Corona belası kasıp kavururken…

Yayın Tarihi 08 Nisan 2020

Son yazımda size “devletin çabalarını alkışlıyorum ama çoğu yerde kopukluklar var” demiş, çok çeşitli örnekler sıralamıştım; “nitekim mesela” TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu "Şirketlerimiz bankalar tarafından ‘limit bitti’ denip başvurusu dahi alınmadan geri çevriliyor. Buradan tüm bankalara seslenmek istiyorum; bu dönem karlılık düşünecek, şirket seçecek dönem değil"dedi.

Son yazımda size “devletin çabalarını alkışlıyorum ama çoğu yerde kopukluklar var” demiş, çok çeşitli örnekler sıralamıştım; “nitekim mesela” TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu "Şirketlerimiz bankalar tarafından ‘limit bitti’ denip başvurusu dahi alınmadan geri çevriliyor. Buradan tüm bankalara seslenmek istiyorum; bu dönem karlılık düşünecek, şirket seçecek dönem değil"dedi.

Son yazımda “bazı uygulamalara bilim insanları karşı çıkıyor” diye yazmış, bazı belediyelerin “icat ettiği” dezenfeksiyon tünellerini örnek vermiştim; “nitekim mesela” Kimya Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi Yönetim Kurulu Eşbaşkanı Gürkan Ergin, dezenfektan kabinlerinin sağlığı tehdit edebileceğini belirterek "Dezenfektanın yüksek oranlarda kullanılması insana zarar verecektir. Düşük oranlarda ise insanları dezenfekte etmeyecektir" dedi.  

Onca çelişkili görüşlerin çarpışmasının ardından maske takma zorunluluğuna dikkat çekmiştim;  Allah’a şükür, vatandaşın sömürülmesini önlemek isteyen Reis maske satışını yasaklayıp attı!

Bazı konularda haklı çıkmak insanı çok rahatsız ediyor; bu yüzden bu “son yazım” konusunu burada kapatalım.

Hepimiz farkına vardık ki; değişik bir düşman ile karşı karşıyayız…

Bunun 5G teknolojisi ile kullanılan bir frekans silahı olduğunu söyleyenler de (ve inananlar da) var,

laboratuvarlarda üretilmiş bir biyolojik silah olduğunu da.

Uzak Doğu’da insanlar birbirlerine pek dokunmadığı halde o kadar ölüm oldu…

Bizde herkes bir arada, hep birlikte, bakalım sonuç ne olacak!

Çin çok katı izolasyon uygulayıp hastalığı durdurdu…

Almanya bunu yapmamasına rağmen başardı…

Bilim insanları birkaç hafta ya da ay içinde bu belanın geçeceği beklentilerini irrasyonel bulsa da,

en geç Mayıs sonunda sönümlenme olacağı umudunu taşıyanlar da var (mesela İran Sağlık Bakanı Said Nemeki, salgını Mayıs sonunda kontrol altına almayı hedeflediklerini söyledi)…

İnsanlığın büyük savaşı” sürerken, kapitalizmin “yarattığı” “mahluk”ların, “hayatlarının bütün amacı sadece para olacak kadar yoksul” birtakım çevrelerin de kazanç savaşını sürdürdüğüne tanık oluyoruz...

Bizden (bazılarınızın komik bile bulacağı) örnekler vereyim;

Virüse kalkan olan marmelatlar, havadaki virüsü temizleyen “süper” süpürgeler!

Adamlar bizden 3 kuruş daha kazanabilmek için, bizi virüsle tehdit etmeye başladılar!

Madem bu kadar şahane şeyler üretip satıyordunuz, bize yedirip, bizi temizliyordunuz da, virüs neden böyle jet hızıyla yayılıyor!

Ben olsam, elbette -tahmin ettiğiniz gibi- bu reklamların hepsini derhal yasaklardım!

(Ama bu işlerle ilgilenmeleri gerekenler bu can pazarında etrafa bakamıyor olabilirler).

Bunca çelişki ile kuşatılmış durumdayken, önemli olan hayatta kalmak; nasıl olsa bugünler de geçecek.

Virüs mutasyona uğruyorsa, biz de değişeceğiz.

İster istemez değişeceğiz.

Evden çalışma, her işimizi dijital ortamda halletme ve birbirimize uzak durma…

Yeni bir dönemin ayak sesleri çok yaklaştı hatta kapımız çalınmaya başladı…

Bakalım ne kadarımız, ne kadar uyum sağlayacağız.