Delege seçimleri

Yayın Tarihi 20 Ağustos 2015

Siyasetin ilk doğduğu yeni dünyaya selam verdiği gündü! O gün!

Mahallede parti üyesi olan kişileri teker teker arayarak, gel katılım sağla deme günüydü. O gün en sempatik, en masumane, en sevecen gündür. Üyelerin en fazla ilgi gördüğü gündü. Hatırlanarak her türlü sorunlarının, isteklerinin, fikirlerinin dinlendiği, üyelere sözlerin verildiği gündür o gün!

Hani doğum günü, sünnet günü, düğün günü çocukları vardır ya, her istekleri yerine getirilir. İşte ona benzer bir gündür. Nazın, nazlanmanın olduğu talepkâr bir gündür. Ancak bu gün o kadar kısadır ki! Yerini tepkiye dönüştürme zamanı 1 ayla sınırlıdır. Verilen sözlerin yerine getirilme oranı yüzde 1’ i bile bulmayan ve süresi 1 ay olan, sonra da tepkisel hareketlerin başladığı bir gündür o gün.

Çetin mücadele ve erk gücü ispat günüdür. “Ya ben olacağım ya da sen olacaksın” mücadelesinin yapıldığı gündür. Yıllarca sandıksız keyfe keder yapılan seçimlerden sonra demokrasi çanlarının çaldığı, çalıcısının keyfe keder bazen davrandığı gündür o gün! İşte o gün bir sonraki güne hazırlık günüydü, ben deme günüydü ertesi gün. İşte erk, güç bende deme günüydü. Kompleksli yaklaşımların, ben deme alışkanlıklarının bitmediği gündü o günün ertesi olan gün!

Ülkede ne olup bittiğinin kimsenin çok fazla umurunda olmadığı gündü. O gün ben parti içinde nasıl ön plana çıkarım günüydü. Pazarlıklarımı ilçe kongreleri için nasıl yapacağım, benim dediğim ilçe başkanı seçilecek, yönetimde benim adamım olacak. İl kongre delegasyonunda söz sahibi olabileceğim miktarda delegeyi alacağım. Ardından il kongresinde il yönetimine adam aldıracağım, vasıflı, vasıfsız yeterliliği olan, olmayan. Cebinde üç kuruş parası olan veya olmayan. Ne fark eder ki benim adamım olduktan sonra! Kurultay delegesi olmak işte en önemli partilerin en yetkili organları çünkü genel başkanlarını seçtikleri seçici kişinin parti içinde ulaşabileceği en önemli organ olan kurultay delegasyonu ama burada yine enteresan bir durumla karşılaşılır. Bazı partiler blok liste, bazıları ise çarşaf liste ile yarışırlar ve delegasyonun özgür –yarı özgür– bağımlı özgür ve/veya bağımlı hareketleri sonucu kurultaylar kongreler yapılır biter. Şimdi buraya kadar her şey güzel! De. Sıkıntı nerede bu yoğun mücadele heyecan yapan mücadele sonrasında  ülkede iktidar olmak, ülkenin yönetimine, hizmetine talipli olmayı bunlar için çok ciddi hazırlıkların yapılması gerektiğini, bu süreç içerisinde yer alan delegasyonun pek fazla alakadar olabileceğini zannetmiyoruz. Kimse partisinin iç demokratik mücadelesini dışa karşı yapma heves ve heyecanını gütmedi, gütmez zaten yukarıda görev alan arkadaşlar parti büyüklerimiz var, onlar bir şey yapıyorlar. Bizim bir şey yapmamız bir şeyi değiştirmez psikozu ile hareket ederler.

Kongreler sürecinde esnafın yüzü güler, yemekler, özel toplantılar. Özellikle, hizmet sektörü siyasilerden iyi para kazanır. Reklam ve tanıtım firmaları genel seçimleri aratmayacak kadar iş yaparlar. Bu da güzel güzel olmasına da!

Bu memleketin hali ne olacak? Her gün şehit haberleri ile sarsılan ülkemizde sanki her şey delegasyon seçimi bitince bitecek gibi yaklaşımlar sergilenir. Yok be arkadaş ben bu işi sevmedim. Sevmeyi de düşünmüyorum. Kim seçilmiş umrumda değil, kim olmuş, kim olmamış umrumda değil. Bu ülkenin bekasını, menfaatini, partisinin iktidarını düşünmeyenin delegasyonla haşır neşir olması beni zıvanadan çıkarıyor. Sizi bilemem!

İnşallah herkes durup düşünür. Bu enerji seçimlere harcansa ne olur diye! Hade galıverin sağlıcakla!