Büyükşehir çete davasında hukuk mücadelesi!

Yayın Tarihi 27 Ekim 2016

İBB yönetim şemasını çizip, kumpasla çete yaratmaya çalışma sevdası cezaevinde bitenler şimdi ne yaptıklarını düşünüp pişman oluyorlar mı bilmiyorum ama önceki gün yapılan ve kamuoyunun yakından takip ettiği duruşmada hukuk mücadelesi yeni bir safhaya girdi.

Duruşmadan önce İBB Başkanı Sayın Aziz Kocaoğlu, avukatı insan hakları savunucusu Ercan Demir ile birlikte düzenlediği basın toplantısı ile dikkatleri bir kez daha dava sürecine çekti. Aslında İstanbul ve Ankara’da kapanan kumpas davalarının beraat ile sonuçlanmalarından sonra sanki kamuoyu İBB çete davasının da kapandığını sanıyordu. Bu durum da ilgisizliğe neden oluyordu. Oysa mağdur belediye bürokratları ve toplam 129 kişi hala sanık sıfatı ile yargılanıyordu. Bir insanın sanık olmama hakkı vardı. Hala Demokles’in kılıcı gibi boyunlarında davanın asılı durmasının hukuki hiçbir dayanağı yoktu.

Aziz Kocaoğlu da basın toplantısı düzenleme gerekçesini kamuoyunun davanın bittiğini zannetmesi olduğu şeklinde açıkladı. Büyükşehire iki kez düzenlenen operasyonla kamuoyu aleyhe oluşturulmaya çalışılmıştı. 2010 yılında başlayan soruşturma süreci yargılama ile altıncı yılını bitirirken hala beraat kararı çıkmaması gerekçeleri ne olursa olsun haksız yargılananlar açısından beklentiye yol açıyordu.

Nitekim bu duruşmada da beklenti çok yüksekti. Hatta Aziz Kocaoğlu’nun mahkeme süreci ile ilgili basın toplantısını “Beraat gönlümüze su serpecektir” diye manşetine taşıyan Yenigün Gazetesini Salı günkü TBMM grup toplantısında okuyan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Haydar Koçak’a yaptığı açıklamada “Adalete güvenimiz tam. Adalet Aziz Bey'in haklılığını anlayacaktır” diyordu.

Avukat Ercan Demir mahkemede yaptığı savunmada dava sürecinin nasıl kumpas olduğunu belgeleriyle sundu ve Ceza Hukukuna göre derhal beraat kararı verilmesini talep etti.

Av. Demir özetle şöyle dedi:

“En başından itibaren delillerin toplanması ve soruşturma sürecinin hukuka aykırı bir şekilde olduğunu söylemek durumundayım. İlk celseden bir örnek vermek istiyorum. Bu davanın soruşturması 2010 yılında başlatılmış… Bu savcının yürüttüğü soruşturma işlemleri hukuka aykırıdır. Bunları 15 Temmuz öncesi şimdiki gibi söylesek başımız belaya girerdi. Bunlar bir organizasyonla oluşturulmuş deliller. Bununla ilgili soruşturma hukuka uygun değildir…Bunlar 15 Temmuz öncesinde bizim dosyamızda tartışılabilir şeyler iken şimdi ortaya çıkan durum bu yapının üyesi olan kamu görevlilerinin esasen göre tanımlarına yer alan kanun hukuk kaynaklı işlemler yapmadıkları ortaya çıkmıştır. İmam ya da abileri kimse onların verdiği talimatla hareket ettikleri olgu olarak ortaya çıkmıştır. Bu soruşturmayı yürütmekte olan kolluk görevlileri bu terör örgütünün üyesi olduklarından tutuklanmıştır. Savcılar da tutuklanmıştır. Soruşturma aşamasında tedbir kararı veren hâkimler tutuklanmış meslekten ihraç edilmişlerdir. Olgu olarak bu durum ortaya çıktığına göre bu insanların bir yapının talimatları doğrultusunda hareket ettikleri ortaya çıktığına göre bu dosyanın oluşturulma sürecindeki tüm işlemler hukuku kaynak alarak, hukukun gereğiyle davranmak değil karanlık merkezin talimatıyla hareket ettikleri sonucuna vardık. Delillerin değerlendirilmesi dahi uygun değildir. Dava dosyasının deliller itibariyle tanınmamasını ve reddedilmesi gerektiğini söylüyoruz. Derhal beraat kararı verilmesini talep ediyoruz”

Mahkeme Şubat 2017’ye gün verirken aynı soğukkanlı, kararlı ve hukuki duruşunu koruyan Aziz Kocaoğlu adliyeden ayrılırken “27 Şubat’ta daha büyük bir kalabalıkla beraat eder ve işimize bakarız” diyordu.