Corona, kredi, iktidar ve bankalar

Yayın Tarihi 15 Nisan 2020

İnsanoğlu tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşarken, Türkiye’de bu büyük “can havli” içinde herkesin dikkatini pek çekmeyen bir konu var...

İnsanoğlu tarihinin en zorlu dönemlerinden birini yaşarken, Türkiyede bu büyük can havli içinde herkesin dikkatini pek çekmeyen bir konu var...

İktidar, geniş kitlelere (mesela kredi yoluyla) destek sağlanması yolunda özel bankalara çok ciddi eleştiriler yöneltiyor.

Devlet’in Başkanı Erdoğan’dan BDDK’nın başkanı Akben’e kadar...

Bu günlerde “Ulusa sesleniş” konuşmalarını sıklaştıran ve “Başkan sıfatıyla hayatımızı  çok yakından ilgilendiren şeyler söyleyen Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, -bu zor günlerde Kamu bankaları elinden geleni yaparken, özel bankaların gereken hassasiyeti göstermediğine vurgu yaparak- "Kamu bankaları, kurumsal ve ticari işletmelerin yaklaşık 21 milyar liralık borcunu öteleyerek piyasayı rahatlattı. 800 bine yakın vatandaşımızın konut, ihtiyaç, araç kredisi, kredi kartı borcu da talepleri üzerine kamu bankaları tarafından ötelendi" açıklamasında bulunmuş, maalesef özel bankalar bu süreçte hiç de iyi imtihan vermiyor. Üzerlerine düşenleri yapmasını bekliyoruz. IMF programı başta olmak üzere ülkemizi mihnet altına sokacak hiçbir dayatmaya boyun eğmeyeceğiz" diyerek özel bankaların sınıfta kaldığını söylemişti.

Benzer eleştirilerin altını çizerek tepkiyi sürdüren Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, toplumdaki “birlik” halinin altını çizerek “Özel bankaları bu birliğin parçası olmaya davet ediyorum demiş, son olarak Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) Başkanı Mehmet Ali Akben de, bankalara ilettikleri talimatların uygulamasını yakından izlediklerini belirterek, Tüm bankalarımızı müşteri odaklı davranmaya, kredi kanallarını açık tutmaya, kurumumuz ve sektör birlikleri tarafından alınan kararlara uymaya davet ediyorum diye konuşmuştu.

Haklılar mı; haklılar. Hem de çok haklılar.

Peki ben haklı mıyım? Bakalım:

Ben de devlet bankalarının nasıl hareket ettikleri konusunda önceki gün yazmıştım

10 bin liraya kadar (10 bin, 7 bin 500, 5 bin lira) verileceği söylenen “Temel İhtiyaç Destek Kredisi için Ziraat Bankası, Halk Bank ve Vakıfbank’a başvuran vatandaşların çoğunun (hiç hesapta olmayan biçimde) 3 bin lira olarak karşılık aldıklarını yazmıştım.

Hiçbir şeyi çözmeyeceği açıkça belli olan bu meblağı dumura uğrayarak kabul etmek zorunda kalan vatandaşların şoku, krediyi kullandıklarında da sürmüş, masraflar kesildikten sonra kalan 2 bin 966 lira 31 kuruşun bir bölümü de, 5 lira ve katları” hikayesi yüzünden banka ATMlerinde kalmıştı!

Devlet bankalarının yaptığı da bu.

“Bunu yazacağım dediğimde AK Partili kardeşlerim; “Reis’i kızdırmayasın! dediler.

Ben de “Belki Reis kendini (ister istemez) kuşatan adamların ablukasının arkasından vatandaşın bu durumunu tam olarak göremiyordur; bankaların vatandaşa yaptığını bir bilse, bırakın kamu bankalarının vatandaşın talebinin 3te birinin de altında kredi vermelerini, belki de vatandaşın talebinin 2 katını verdirirdi! dedim

İyi demiş miyim?