CHP Grup toplantısından…

Yayın Tarihi 13 Kasım 2019

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin dünkü grup toplantısına önceki gün hayatını kaybeden Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ı anarak başladı.

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu partisinin dünkü grup toplantısına önceki gün hayatını kaybeden Prof. Dr. Mümtaz Soysal'ı anarak başladı.

 

Benim sevgili Mümtaz hocam, elbette Kemal Bey'e de hocalık yapmıştı.

 

CHP Genel Başkanı öğrencilik yıllarında Mümtaz hocanın Anayasa’ya Giriş kitabını okuduklarını söylerken içim cız etti; Mülkiye yıllarımda hocalığımı yapan, sonra da unutulmaz devlet adamlarımızdan biri olan Mümtaz Soysal’ın Cebeci’de açık kahverengi Renault 12 otomobiliyle okula girerken, eliyle bana “hadi derse!” diye işaret ettiğini görür gibi oldum!

 

Kılıçdaroğlu, unutulmaz akademisyenliğinin yanısıra ilerleyen yıllarda sosyal demokrat partilerde (SHP, CHP, DSP) siyaset yapan (herhalde malum antidemokratik yapıları çok önceden gördüğü için buralarda duramayıp BCP’yi (Bağımsız Cumhuriyet Partisi) kuran sevgili hocamın aziz hatırasına saygı göstererek başladığı bu grup toplantısında da iktidara yolsuzluk ve yoksulluk maddeleri üzerinden yüklenmeyi sürdürdü.

 

CHP liderinin en etkili vurgularından biri yine Sakarya’daki tank palet fabrikası ile ilgili oldu.

 

Asıl değeri 20 milyar dolar olan fabrikanın 25 yıllığına Ethem Sancak’ın BMC’sine ve Katar Ordusu’na verildiğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, bir kez daha 'İhaleyi ne zaman, nerede yaptınız?' diye sorarak, bu kiralama değil, satış değil; bunun adı; peşkeştir” diye konuştu.

 

Bu tür soruları sormaya devam edeceğinin altını çizen CHP lideri çok hassas bir konuya daha değinerek; “15 Temmuz şehit aileleri ve gaziler için para topladılar, o para nereye gitti? O vakfın adresi neresi? Ben bu soruları sormazsam benim bu kürsüde ne işim var? Ben bu soruları sormazsam CHP Genel Başkanlığı'nda benim ne işim var? dedi.

 

Grup toplantısının başında “Mümtaz Soysal” denince okul yıllarımı hatırladığım gibi, burada da (yani para toplama hususunda da) yine şahsi bir şey aklıma geldi…

 

Son dönemde çok gündemde olan bir devlet bankasından istemeye istemeye almak zorunda kaldığım bir kredi kartı için -sözleşmede olmamasına rağmen- birkaç ay sonra Yıllık Kart Bedeli almaya kalkışılınca, kartımı iptal ettirdim! Ama banka, sıkı durun, gülmeyin, kart bedeli ödememek için iptal ettirdiğim kartımın hesabını kapatabilmem için beni kart bedelini ödemeye zorluyor!

 

Vatandaş olmak ne zor değil mi