Büyüklere masallar

Yayın Tarihi 04 Mayıs 2021

Yenigün’de yazarlık yaptığım 15 yıl içinde bazı yazılarımı yıllar sonra tekrarlamışım…

Ama elbette, çok az sayıda bazılarını.

Neden; çünkü tekrarlanmaya değerler; yeni insanlara ulaşmayı hak ediyorlar da ondan…

Bu da onlardan biri işte…

 

 

 Aisopos…

-Bunu hiçbirimiz bilmiyoruz ama- aslında okunuşu Esopos

Ama biz yabancı dilleri okuma konusunda “özel yeteneksiz” olan Fransızlar’ı izleyip, onlar gibi Ezop demişiz…

Oysa o bir Frigyalı… Yani kadim Anadolu uygarlıklarından birine mensup… Hatta Amorium (Afyon Emirdağ yakınları) doğumlu olduğu söyleniyor…

 

Bakın yüzyıllar önce neler anlatmış…

 

*****

Zeusun buyruğu üzerine Prometheus insanları da, hayvanları da yaratmış. Zeus bakmış ki hayvanlar insanlardan çok; Prometheus’u çağırmış: “Olmadı, şunlardan bir kısmını insan yapıver!” demiş.

***

Adamın biri eşeğine bir tanrı heykeli yüklemiş, pazara götürüyormuş. Yolda heykeli görenler saygılarından yerlere kapanmışlar. Eşek, kendine tapıyorlar sanmış, bir kibir, bir çalım, ”Ben artık yürümem” diye direnmiş. Sahibi işi anlamış, sopasını hayvanını sırtına indirmiş, “Her şey bitti de, insanların eşeklere tapması mı kaldı?” demiş.

***

Tilki yolda bir maske bulmuş; evirmiş, çevirmiş, “güzel kafa doğrusu, ama işte beyni yok” demiş.

***

Lambanın biri yağı içmiş içmiş, sarhoş olmuş. Pırıl pırıl yandığı için kendini güneşten de üstün görmeye başlamış. Tam o sırada yel esip de söndürüvermez mi? Bir insan gelmiş yeniden yakmış: “Lamba” demiş, “ışığını ver ama çeneni tut, sen ona benzeyebilir misin hiç, onu söndürebilen var mı?” demiş.

***

Aslanın biri bir kurbağanın bağırmasını işitmiş, o sese göre hayvan da büyüktür diye arkasına dönmüş. Kurbağanın üstüne basıp ezivermiş; “sen boyuna bakmayıp, böyle gürültü edersin ha!” demiş.

***

Tavşanlar bir gün kartallara savaş açmışlar, tilkileri de yardıma çağırmışlar. Tilkiler: Yardıma gelirdik, gelirdik ama biz sizi de tanırız, savaştıklarınızı da.” demişler.

***

Av köpeğinin biri, bir aslanın peşine düşmüş. Aslan dönüp bir kükreyiş kükremiş, köpeğin az daha ödü patlıyormuş. Başlamış kaçmaya, karşısından bir tilki gelmiş: “Ah zavallı” demiş, “aslan avlamaya kalkıyorsun ama daha onun kükremesine bile dayanamıyorsun!”

***

Bir ordunun borazancısı düşmanın eline tutsak düşmüş; “Bana kıymayın; ben sizden kimseyi öldürmedim. Benim silahım yok ki! Elimdeki şu bakır borudan başka neyim var benim? demiş. Bunun üzerine düşmanlar: “Seni affeder miyiz hiç, kendi canını tehlikeye koymaz hep başkalarını kışkırtırsın” demişler.

***

Devenin biri nehirden geçiyormuş. Sırası gelmiş, hacetini gidermiş. Sular hızla akıyormuş, deve bir de bakmış ki, pisliği önüne geçmiş gidiyor: “Bu da ne?” demiş, “daha demin arkamdaydı, şimdi önüme geçmiş!”