CHP’nin Akademik Zirve’sinden çıkan sonuçlar?

Yayın Tarihi 24 Aralık 2014

Cumhuriyet Halk Partisi’nin son dönemde yaptığı en önemli çalışma İzmir’de bir Akademik Zirve düzenlemesi oldu. 2015 genel seçimleri öncesi böyle bir çalışmanın yapılması CHP’nin bilimsel yolda olduğunu gösteriyor.

CHP, 30 Mart yerel seçimleri öncesinde de benzer bir çalışma yapmıştı. Ankara’da yapılan çalışmayı bir Fransız Danışmanlık şirketi sunumları ile düzenlemişti. Başta İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu olmak üzere ilçe belediye başkanları, diğer illerden CHP’li belediye başkanları da bu seminerlere katılmıştı. Benim de Ankara’ya giderek izlediğim ve yazdığım bu çalışmada zaten belediye başkanlarının bildiği mevzuata yönelik açıklamalar yanında başkanların halkla teması konusu da işlenmişti. Bir gazeteci arkadaşım toplantıyı “Fransız öpücüğü” diye haberleştirmişti. Doğrusu bana göre de CHP’nin Fransızlardan öğreneceği bir şey yoktu.

* * *

Ama bu sefer İzmir’de düzenlenen Akademik Zirve’de sunum yapanlar Türk üniversitelerinden bilim insanlarıydı. Listede Prof. Kamil Okyay Sındır adını görünce ‘başarılı bir yerel yönetimden gelen bir bilim insanının genel seçim için de diyecekleri olmalıydı ve bunu CHP ile paylaşması kadar güzel bir şey olamazdı’ diye düşündüm. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da listede 27’nci katılan kişi olarak bulunduğu Akademik Zirve’yi tutmamın asıl nedeni zirvenin ana teması, konusu oldu. İşte CHP İzmir Çalıştayı'nın ana başlık konuları, temaları:

“Toplumsal algı kaymaları ve nedenleri, algı yönetimi ve iletişim sorunları, yerel yönetimlerin politika ve uygulamalarının güncel değerlendirmesi, sorunlar ve çözüm önerileri, sosyal projeler, yerel kalkınma modelleri.”

Görüldüğü gibi CHP’nin son 12 yıldır çelişkisi; bir yanda demokrasi mücadelesi ve demokrasinin gereklerini yerine getirme çabası, bir yanda CHP’nin çok partili sistem öncesi durumunun kullanılarak oluşturulmaya çalışılan toplumsal algısı. İşte CHP sonunda bu çok önemli konuyu görmezden gelmeyi bir yana bırakarak, bilimsel olarak ele almaya başladı. Bu çalıştayın faydalarını önümüzdeki günlerde göreceğiz.

* * *

CHP toplumsal algı ve iletişim konusunda bilimsel çalışmaya başlamadan önce zaten bunu tabanı hissetmiş, görmüş ve yaşamıştı. Bursa’da CHP tabanında bir sivil toplumcu gibi çalışan ve benim sadık okurlarımdan Tülay Sayın, İzmir’deki Çalıştay’dan önce bir elektronik posta -ileti- göndermişti. Çok ilginç aşağıda paylaşacağım bu iletideki konular algı ve iletişim ile ilgiliydi.

Tülay Sayın, Bursa’da ilk yardım eğitmenliği kursu alırken yaşadıklarını siyasete de uyarlıyor. İlk yardımda, diyelim bir trafik kazasında araçta yaralı bir var. Televizyon haberlerinde hemen her akşam görüyoruz, bilen bilmeyen herkes yardıma koşuyor ve belki de hafif sıyrıklarla kurtarılacak kişi yaka paça araçtan sıkıştığı yerden çıkarılmaya çalışılınca sakat kalabiliyor. Haberi izleyen “böyle kurtarma olmaz olsun” diyor.

İlk yardım kursunda eğitmen bir kursiyere deneysel uygulama yaptırıyor. Kursiyer hemen yaralıya müdahaleye başlıyor ve yaralı itiraz ediyor. Kursiyer şaşırıyor. Zor durumda olan biri neden yardıma itiraz ediyordu?

Eğitmen şu yanıtı verdi: "Kendinizi yaralıya tanıttınız mı? Ona dokunmak için izin istediniz mi? Size önce güvenmesi, kim olduğunuzu bilmesi gerekir yoksa kesinlikle bedenlerine dokundurmazlar."

Uygulama şöyle: “Ben Tülay Sayın, ilk yardım eğitmeniyim, şimdi size doktorlar gelene kadar ilk yardım yapacağım. Merak etmeyin, sağlığınıza kavuşacaksınız. Şimdi izin verirsen araca sıkışık bedenini senin de yardımınla dikkatli bir şekilde çıkarmaya çalışacağım.”

Okurken komik geliyor, değil mi? Ama sıkışık ve yardıma ihtiyacı olan birine böyle yaklaşırsanız sizin ona dokunmanıza izin verir ve size güvendiğinde bir daha asla sizin elinizi bırakmaz. Bunu yapmadığınızda neden sizin ona dokunmanıza izin versin, siz kimsiniz ki ona dokunuyorsunuz, ya kurtaracağım diye daha fazla zarar verirseniz, neden onunla iletişime geçiyorsunuz?

* * *

Bir araçta sıkışmış kişiyi bir toplum olarak düşünün ve bu sıkışıklıktan nasıl kurtulunacağını, birlikte neler yapılabileceğini, hem tabanda Tülay Sayın gibi babadan, dededen CHP’lilerle hem de bilim insanları ile elele çalışın.

CHP İzmir’de kim aday olacak, ön seçim olacak mı olmayacak mı, sorularından çok Akademik Zirve’nin sonuçları ile ilgilenmeli. CHP yerli Akademik Zirve ile doğru yola girdi. Umarım devamı gelir ve toplumsal sıkışıklığımız artık sona erer.