CHP'nin handikapları

Yayın Tarihi 28 Ekim 2020

CHP'nin handikapları

Salgın ve ekonominin ülkemizde oluşturduğu yıkım, siyasi iktidarın çözüm üretmedeki tükenmişliği, alternatif olan millet ittifakının en güçlü partisi pozisyonundaki CHP'den beklentileri üst seviyelere çekmiştir. Öyle ki CHP'nin gelecek ilk seçimlerde millet ittifakı ile iktidara geleceğine kesin gözüyle bakılıyor. Bakılıyor bakılmasına da endişelerde ardı ardına diziliyor. CHP'nin handikapları sosyolojik olarak CHP'nin kendi içindeki yarışı halen ekipçilik zihniyeti ile Deniz Baykal döneminden bu yana bırakamadığı gözlemlenirken endişeler CHP'nin oy oranını artıramayacağı ile şekil alıyor. CHP'deki halkçılığın ön palana çıkarılmasının beklendiği fakat buna örgüt temsilcilerinin yeterli fedakarlıkta bulunamaması ile geride kaldığı gözlemleniyor. Kapı duvar ilçe teşkilatlarının partiye katkı koymaya üye olmaya çalışan vatandaşla diyalog kurmakta bile geride kaldığı söylenirse ki bu söylem özellikle Türkiye'nin en çok okunan gazetecisi İsmail Saymaz tarafından, Deniz Zeyrek tarafından dile getiriliyorsa bu konuda durup düşünmek gerekir. Neden diye…CHP'nin yıllardır içini kemiren en büyük sorun ekipler ve ekipçilikler oluşturmaya çalışma sistemidir. Her ne kadar Kemal Kılıçdaroğlu, Baykal döneminden kalan yapıların CHP'yi iktidara taşımadığını dile getirip zihniyet temizliği yaptıysa da halen CHP içinde yukarıdan aşağıya ekipçilik yapıları devam etiği kesin görülmektedir.

Örneğin İzmir'de Deniz Baykal döneminde, Eşref Erdemciler ve Önder Savcılar vardı. Sonra Eski Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlucular (Çoban Ateşçisi, Alattin Yüksel de bu ekibin siyasi beyniydi ara sıra kavgalı gibi görünselerde…) ekibi 10 yıl çok güçlü yer almıştı. Genelde büyükşehir belediye başkanları bir ekibin başı pozisyonunda kerhen de olsa olurlar. Çünkü büyükşehir belediyesi başkanısın mutlaka ekibin ve söz hakkın olmalıdır. Deniz Baykal döneminden CHP kalmış en kötü mirastır ya ekipçilik illaki yapacaksın. (ekipçilik yapmasa da söz hakkı her zaman olur ki)

Ya liboş, kapitalist anlayışla ya da sosyal demokrat halkçı omurgalı liyakatli siyaset anlayışını ahlak edinmek gerek. Hem sosyal demokrat devrimci olacaksın hem de liberal ve kapitalist… olamazsın. Olman mümkün değil. Çünkü doğanın kanununa bu durum aykırıdır. İnsanlığa da siyasete de…!

Geçmişten günümüze bakarsak İzmir'de üç hatta dört hatta beş ekibin oluşturdukları CHP örgütü oluşmuştur. Her ne kadar ekipçiliği çok iyi bilmese de eski il başkanı ve PM üyesi Rıfat Nalbantoğlu'nun siyasi ekip başı olduğu Tunç Soyer ekibi başı çekiyor. Bu ekip toplama ekip olması vesilesi ile sık sık deneme yanılma ile ekipten gir çıklar olacaktır. Sonrasında eski genel başkan yardımcısı İzmir Milletvekili Tuncay Özkan ekibi yer alıyor bu ekip biraz daha organizedir. Siyaseti iyi bilir durumdadırlar ama bazen çok fazla siyasetten anlıyor oldukları duygusu sükutu hayale uğratır kendilerini. Bu ekibi Konak belediye başkanı Abdül Batur ve tam profesyonel ekibi takip ediyor. Eskiden milletvekilleri, belediye başkanlarının belirlenmesinde rol oynardı, Abdül Batur bu konuda geleneği bozanlardan biri olarak öne çıkıyor. Büyükşehir Belediye başkanı olmadan, milletvekili belirlemede öne çıkıyor. Ve ilk defa sayılacak, metropol ilçeleri hem Narlıdere 4 dönem ve Konak'ta belediye başkanlığı yapan ilk tek kişi olarak ta tarihe adını yazdırıyor. Açık söylemek gerekirse Abdül Batur siyasetteki kıvrak zekası ve bilgisi iş bilirliği ile ismini, siyasi bilimcilerin bile aklını bilgisini alt üst edecek kadar değerli yere koydurtmaktadır. Her dönem kendine iyi yer bulan ve yer edinen ekibini ayakta tutan bir siyasi olarak adını tarihe kazıyacaklar arasında ilk sırada yer alacaktır. Ankara yeni mahalle belediye başkanı Fethi Yaşar bile, Abdül Batur'un eline su dökemez. Diğer bir ekipte gizliden gizliye Tuncelili alevi yapılanması oluşturmuş başını eski Tunceli milletvekili ve şimdiki Elazığ milletvekili ve PM ye liste delerek giren Gürsel Erol'un çektiği Narlıdere İlçe Belediye Başkanı Ali Engin’in yer aldığı ekip var. Devamı gelecek yazımızda.