Çocuk olmak

Yayın Tarihi 16 Temmuz 2021

Bir akşamüstü kaldırımda sıralanmış on üç, on beş yaş arası kız çocuklar oturuyorlar.

Top oynamaktan yorulmuşlar aralarında konuşuyorlar. Biraz özlem biraz da merakla kulak misafiri olayım dedim. Evet arada dinliyorum onları hem çok eğlenceli oluyor hem de saflıklarına tanık olmak beni o yıllara götürüyor.

Gizli gizli dinledikçe anlamaya başladığım konu; LGTB’lilerdi. İlk duyduğumda anlamadım tabii ki. Çünkü bu yaştaki çocukların böyle bir konudan bahsedecekleri aklıma gelmezdi. Biri diyor ki “Yahu ben nasıl anlayacağım lezzo olduğumu?” Lezbiyen demek istiyor. Tanrım dedim. Daha bedenlerinin yeni şekil almaya başladığı, hormonlarının karmakarışık olduğu, kişiliklerinin bile gelişmediği bu çocuklar neler konuşuyorlardı böyle!

Bir diğeri konuşmaya katıldı “Korkumdan beni de öyle zannedecekler diye en sevdiğim renkli baskılı tisortlerimi okulda giyemiyorum” Renkli tişört ne alaka derken son yıllarda moda olan LGTB’ lilerin bayrağı geldi aklıma. Şaşılacak şey bu yaşta fizikleri gelişmeyen bu kız çocuklarının omuzlarına, namus baskısı yetmezmiş gibi, bir de “lezbiyen” lik kavramı çökmüş. Daha bu yaşta cinsel kimliklerini bulmaya çalışıyorlar…

Kimsenin cinsel kimliği kimseyi ilgilendirmez. Özel hayata, tercihlere girer. Bu tarz konuların toplumda, televizyonlarda, internet ve sosyal medyada gözümüze sokmak gelecek neslin kafasını karıştırıyor. Bu kadar dillendirmek onların daha gelişmeye başlamamış bedenlerinde soru işaretlerine sebep oluyor.

Beyin gelişimlerinin en verimli olduğu yaşlarda daha güzel konulara yöneltmek sonraki yaşamlarında kolaylık sağlayacaktır diye düşünüyorum.

Her şey yaşında güzel! Yaşıtlarından fiziksel ve ruhsal olarak önde olması ya da geride kalması çocukların, gelecek yaşlarında toplumsal olarak zorlanmasını doğuracaktır.

Ama küresel güçlerin bütün bunları pek umursadığını sanmıyorum. LGTB’lileri bırakın, cinsiyetsizliği yeni nesillere aşılamak ister gibi bir durum yaratıyorlar. Kız mı erkek mi olduğu ayırt edilemeyen bir toplum yetiştiriliyor…

Popüler müzik gurupları, yeni tarz kıyafetler empoze ediliyor çocuklarımıza…

Küresel güçlerin kültürleri ve toplumları yozlaştırma çabası gayet başarılı gidiyor. Genç nesilleri cinsel dürtüleriyle, ahlak ve kültürlerini bozacağını, böylelikle de toplumu parçalayacaklarını çok iyi biliyorlar. Kız çocuklarının Barbie bebeklerle başlayan genç yaşlardaki estetik kaygısı, erkek çocuklarının para ve güç iktidarına kadar yozlaşma uzuyor. Amaca ulaşmak için her şeyin mübah olduğu zamanlardayız!

Ben toplum olarak çocuklarımıza sunulan her şeyin kontrolünü yapmak ve çocuklarımızın anne veya babaya açılmasını sağlayarak ve kafalarındaki soru işaretlerine cevap bulmak zorunda olduğumuzu düşünüyorum. Yargılamadan, kısıtlamadan, özgür seçimlerine yardımcı olmak ileride kendilerini tanımalarını sağlayacaktır. Çünkü toplumun geleceği çocukların geleceğine göre belirlenir…

Çocuklarımızın ellerine kontrolsüzce verilen tablet ve cep telefonları onları sanki birileri hipnotize eder gibi etkiliyor şu zamanda. Uyanık olmalı onları koruyarak bilinçlerini ve farkındalıklarını yükseltmeliyiz diye düşünüyorum.

Bir de çocuk istismarına verilmeyen cezalar var ki, bir türlü anlam veremiyorum!

Geç olmadan gelecek nesillerimize sahip çıkmalı, harekete geçmeliyiz…

Hepinize bayramlarımızın amacına ulaştığı sevgi dolu hoş görülü bayramlar dilerim…

“Memleketimizi ve toplumumuzu gerçek hedefe, mutluluğa eriştirmek için iki orduya ihtiyaç vardır; biri vatanın hayatını kurtaran asker ordusu, diğeri milletin geleceğini yoğuran kültür ordusu…” Mustafa Kemal Atatürk