CHP nasıl çökertiliyor?

Yayın Tarihi 21 Ocak 2021

CHP nasıl çökertiliyor?

Geçtiğimiz günlerde iki CHP’li hanımefendi bir türlü görüşemedikleri İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer’e söylemek istediklerini bildirebilmek için son çare olarak, sabahın erken saatlerinde Başkan’ın “konut”u haline getirilen Şato’nun önüne gitmişler…

 

Sen misin Başkan’ın evinin önüne giden!

Hemen etrafları güvenlikçilerle sarılmış, orada (yani Allah’ın sokağında!) beklemenin yasak olduğu bildirilerek “apar topar oradan uzaklaştırılma operasyonu”na tabi tutulmuşlar; hanımefendilere özgü bütün zarafet ve nezaketleriyle dillerine geldiği kadarıyla “sadece birkaç kelime bir şey söyleyeceğiz” demeye çalışmışlar ama ne anlayan olmuş, ne de dinleyen…

 

“Burada görüşülmez, görüşme aşağıda, makamında yapılır” diye de sert sert tavsiyeler almışlar…

 

Hanımefendilerden biri, CHP örgütünde en dikkat çeken kadınlardan biri olan, kapanan Avrupa Alevi Düşünce Derneği, İzmir İl Başkanı, şimdilerde ise Atamızın İzinde Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Nesrin Avlunyalı… Diğeri de son dönemdeki sıkıntılar doğrultusunda işyerini kapatmak zorunda kalan yığınlar içinden sadece biri olan, çocukluğundan beri CHP’li olan, CHP üyesi Ebru Mutlubaş

Sosyal medyada Başkan Soyer’e en çok katkı yapan unsurlardan biri olan “Aşkla İzmir” Gençlik gruplarını oluşturan Nesrin Avlunyalı, bardağı taşıran son bir damla üzerine, komşusu olan CHP İzmir İl Başkanı Deniz Yücel, CHP İzmir İl Başkanlığı binasında saatlerce kendisini beklediğini bildiği halde, yan odadan kendisine WhatsApp ile “sekreterden randevu almanız lazım” diye mesaj atınca CHP’den istifa etmişti; Ebru Mutlubaş ise “Partime aşkım sonsuz, inancım tam, ama bu halktan kopuk yöneticilerle savaşmaya devam edeceğim için üyelikten asla ayrılmayacağım” diye ısrarla üyelikten istifa etmemek için direnenlerden biri.

 

Neyse…

Şato’nun önünden kendi ifadeleriyle “terörist muamelesi” görerek apar topar uzaklaştıtılan iki hanımefendi daha sonra, depremden sonra Başkanlık Makamı olarak kullanılmaya başlanan yere (deprem yüzünden zorunlu olarak gidilen yer, bazı gazetelerde kamuoyu aldatılarak Soyer’in mütevazı ofisi diye lanse edilmişti!) gitmişler ama orada da Başkan’ın seçilmeden önce önüne gelen herkese iş vaat ettiği yığınlardan sadece bir bölümü olan kalabalık bir toplulukla karşılaşmışlar.

Tam “Başkan ile görüşemeyenler” yığınına dahil olmuşken, biraz önce kendilerini Şato’nun önünden uzaklaştıran Güvenlik Amirini bir kez daha karşılarında bulmuşlar ve kendilerini hatırlatmışlar ama aldıkları yanıt gerçekten umut kırıcıymış; “Başkan çok yoğun, akşama kadar dışarı çıkmaz, burada akşama kadar bekleyin, belki sizi farkedip konuşabilir!”

 

E hani bu adamlar “halkın içinden gelen adamlar”dı? Hani bunlar “herkese iş-aş” vaat ediyordu? Böyle saklanmakla ne kadar idare edebilirler ki!

Bu adamları o koltuklara oturtan insanların çektikleri çileyi anlayabiliyor musunuz?

 

***

 

Bir zamanlar CHP için canını dişine takarak çalışan, yanılmıyorsam adı Muhammed Ali olan bir genç tanıyordum; cephede en ön saflarda mücadele eden bir er benzeri koşturduğu dönemin ardından, kendisine verilen sözler elbette tutulmamış, bakmak zorunda olduğu hasta annesiyle, çaresiz biçimde yine işsiz kalakalmıştı.

Bir gün, Binali Yıldırım’ın bakan olduğu günlerdeki bir İzmir ziyaretinde, Bakan geçerken, hasta annesine bakmak için çalışmak zorunda olduğunu bağırmış, sesini duyup yanına gelen ve her zamanki samimiyeti ile delikanlının yüzünü okşayan Yıldırım’a telefon numarasını vermeyi başarmıştı… Aynı günün gecesinde bir telefon geldiğini, telefonda sesini bir yerlerden hatırladığı bir adamın annesiyle görüşmek istediğini, sonra da o kişinin “anneciğim geçmiş olsun; ben Recep Tayyip Erdoğan; oğlumuz yarın işe başlayacak sen de yakında iyileşeceksin inşallah” dediğini hüngür hüngür ağlayarak anlatmış ve “Doğan abi ben artık CHP’li değilim” demişti!

 

***

 

Hayatının büyük bir bölümünü CHP’ye adadıktan sonra, halktan kopuk yöneticiler yüzünden partisinden adeta koparılan Nesrin Avlunyalı da önümüzdeki günler için AK Parti tarafından Başkent’e çağrılıyor

 

CHP’nin halktan korkan, milletten kopuk, kendisine oy veren yığınlara bile sırtını dönerek onların kalbini acımasızca kıran adamlar tarafından nasıl çökertildiğini görebiliyor musunuz?