Cehaletin turnusolü: Corona

Yayın Tarihi 18 Mart 2020

“Çin’deki coronavirus ölümlerinde bana göre gerçek sayı 5 bini geçmiştir” diyorum; (sanki “iyi oldu; cezalarını buldular” der gibi) “onlar da yılan-yarasa ne varsa yiyor be abicim...” diyor.

Çin’deki coronavirus ölümlerinde bana göre gerçek sayı 5 bini geçmiştir” diyorum; (sanki “iyi oldu; cezalarını buldular” der gibi) “onlar da yılan-yarasa ne varsa yiyor be abicim...” diyor.

İtalya’da bir günde 368 kişi öldü!” diyorum; (alçakça ve salakça bir ırkçılıkla) “onlar çok pis millet” diyor.

Kabe bile dezenfeksiyon için ziyarete kapatıldı” diyorum, (adam sanki Din İşleri Yüksek Kurulu Başkanıymış da görüş bildiriyormuş edasıyla) “kimse Kabe’ye alkolle yaklaşamaz” diyor.

Diyanet -bir süre- cemaat ile namaz kılınmayacağına hükmetti” diyorum; (inat denen şeyin ölümden daha önemli olduğunu kanıtlar gibi) camiler açık ben yine gider kılarım!” diyor.

Maske takanlarla alay edenleri mi istersiniz, tükürüklerini saçarak herkesin yüzüne yüzüne aksırıp tiksirenleri mi…

Sosyal izolasyonu savunup evden çıkmak istemeyenlere “Amma da korkaksınız ha!” diyenleri mi istersiniz, ölüm haberlerini endişe ile izleyenlere “bunların hepsi hikaye!” diyenleri mi!

Sosyal medya tarafı da tam bir zavallılık!

Bana bak Corona, sen Türkleri tanımazsın; biz uçağa kafar atar, arabaya çelme takarız!” diyenler de var; “Corona, corona! Bak ben sana bir bulaşırım; nerden geldiğini anlayamazsın!” diyenler de!

Anlaşıldı.

Bu toplumun büyük bir bölümü (Allah göstermesin!) bir yakını ölmeden durumun ciddiyetini anlamaktan aciz.

Hadi bunlar “sokaktaki vatandaş”

Belediye Başkanlarına ne demeli?

Sınırlarımızın “birkaç karış” ötesinde insanlar nefes alamayıp boğularak ölmeye başladığında, Papalık’ın ayinleri bile asırlar sonra iptal edilip, okullar tatil edilirken, maçlar süresiz ertelenip, Avrupa parlamentoları sokağa çıkma yasağını tartışırlarken İzmir’in Büyükşehir Belediye Başkanı, Tarihi Havagazı Fabrikası’nda kokteyldeydi.

Coronavirus toplum olarak nerede olduğumuzu nasıl gösterdi ama!

Ayna gibi!

İnşallah, (esirgeyen ve bağışlayan) Allah, her zamanki merhametiyle davranır…