Bizim petrolümüz zeytinyağı! 

Yayın Tarihi 07 Nisan 2021

Dünyada endüstri ülkelerinin hâlâ enerji kaynağı petrol. Petrolün de önemli bir miktarı Arap ülkelerinde. Arap ülkelerinde petrolden başka zenginlik kaynağı yok. Beş dil bilen, dünyayı gezip görmüş, bilgili ve kültürlü bir arkadaşım bir sohbette ufkumu açan bir şey söyledi: Türkiye’nin 10 tane petrolü var! 

Önce ne demek istediğini anlamadım ama konu üzerinde biraz daha sohbet edince ufkum açıldı. Petrolden daha değerli yeraltı madenlerimiz var. Petrol ülkelerinde olmayan gelişmiş endüstrimiz var. Diğerlerini sevgili okurlarım bulup geliştirebilirler ama ben uzatmadan bugünkü konuma geleyim: Petrolden daha değerli, şimdi bu yazımın başlığında da belirttiğim gibi zeytinyağımız var! Bizim petrolümüz zeytinyağımız! 

***

Bu kadar kıymetli ürünümüz için tarım bakanlığı çok önemli bir karar aldı. Bu karara göre; Tarım Bakanlığı’nın talebiyle Ticaret Bakanlığı tarafından getirilen yasakla Türkiye’den 31 Ekim 2021 tarihine kadar dökme ve varilli zeytinyağı ihraç edilemeyecek! 

              *   *   * 

İşte ne olduysa bu karardan sonra oldu ve bu karara karşı haksız ve temelsiz bir kampanya başlatıldı. Hani biz yıllardır zeytinyağımıza sahip çıkamıyoruz, istersek İspanyayı geçeriz, zeytinyağında iç tüketimi artırmakla beraber ihracatta markalaşma yoluna gitmek gerek vs. diye yazıp çizerdik. İşte şimdi bakanlık zeytinyağının dökme ve varilli ihracını yasakladı! Gerçek ihracatçının şişeleme, ambalajlama, etiketleme, markalaşma yolu ile ihracat yolu açıldı!  

Ama o ne! Hiç ummadığım kesimlerden tepki geldi: Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliği ile Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği, kendilerine danışılmadan alındığını söyledikleri bu karara tepki gösterdi!? Peki ama neden? 20 yıldız istenen ve beklenen bu tarımda endüstrileşme yolunu açacak olan karara neden karşı çıkıyorlar? 

           *   *   * 

Tarafsızlık ve objektifliğe doğruluk ölçüsünde uyarak kendi açıklamalarından aktarayım: Tariş Zeytin ve Zeytinyağı Birliğinden yapılan açıklamada dökme ve varilli zeytinyağına 2021 yılı Ekim ayına kadar getirilen yasağın üreticiyi mağdur edeceği ve ürünün geleceğine endişeyle bakacağı belirtildi.  

Zeytin üreticisi neden mağdur olsun? Neden endişe etsin? 

Ülkemizde zeytincilikle uğraşan 400 bin ailenin olduğu söyleniyor. Bu sektörden 2 milyon kişinin geçimini sağladığı belirtiliyor.  

Tarımda endüstrileşme ile bu 2 milyon kişinin artı değeri artmaz mı? İç tüketimimize yeten zeytin ve zeytinyağımız dış piyasalarda markalaşma ile değerlenmez mi?  

Bizden varille zeytinyağı alan ülkeler, bir tane zeytin ağacı bile olmayan ülkeler şişeleyip, neredeyse ilaç diye damlalıkla verip bizim zeytinyağımızdan bizden çok kazanmıyorlar mı? 

Adı üstünde dökme zeytinyağı diyorsunuz, dökme zeytinyağını şişelemeden ihraç etmenin sokağa dökmekten ne farkı var?  

Ayçiçek yağı fiyatı fahiş artarken tepki göstermeyenler, millet uygun fiyatla zeytinyağı yerken niye karşı çıkıyor!  

                       *   *   * 

Tarım bakanlığının kararına bir tepki de Zeytin İhracatçıları Birliğinden geliyor. Dökme zeytinyağı ihracatının 20 yıl sonra tekrar yasaklanmasına Ege Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği(EZZİB) Yönetim Kurulu kendilerinin görüşü alınmadan varılan böyle bir yasağın kabul edilemeyeceğini açıklıyor. Bunlara ticaret borsasından ve sanayicilerden de destek geldiği söyleniyor ama ben somut bir destek göremedim. Hem sanayici niye kendisi için olumlu, tarım ürünlerinin sanayileşmesinin önünü açacak böyle bir karardan niye rahatsız olsun! 

                            *   *   * 

Zeytin ve zeytinyağının bir de ulusal ve stratejik önemi var. Bilindiği gibi Afrin bölgesi yıllık 20 bin ton zeytinyağı üretme kapasitesine sahip. İtalya ve İspanya buradan önemli pay alıyor. Türkiye kooperatifler aracılığı ile Afrin’den 5 bin ton zeytinyağı temin ediyor. Batılı ülkeler petrolden sonra en az onun kadar değerli zeytinyağını da paylaşıyor ve Türkiye’ye pay vermek istemiyorlar. Türkiye’nin İspanya’dan sonra ve hatta biraz gayretle İspanya ile Dünya lideri olduğu zeytincilikte bu kararın devamı gelmelidir. Hatta pamuk, fındık ve diğer ürünlerde de aynı uygulamaya geçilmelidir. Tarım bakanlığının bu kararına karşı çıkanlar, neden karşı çıktıklarını inandırıcı bir şekilde anlatırlarsa yayınlarım, Tarım bakanlığı da bu kararın gerekçelerini açıklarsa onu da yayınlarım. Ama şimdilik bizim petrolümüz zeytinyağı konusunda alınan bu kararı destekliyorum!