Deniz Baykal Cumhurbaşkanı ile görüşsün!

Yayın Tarihi 12 Ocak 2017

Cumhuriyet Halk Partisi Antalya Milletvekili Deniz Baykal mecliste görüşülen Türkiye’de başkanlık sistemini getirecek anayasa değişikliği üzerine yaptığı tarihi konuşmayı seven sevmeyen herkes beğendi. Deniz Baykal “Günlük siyaset için değil Türkiye’ye sahip çıkmak için geldim. Bu sana mı düşer derseniz, hepimize düşer, evet bana da düşer.” diye neden bu tarihi konuşmayı yaptığını açıklarken anayasa değişikliğinin aceleyle hazırlandığını belirtti. “Bu proje acele, telaşla hazırlanmış hukuki ve siyasi olgunlaşmaktan uzak bir sipariş projedir.

Milletin egemenliğini temel alan bir asırlık siyasi geleneğini tahrip edecek, milli siyasi kültürümüzü çökertecek egemenliğin yerine şahıs hegomonyasını inşa edecek bu tasarı önümüzde devam edecek.” İstiklal gazisinin oğlu, uzun yıllar Cumhuriyetçi-sosyal demokrat çizgide siyaset yapmış, CHP genel başkanlığı görevinde bulunmuş bir usta isim olan Deniz Baykal’ın TBMM çatısı altındaki bu tarihi anı ilk değildi. Deniz Baykal 1 Mart tezkeresinin meclisten geçmemesinin de tarihi kişiliği idi. Hatırlarsanız 2003 yılında Amerika Saddam yönetimindeki Irak’a Türkiye üzerinden karadan askeri birlikleri ile girmek istiyordu. Rahmetli Bülent Ecevit buna karşı olduğu için önce deprem, ardından ekonomik krizlerle çökertilmiş, koalisyon dağılmış ve 2002 Kasım seçimlerinde devrilmişti.

AK Parti yeni iktidara gelmişti ve rahmetli Necmettin Erbakan’ın izleri hala vardı. Türkiye 1 Mart 2003 yılında tarihi bir görüşme ve oylamayla emperyalistlere Irak’ı işgal için, Irak’ta milyonlarca insanın kanını akıtmak için Türkiye topraklarının kullanılmasına izin vermedi. Deniz Baykal’ın bunda çok büyük emeği vardı. Teyze oğlu olduğu söylenen Bülent Arınç’ın da o dönem ABD’ye karşı tutumunun hakkını yememek lazım. Deniz Baykal bu tarihi çıkışlarından birini de 7 Haziran 2015 seçimlerinden sonra 10 Haziran Çarşamba günü Dışişleri konutunda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’la görüşerek yaptı. Hatırlayacaksınız o seçimlerde iktidar partisi dahil hiçbir parti tek başına hükümeti kuracak sayıda milletvekili çıkaramamıştı. Görüşme teklifi Cumhurbaşkanından gelmişti ama Deniz Baykal Beştepe’de Külliye’de, muhalefetin deyimi ile Saray’da değil Dışişleri konutunda görüşmeyi kabul etmişti.

Baykal neden görüştüğü konusunda da görüşmeden sonra basına şu açıklama ile yanıt vermişti: “Fikir alışverişi olarak Türkiye'de ne yapmak lazım, nasıl yapmak lazım, ne olur? Bu konularda genel Parlamentoda uzun süre görev yapmış bir milletvekili olarak ve şimdi de geçici Meclis Başkanı olacak bir kişi sıfatıyla sayın Cumhurbaşkanı ile karşılıklı değerlendirmeler yaptık.”…….ve devamla; “Türkiye'de istikrarın sağlanması, bir çözümün bulunması, gerektiği konusunda ortak bir anlayışa sahip olduğumuzu gördüm. Cumhurbaşkanı'nın her türlü koalisyon çözümüne açık bir anlayış içinde olduğunu gördüm. Muhalefetin kendi arasında bir koalisyon oluşturmasına itirazı olmadığını gördüm.” Sonraki gelişmeleri hepimiz biliyoruz. Hükümet kurulamadı, MHP lideri Devlet Bahçeli, CHP genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun “başbakan ol” önerisini kabul etmedi, hükümeti kurma görevi seçimden ikinci çıkan parti genel başkanına verilmedi ve Kasım’da yeniden seçim yapıldı……geldik bu günlere…..Benim niyetim eskiden şu oldu, bu oldu diye muhakeme yapmak değil. Eskiden olanların tarihi anlamda, geleceğe hizmet anlamında nasıl değerlendirileceği! Deniz Baykal’ın ağırlığını iktidar partisi de kabul ediyor. Türkiye kabul ediyor. Deniz Baykal bu ağırlığını bir kez daha kullanmalıdır!

Deniz Baykal anayasa değişikliğinden Türk Halkının haberi olmadığını söylüyor:

“Bundan Türk halkının haberi yok. Devletimizin en temel dayanaklarıyla oynayan böyle bir tasarıdan milletin haberi olmadan komisyonlarda görüşme durumunda kalıyoruz. Değerli arkadaşlarım, 80 milyonun kaderiyle ilgili bu tasarı hakkında araştırmalar gösteriyor ki milletimiz hiç bilgilendirilmemiştir. Konunun hiçbir kesimle müzakere edilmediği ortada. Üniversitelerin, hukuk fakültelerinin, baroların, esnaf kuruluşlarının, milletin haberi yoktur.” Benim önerim şu: Deniz Baykal Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’dan görüşme istesin. Hem de dışişleri konutunda değil, Cumhurbaşkanının makamında görüşsün. Yeter ki görüşsün. Ve Deniz Baykal halk adına şu öneriyi yapsın: Sayın Cumhurbaşkanım terörle mücadele edildiği, emperyalizmin Türkiye’yi bölmek istediği şu ortamda milletin de referandumla bölünmemesi için bu içerikteki anayasa değişikliği paketini askıya alalım, öteleyelim, bekletelim, erteleyelim, iç tartışmaları alevlendirmeyelim, bekleyelim! Deniz Baykal bu öneriyi yapar mı, Cumhurbaşkanı kabul eder mi bilmiyorum ama benim sıradan bir vatandaş olarak şimdilik bulduğum önerim bu!