Bir “karar”ın düşündürdükleri

Yayın Tarihi 16 Haziran 2020

Herkesin ayrı tellerden çaldığı bir dönemde bile coronavirus belası ile ilgili yazmaya başlayan ve yaklaşan felakete dikkat çeken biri olarak (bakabilirsiniz; yazı arşivimde duruyor!)

Herkesin ayrı tellerden çaldığı bir dönemde bile coronavirus belası ile ilgili yazmaya başlayan ve yaklaşan felakete dikkat çeken biri olarak (bakabilirsiniz; yazı arşivimde duruyor!) elbette yine coronavirus ile başlayacağım: ben, normalleşme sürecinin erken başlatıldığına inandığım için, (bu maske takmaktan iyice vazgeçme, düğün yapar gibi sokaklara fırlama ve meydanlara yığılma, karınca sürüleri gibi sahilleri doldurma sürecini de önceden görüp) vaka sayılarının artacağını biliyordum şahsen, sizin çoğunuzun bildiğinden de eminim, acaba bizi yönetenler ne sanıyordu onu çok merak ediyorum gerçekten. Bu kadar!

***

Pandemi döneminde, başka bazı kurumların da yaptığı gibi tüketim fatura bedellerini -aradaki farklar sonradan mahsup edilmek üzere- geçtiğimiz yıllların aynı dönemlerinin ortalamasına göre belirleme yolunu seçen İZSU ile ilgili “online ödemeleri görmezden gelerek, bütün salgın dönemini kapsayan toptan fatura kestiği yolunda şikayetler gelmeye devam ediyor. Ben de yineleyeyim; elbette konunun takipçisi olacağım, kimsenin şüphesi olmasın!

***

Asıl anlatmak istediğim şey ise müthiş bir konu.

Ülkemizin en kıymetli kültürel değerlerinden biri olmasının yanında, arkeoloji dünyasının da en özgün antik kentlerinden biri olan Kyme, yıllardır size anlattığım diğer kültürel mirasımız gibi yeni bir “ihanet” ile karşı karşıya.

Aliağa’da bulunan ve antik dönemde “Aiolis’in en büyük kenti olan” Kyme, hemen yanında hayata geçirilmek istenen bir projeye kurban edilmek üzere.

İzmir 2 Numaralı Kültür Varlıklarını Koruma Bölge Kurulu, 28 Mart 2019 tarih ve 11049 sayılı kararı ile Kyme Antik Kenti’nin ve limanın bitişiğindeki 1. derece arkeolojik SİT alanının Nemport AŞ liman tevsii (yani liman genişletmesi) projesi için 1. dereceden, 3. dereceye düşürülmesine karar verdi (Kurulun antik kent ile, arkeoloji, tarih, diğer disiplinler ve gerçeklerle çelişen kararında, Kyme antik kentinin kuzeyinde yer alan antik Ksanthos deresi, “DSİ kurutma kanalı” olarak tanımlanmış!).

İşin en vahim tarafı ise şu; 10 üyeli Kurulun aralarında İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin de bulunduğu 8 üyesinin kurul kararının altına imza attığı ortaya çıktı; Belediye adına kurul kararına İzmir Büyükşehir Belediyesinin dönemin Uygulama İmar Planlama Şube Müdürü Ayfer Nakiboğlu imza atmış!

Gelişmeleri izlemeye ve sizi haberdar etmeye devam edeceğim.