CHP’nin yanlış tercihleri…

Yayın Tarihi 11 Şubat 2021

(Ne kadar tuhaf olduğuna geçen yazımda değinmiştim) CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun, sokağa çıkma yasağı olduğu bir günde, İzmir’de yapılan açılış sırasında kendi partisinin belediyecilik uygulamalarını övmeye çalışırken yaptığı açıklama siyasetin gündeminde kendine yer buldu…

Kemal Kılıçdaroğlu'nun "Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin ödediği faizin yarısı kadar faizle İzmir Büyükşehir Belediyesi borçlanabiliyor" sözleri önce Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yalanlandı, ardından da Kılıçdaroğlu, MHP lideri Devlet Bahçeli ve AK Parti Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından adeta “topa tutuldu”!

Gerek işin devlet tarafındaki muhatabı Hazine ve Maliye Bakanlığı, gerekse liderler, "CHP Genel Başkanı'nın, Hazine'nin tahvil ihracı ile uluslararası finansman kuruluşlarından proje kredisi sağlanması arasındaki ayrımı bilmediği” görüşünde.

Yani, İzmir’de birileri Kemal Kılıçdaroğlu’nu “literatüre uygun söylersek” aldatıyor, “genellikle halkın tercih ettiği sözcükle söylersek” kandırıyor, “biraz sokak jargonu kullanırsak”  “dolmuşa bindiriyor”!

İzmir’deki bu “yanlış bilgilendirme” Kılıçdaroğlu için aleyhte bir silah olarak kulanılmaya devam etti ve iktidar partilerinin son grup toplantılarında da “başkalarının yediği bir yemeğin ağır bir faturası” olarak Kılıçdaroğlu’na ödettirilmek üzere CHP liderinin önüne kondu.

Devlet Bahçeli “İzmir Büyükşehir Belediyesi devlet içinde devlet değildir. Devlet tektir. Bu devlet Türkiye Cumhuriyeti'dir. Belediye dış finansman kullanacaksa bunun izin mercii Hazine ve Maliye Bakanlığı'dır. İzmir'de özerk bir yönetim kuruldu da bizim haberimiz mi olmadı? CHP'li belediye başkanları belediye işlerinden başka her şeye burunlarını sokmaktadır” derken, özellikle Reis Erdoğan’ın İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne ve Kılıçdaroğlu’na yüklenirken (Aziz Başkan’ın doğru yolu bildiğine vurgu yaparak) kullandığı “bu işleri Kocaoğlu biliyordu, ona sorsunlar” ifadesi çok çarpıcıydı. 

Elbette CHP, yanlış tercihlerine devam ettiği sürece bu tür faturalar ile hep karşılaşacak…

Güya, belediyelerdeki yerel iktidarda yaptıkları, genel iktdarın provası olacaktı…


İzmir’deki son felaketlerde (şov yapmaktan fırsat bulamamış olmalılar!) zamanında önlem almadıkları açıkça ortaya çıkan bu tür belediye başkanlarıyla mı? (O kadar alışmışlar ki...) Felaketler sırasında bile çorba-morba dağıtarak şov yapmaya devam edenlerle mi?


Bu yanlış tercihler “Atatürk’ün Partisi”ni % 20’lere mahkum edip iktidarın çok uzağında bıraktı…


FETÖ’den tutuklanan başkanlar…

Yolsuzluktan hapse atılan başkanlar…

Bunlar hep, Genel Başkan ile Büyükşehir Belediye Başkanı’nın “fikir birliği” ile aday gösterilen adamlardı!

 

Kılıçdaroğlu’nun  İzmir’de kendi elleriyle onca CHP’li parti emekçisinin önüne koyup kontenjandan milletvekili seçtirdiği Mehmet Ali Çelebi çekti gitti!

Cumhurbaşkanı adayı yapılan adam, Muharrem İnce çekti gitti!


Daha ne diyeyim ben size!