Canım acıyor Yüreğim sızlıyor!

Yayın Tarihi 02 Şubat 2018

Canım acıyor Yüreğim sızlıyor!
1923 ruhu ile vatandaşın Cumhuriyet değerlerini kanıksadığı sorumlu vatan,millet, toprak, namus,
şeref, haysiyet, onur’u ile ayağa kalktığı mücadele ederek vatan topraklarından düşmanı def ettiği
kurtuluşundan kuruluşuna kadar ciddi bedelleri kanları ile ödedikleri süreçten 2018 yılına geldik. Bu
süreçte ne hainler ne bezirganlar ne ajanlar gördük memleketini vatanını satanlar duyduk gördük!
Hiçbir ülkede olmadığı kadar bedel ödeyen bir millete sahibiz. Türk’ü, Kürdü, Laz’ı, Çerkez’i, Pomak’ı,
Arnavut’u, vs vs hep birlikte vatan denince gerisi teferruattır diyerek milli mücadele etmişlerin
torunlarıyız. Ama fakat biz torunu olduğumuz büyüklerimize layık olabildik mi? Kendimizi bu konuda
hiç sorguladık öz eleştiri yaptık mı?
Yüz yıllardır Arap yarımadasından çekileni herkes bilir. Din iman Allah Peygamber aşkına din
kardeşimiz diyerek sahip çıktığımız Arap yarım adasından aynı sahiplenme duygusu ve icraatları ile
karşılaşmadık. İngiliz Lawrence’ in Araplarla birlikte, bölgeye ,Araplara ve Arap yarım adasında neler
yaptığını tarihçiler çok iyi bilir. Siyonizm’in kıskacında Türkiye yıllardır neler çekti. Ülkücü milliyetçi
başbuğ Alpaslan Türkeş in, Şu anki MHP genel başkanı Devlet Bahçeli için söylediklerini hatırlıyor
musunuz? MHP’nin AKP ye kol kanat germesinin altında yatan gerçekler gün yüzüne ne zaman
çıkacak. Bütün milliyetçiler çok iyi bilir ki vatan savunması namus şeref haysiyet savunmasıdır.
Memlekette vatandaş inisiyatifi ayaklar altında dikte ile seçimlerin sonuçları belirlenirken, din ve dil
arasına sıkışmış bir ülke olmamalıydık. Çağdaş bir ülke olamayışımız kardeşlik kültürümüzün altına
dinamit koyanların bize diktesi olduğunu fark edemedik. Benim canım yanmasında kimin ki yansın! Bu
kadar kutuplaşmış hiçbir eleştirinin yapılamadığı eleştiriyi yapmaya kalktığında az kalsın vatan haini
ilan edildiğin bir sürece nasıl geldik getirildik. Sorgulama kültürü yok edildi. Tek adam söyleminin
önemsendiği sorgulanmadığı sürecin çağdaş bir ülkeye yakışmayacağını nasıl göremiyoruz. Nasıl
canım acımasın. Sürekli şehit haberlerini duymaktan kendi toprağımızdaki şehitlerimiz için ağlarken,
şimdi de başka ülke topraklarından şehitlerimiz gelince nasıl yüreğim sızlamasın.Ülke savaşa girmiş
ciddi bir sınır ötesi terör örgütleri ile mücadele ederken ÖSO denilen nereden geldiği toparlandığı
belirsizliğini koruyan bir örgütün de Silahlı kuvvetlerimizle birlikte hareket ediyor gösterilmesi,
Şehitlerimizi görünce yüreğimi sızlatıyor. İnşallah daha fazla şehitlerimiz olmadan 15 Temmuz 2018
da düşünülen erken genel seçimlere odaklı bir iç siyaset malzemesi olmadan bu savaş hali ve terör
sorunu bir an önce başarıyla sonuçlanır diye temenni ediyorum.
Bu arada ana muhalefet partisi CHP kurultaya gidiyor. CHP kendini evrensel sol sosyal demokrat
çizgiden ayırmadığı sürece, ülkenin geleceğinin tek başına iktidara gelme şansını CHP yakalayabilir.Bu
vesile CHP de siyaset yapan kişilere çok iş düşmektedir. CHP lilerin en büyük yapması gereken
birbirilerini önce sevmeyi denemeleridir. Koltuk aşkı ile değil, vatan aşkı ile hizmet aşklarını bir araya
getirerek ben değil biz demeyi bilmeyi becermeleri iktidar yolunu açacaktır.Aksi halde benim adamım
senin adamın kayırmacılığı ile ben merkeziyetçi yaklaşımlarla ve ötekileştirme ile bir yere varılmaz.
Yeterliliği olmayan biat kültürünü özümsemişlerle bir yere varmak mümkün değildir. Kurultay da
Kemal Kılıçdaroğlu’nun tekrardan genel başkan seçileceğine kesin gözü ile bakılırken. Kemal
Kılıçdaroğlu’nun tabiri ile liyakat esası ile toplumsal karşılığı ile CHP de görevler şekillenmelidir. Birinin
oğlu, birinin yeğeni, birinin kardeşi, birinin adamı vs vs, gibilerin bir yere atanması, getirilmesi
getirtilmesi yaklaşımları, başarı değil, başarısızlığı ortaya çıkarır. Bu konuda dikkat edileceği düşüncesi
ile Türkiye’nin, CHP ye, kurtuluş savaşından beri hiç olmadığı kadar, çok ihtiyacının olduğu bilinci ile
davranılacağını umuyorum. Sorumluluk artık çook daha yüksek düzeyde olmalı! CHP liler artık biz
demek zorundadır. Çünkü Canımızın acımasından, yüreğimizin sızlamasından yorulduk artık.!