Çözüm süreci bitti mi?

Yayın Tarihi 29 Temmuz 2015

Çay ocağından çıkan canlı bomba 32 genci hunharca katletti. Arkasından bir asker iki polis ve sonrasında gelen asker polis katliamları şehitlerimiz, ve Türkiye bir anda karıştı.

Gladyo diye bir terim, tekrar siyasi gündemde yer edinmeye başladı. Çözüm sürecini baltalamak için sahaya çıkan yeni patentli Gladyo’nun hareket ekseninin ülkenin siyasi stabil halinin bozulmasına dönük olduğu dillendirilmeye başlandı. MHP'nin HDP'nin kapatılmasını istemesi 1994'lü yılları hatırlattı. MHP nasıl bir siyaset yapıyor Allah aşkına diyenler, “Nedir bu çıkışlar, bu çıkışlar MHP'ye oy kaybettiriyor, MHP'yi baraj altına itecek pozisyona sokuyorlar. MHP hangi akla hizmet ediyor anlaşılır gibi değil. Bu ülkede kanın durması için kim çaba sarf ederse toplumun o oranda desteğini alacağını neden MHP göremiyor” diye sitem ediyorlar.

MHP'nin kritik süreçlerde yapıcı siyaset anlayışından uzaklaşmasının acaba başka nedenleri olabilir mi? Yakinen tanıdığım ülkücü harekete emek vermiş kişilerin çoğunun rahatsız olduğu bu siyaset anlayışı ile MHP nereye gidecek? MHP çözüm sürecini neden istemiyor? MHP Türkiye’de kardeş kavgasının bitirilmesi için neden elini taşın altına koymuyor? MHP siyaset anlayışını neden değiştirmiyor? Bunun sebebi nedir? Bu arada da AKP hükümetinin ve/veya Cumhurbaşkanı'nın istemlerine paralel destek veren siyaset yapması anlaşılır gibi değil! Bu kadar AKP ve Cumhurbaşkanı'nı eleştiren MHP'nin söylemi ile eyleminin tutarsız olduğunun ifade edilmesi sanırım MHP'yi de fazla rahatsız etmiyor.

Cumhurbaşkanı çıktı. Çözüm süreci bitti dedi! Acaba gerçekten çözüm süreci bitti mi? Suriye sınırında olan olaylar çay ocağından gelen bir canlı bomba ile 32 evladımızın katledilmesi sonucu farklı bir hal nasıl aldı? Trollerin KCK içindeki Mit ajanlarının yüzde 25 olduğunu itiraf etmeleri gerçek olabilir mi? Son günlerde gelen şehitlerimizle bu konunun bir ilişkisi olabilir mi? çünkü böyle bir suçlama ciddi bir infiale neden olabileceği gibi ülkeyi de ciddi sıkıntılar bekleyebilir.

Ateş düştüğü yeri yakıyor. Vatan evlatları şehit oluyor. Canımız yüreğimiz sızlıyor. Ama teröristlerin ölüm haberlerini göremiyoruz? Şaşırtıcı değil mi?

Ancak her şeyin tesadüf olduğunu da artık aklım kabul etmiyor, diye düşünenlerinizin yoğun olduğunu görebiliyoruz. Sorular sormak isteyenler çok, örneğin ilk sorulan sorulardan birisi, iki polis evinde nasıl susturucu ile öldürüldü? Giriş çıkış hiçbir zorlama olmadan gürültü patırtı olmadan elleri nasıl bağlandı? Oraya teröristler ellerini kollarına sallaya sallaya nasıl girdiler? Arama tarama yapan askerlerimizden biri şehit oluyor. Kiminle çatıştı, çatıştıkları kişilerle ilgili neden bir veri yok ortada? Çatışmalarda hiç mi ölen terörist yok? Neden teröristler ölü ele geçirilmiyor? Yoksa trollerin ortaya attığı şeyler doğru mu? Eğer doğruysa vay halimize demekten kendimizi alamayacağım!

Çözüm süreci bitirilmemeli, bahar havası siyasi çıkarlara feda edilmemelidir. AKP ülke menfaatlerini kendi menfaatlerinden öne çıkarmalıdır. Aksi halde hırsla yürüyene, vatandaş sandıkta gereken cevabı verir. Zorla güzellik olmaz. Zoraki koltuk hırsı sistem yöneticileri tarafından algılandığı için ciddi bataklıklara doğru sürülme durumunda bırakılırsınız. Kim mi sistem yöneticisi? Sizi kendi menfaatleri doğrultusunda kullanan dünyanın hakim güçleridir. İncirlik üslerinin açılması ile ilgili üst üste teşekkürler geliyor. Kim kime niye teşekkür ediyor? Düşünün, sorgulayın lütfen! Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olup, öldürülen her kişi benim kardeşimdir. İçimiz yanmaktadır. Vatan evlatlarının kim için ne için öldüğünü öğrenmek de benim ve vatandaşlarımızın en doğal haklarıdır... Savaşsız, barış dolu günler diliyorum.