Cumhurbaşkanlığı seçiminde ikinci tur şansı!

Yayın Tarihi 05 Ağustos 2014

10 Ağustos yaklaşıyor. Pazar günü sandığa gideceğiz ve üç aday arasından bir cumhurbaşkanı için oy kullanacağız.

Cumhurbaşkanlığını kimin kazanacağı merakla bekleniyor. Dün Ali Babacan İzmir’deydi. Pazar günü devlet başkanını seçmiş olacağız dedi.

Pazar günü biz Cumhurbaşkanı mı seçeceğiz yoksa devlet başkanı mı?

Başbakan yardımcısı Ali Babacan “Cumhurbaşkanı demek bizim sistemimizde devlet başkanı demek” diyor. Peki öyle ise birkaç defa yürütmeye müdahale etmek isteyen Sayın Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e Sayın Başbakan neden “devlette iki başlılık olmaz” diye müdahale ettirmedi. Oysa yürütmenin başı Cumhurbaşkanıydı ve Anayasa’ya göre hükümete de başkanlık ederdi.

Başkanlık veya yarı başkanlık sistemine alt yapısı oluşturulmadan, demokrasinin temsili özelliğinin yanı sıra katılımcılığı ve denetimciliği oturtulmadan geçmenin diktatörlüğe yol açacağını bütün siyaset bilimciler söylüyor. Bu seçilecek her kim olursa böyledir. Seçilecek kişinin kişisel özellikleri de etkilidir ama kişinin özelliğinin çok etkili olmadığı, sistemin işlediği yapıdır demokrasi zaten. Demokrasi kurallar bütünüdür. Sabahtan akşama değişen, o günkü ruh haline göre şekillenen şey değildir.

* * *

Böyle bir ortamda gidilen cumhurbaşkanlığı seçiminde İzmir’in rolü ne olacak?

İzmir “Cumhurbaşkanını halk seçsin mi seçmesin mi’ referandumunda nasıl oy kullanmıştı?

İzmir “hayır” oyu kullanmıştı! Hayır, cumhurbaşkanını halk seçmesin, demişti.

Peki, İzmir demokrat kentti ve neden cumhurbaşkanını halk seçmesin demişti?

Çünkü Cumhurbaşkanını halkın seçmesi tek başına demokrasi göstergesi değildi. Ahmet Necdet Sezer’i doğrudan halk seçmedi, meclis seçti ama çok iyi bir cumhurbaşkanı oldu.

* * *

Cumhurbaşkanlığı için Çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu’na bir destek de 68’liler Birliği Vakfı’ndan geldi. 14 siyasi partinin desteklediği çatı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu için 68’liler şöyle diyor: “Halkın doğru tercihi demokrasi unsurlarıyla oluşur. Çatı adayının desteklenmesi, diktatörlüğe karşı bütün unsurların ortak eğilimidir. Tüm halkımızı demokrasi yönünde oy kullanmaya ve tüm demokratları bu doğrultuda çalışmaya çağırıyoruz.”

68 kuşağının bu çağrısına acıları en çok yaşayan 78 kuşağının karşı çıktığını sanıyorum. Fakat 14 siyasi partinin ve çok sayıda sivil toplum örgütünün çatı adayını desteklemesi de çok önemli.

Mesela Ekmeleddin İhsanoğlu’nun da katıldığı Havagazı Kültür Merkezi’nde İzmir Sivil Toplum Platformu başkanı Mehmet Aydoğan’ın düzenlediği iftarda konuştuğum çeşitli partilerden kişiler “ilk defa böyle büyük bir birliğin yaşandığı” tespitini yapıyorlardı.

AKP’den milletvekilliği yapmış olan Erdal Kalkan “Tayyip Bey benim arkadaşım. Onunla çalıştım ama şimdi ülke kutuplaşmaya gidiyor. Ötekileşiyor. Gerilimin durması lazım. Onun için Ekmeleddin Beyin desteklenmesi gerekir.” dedi. Ertuğrul Günay’ın da bunu açıklamalarıyla kamuoyuna duyurduğunu söyledi.

MHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Taşer de iftarda Göçmen Dernekleri Masası’nı ziyarette bana: “İlk defa solcusuyla-sağcısıyla bir konuda anlaştık ve diktatörlüğe karşı demokrasi için birlik yapıyoruz. Bu çok önemli.” dedi.

* * *

30 Mart yerel seçimlerinin sonucuna göre hükümet partisinin oy oranı %43,5. Bu oy ile Cumhurbaşkanlığı seçiminde 10 Ağustos’ta ilk turdan sonuç çıkmaz.

Yazımın başlığında olduğu gibi demokrasimiz açısından ben de ilk turda sonuç alınmamasından yanayım.

Neden?

Halkımıza bir kez daha düşünme ve değerlendirme fırsatı verilmesi gerekir. Halka verilecek ikinci tur şansı demokrasimizi güçlendirecek unsurlardandır. Demokrasiye tartışa tartışa, gün gün konuşa konuşa, alt yapıları oluştura oluştura ulaşacağız. 10 Ağustos’tan sonra da demokrasi mücadelesi devam edecek. Kim seçilirse seçilsin demokrasi bu topraklarda boy atmaya devam edecek.

İkinci turda görüşmek üzere!