"Cenevre'de oyun bozuldu"

Yayın Tarihi 06 Mayıs 2021

 

KKTC'de bir haftalık süreçte yaşanan gelişmelerin ve bize ulaşan haberlerin özeti şöyle; 

Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, yeni inşa edilmekte olan havaalanına Hükümetin de onayıyla Dr. Fazıl Küçük’ün isminin verilmesinin değerlendirilebileceğini kaydetti. Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, Dr. Fazıl Küçük Vakfı Mütevelli Heyeti Başkanı Mehmet Küçük ve beraberindekileri kabul ederek görüştü. Kabuldeki konuşmasında, Cenevre’de yapılan 5+BM formatındaki gayri resmi görüşmede Türk tarafının tarihi bir adım attığını kaydeden Cumhurbaşkanı Tatar, federasyon tezinin Kıbrıslı Türkler açısından barındırdığı tehlikelerin altını çizdi. AB içerisinde tek egemenliği bulunan bir federal yapının, Kıbrıs Türklerinin Rum tarafının hâkimiyeti altına girmesi anlamı taşıdığını ifade eden Cumhurbaşkanı Tatar, “Rum tarafının anladığı bizim anladığımız tarzda bir federasyon değildir. Cenevre’de oyun bozulmuştur” dedi.

 

Rum liderin, Kıbrıslı Türkleri “Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı” olarak tanımladığı konuşmayı da eleştiren Cumhurbaşkanı Tatar, Anastasiadis’in bu söyleminde sinsi bir mesaj bulunduğunu ve bu söylemin yakışıksız olduğunu vurguladı.

 

Anastasiadis’in 1 Nisan’da yaptığı ve “Kıbrıs’ın bir Helen adası, EOKA’nın Kıbrıs’ın bağımsızlığının kahramanları” olduğunu öne sürdüğü açıklamaya da değinerek “Bu zihniyetle nasıl bir anlaşma yapılacak?” diye soran Tatar, yan yana yaşayan, iki egemen devletin iş birliğini öngören çözümün önemine değindi.

 

Kıbrıslı Türklerin liderlerinden Dr. Fazıl Küçük’ün bu günlere gelinmesinde oynadığı önemli rolün, toplumsal dayanışma ve milli şuura yaptığı katkıların önemine dikkat çeken Cumhurbaşkanı Tatar, Dr. Fazıl Küçük Vakfı’nın yapmış olduğu faaliyetleri yakinen takip ettiğini söyledi.

 

Yeni inşa edilmekte olan havaalanına Dr. Fazıl Küçük’ün isminin verilmesiyle ilgili Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türkiye Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’yla istişarelerde bulunduğunu ve bu durumun Türkiye Cumhuriyeti yetkililerinde de memnuniyet yarattığını belirten Tatar, Şehit Pilot Yüzbaşı Ercan’ın isminin de Geçitkale Havalimanı’na verilmesinin düşünüldüğünü kaydetti.

Hükümetin onayıyla yeni inşa edilmekte olan havaalanına Dr. Fazıl Küçük’ün isminin verilmesinin değerlendirilebileceğini ifade eden Tatar, KKTC’nin dünyaya açılan penceresine Dr. Fazıl Küçük’ün isminin verilmesinin, Kıbrıslı Türklerin özgürlük mücadelesiyle ilgili olarak dünyaya güçlü bir mesaj olacağını ifade etti. Dr. Küçük’ün yaktığı meşale ile bugün Kıbrıslı Türklerin egemen bir devlet sahibi olduğunu kaydeden Tatar, iki egemen devletin iş birliğini öngören çözümle bölgede önemli başarılara imza atılabileceğine dikkat çekti.

 

TC Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar bir etkinlikte yaptığı konuşmada, Kıbrıs'ta denenmiş ve başarısız olduğu görülmüş çözüm önerilerinin tekrar görüşülmesinden hiçbir sonuç alınamayacağının açık olduğunu vurguladı.  Akar, Kıbrıs'ta iki devletli yapının artık tek çözüm olduğunu belirtti.

 

Kıbrıs'ta egemen ve bağımsız bir Türk devleti vurgusu yapan Akar, "Biz barış, huzur, diyalog, iyi komşuluk ilişkileri diyoruz. Buna karşılık maalesef Yunanistan tarafında devamlı tahrik, kriz çıkartma, saygısızlık ve tehdit dili var" görüşünü paylaştı.

 

Başbakan Ersan Saner, BRT’de yayınlanan 45+ programına telefonla katılarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı. Saner, Kıbrıs meselesindeki esas problemin Kıbrıslı Rumların adada Kıbrıslı Türklerle hiçbir şeyi paylaşmak istememesinden kaynaklandığını söyledi.

Saner, “Rumlar Yunanistan’la birlikte Megali İdea’yı gerçekleştirmek adına da Birleşmiş Milletler’i kullanarak mevcut statükoyu devam ettirmeyi ve bu sayede de tanınmış bir Kıbrıs Cumhuriyeti olarak da yollarına devam etmeyi arzuluyorlar” diye konuştu.

Başbakan Saner, Rum tarafı, anlaşmalardan kaçmak için sanki Kıbrıs Türk tarafı ilk kez böyle bir şey ortaya koymuş gibi senaryo çiziyor” ifadelerini de kullandı.

 

Saner, Rum lider Nikos Anastasiadis’in Paskalya nedeniyle yayımladığı mesajdaki ifadelerine de tepki gösterdi ve “Bizler 1571’de Osmanlı adayı aldığı zaman, buraya gelip burada yaşayan Kıbrıs Türk halkıyız. Bizim egemenliğimizi konuşmak, sorgulamak Anastasiadis’in haddine düşmedi. Anastasidis'in sözleri bardağı taşıran son damla oldu” dedi.