatırımı hiç değilse bana sormadan evraklara bakarak görürdünüz, dedim.

Nereden aklına geldi şimdi bunları yazıyorsun derseniz, geçen gün İzmir’de müfettişlerin ve kontrolörlerin bulunduğu binada eski bir tanıdığımı ziyarete gittim. Bana gelen bu vatandaşı sordum. O bakanlık tarafından işten atıldı ve galiba cezaevine gönderildi dediler.