Bu ülkede ne oluyor?

Yayın Tarihi 24 Temmuz 2015

Bu ülkede ne oluyor, neler olacak? Reyhanlı'da Suriye bağlantılı 52 vatandaşımız öldürüldü. Suruç’ta 32 gencimiz öldürüldü. Toplamda 84 vatandaşımız rahmete gitti. Hunharca yapılan saldırı sonucunda vücutları parçalanarak öldürüldüler. Sokakta bir hayvan bile ölse canımız acırken insanımız, vatandaşlarımız ölüyor. Kimsenin umrunda değil!

Düşünün bakalım sizin çocuğunuz veya yakınınız parçalanarak ölseydi ne düşünür, ne yapardınız? Halden anlayan bir memleketten ziyade, parçalanmış ötekileşmiş bir memleket haline geldik. Suruç’ta ölen 32 gencimizin sol görüşlü olduğu için milliyetçi siyasetçiler tarafından başsağlığı dilenmediği bir ülkede yaşıyoruz. Hatta gebersinler diye ahlaksızca tutum içerisine giren bazı ırkçılar da meydana çıkabiliyor.

Bu ülkede birlik ve beraberlik sinyalleri gitgide kayboluyor. Fırsatı vatandaş vermek istiyor ancak vatandaşa bakan yok. Vatandaş ülke yönetiminde özgürlük, bağımsızlık, demokrasi, adalet, hukuk ve dış politikada barışçıl sorunsuz bir coğrafyada yaşamak istiyor. Ancak nafile, dinleyen yok. Irkçı yaklaşımlar ülkede birlik ve beraberliği engelliyor.

Ülkenin Suriye politikasındaki keşmekeş yapısı, teröristlerin ülkemiz sınırlarını kullanarak delik deşik ettiği sınır kapılarımız, Suriye'ye gidip gelenlere hastanelerimizde ilgi ve alakaların en üst düzeyde olması, ülke menfaatindense kişisel menfaatlerin artık en düzeyde olduğu bir yönetim anlayışı ile Suriye politikamız yerlerde geziniyor. Sokaktaki mendil satanların artık Suriyeli olması hatta esnaf tarafından haklı haksız dayak atılması veya rahatsız edilen esnafın artık isyan eder düzeye gelmesi şaşırılacak olaylar değil.

İzmir’in Basmane Meydanı ve çevresi artık ülkemiz vatandaşlarının dolaşmadığı, küçük bir Suriye semtini andıran görüntüye sahip olmuş. Konak Meydanı'na gidin, meydanda bulunanların yüzde ellisinden fazlası Suriyeli. Trafik ışıklarında eskiden Roman vatandaşlar duruyordu şimdi Suriyeliler duruyor. Kimi su satıyor, kimi kağıt mendil. Kimisi ise dileniyor. Bu mu Suriyeli kardeşlerimize açtığımız kucak? Binlercesi de çadır kamplarında yaşamlarını devam ettiriyor. Çadır kamplarından gelen bilgilere göre fuhuş, adam yaralama, hırsızlık, gasp olaylarının had safhaya ulaşmıştır. Bunları duyup görünce ne olacak bu işin sonu, bu ülkede daha nelerin olması gerekiyor diyesim geliyor.

Bağıra bağıra gelen dış politika sorunları, savaş hali, ölen vatandaşlarımız, ekonomik sorunlar, koalisyon belirsizliği ve istemezükçü siyasi anlayış. Vs. vs. Bazen birçok vatandaşımız Amerika ve Avrupa ülkelerinin vatandaşı olmak istiyor. Bu ülkelerde suçsuz yere 84 vatandaş ölse kıyamet kopar. İlgililer ya intihar ederler ya da derhal görevlerinden istifa eder, bir özeleştiri yaparlar. Bizde acaba nasıl bir kılıf bulurum da işi örtbas ederimin peşinde davranan ilgililer var. Ne olursa olsun, ölen vatandaşlarımızın asker, polis olması ile vatandaş olması arasında hiçbir farkı yoktur. Polis bizim, asker bizim, vatandaş bizim, acımız büyük, birini ötekileştiren bu vatana millete ihanet etmiş sayılır.