Binali Yıldırım’ın çılgın projeleri-2

Yayın Tarihi 04 Mart 2014

İzmir’de yerel seçim istediğim düzeyde geçmiyor. Ben henüz sıkılmadım ama bazı gazeteci arkadaşlar şimdiden sıkıldıklarını söylediler.¶ Beklenen heyecan yok. Özlediğimiz düzeyli değerlendirmeler, tartışmalar yok. Dile kolay, emek verilmiş ve yüz küsur katrilyonluk (eski para birimi ile) yatırım bütçesi açıklanmış, yüzbinden fazla kişiye iş imkânı sağlanacağı söyleniyor. Bu durumda her şeyin bu söylenene kilitlenmesi gerekmez mi?

Sanırım bu kez genel seçim söylemi yerel seçimi gölgede bırakıyor. Tepede öyle şeyler oluyor ki vatandaş yereli ile ilgilenemiyor.

AKP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Binali Yıldırım ile CHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Aziz Kocaoğlu bir televizyon kanalında karşı karşıya gelseler ve genel politika hariç İzmir’i ve hatta Ege’yi masaya yatırsalar. Vatandaş sorsa onlar cevaplasalar. Hatta diğer partilerden Büyükşehir adayları da olsa. Mesela MHP İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adayı Murat Taşer açıkoturumda olsa ve tecrübelerini sunsa.

Hatta Ömer Dinçer’in önerisiyle bir İzmir Kongresi yapılsa! Nasıl olur? Bence, şöyle uzun yıllar hafızalarda kalan bir seçim dönemi yaşamış oluruz.

Antiparantez yapayım, dün MHP lideri İzmir’deydi. Kapanan, taşra kabul edilen belediyelerin kendi iktidarlarında yeniden açılacağını söylemesi dikkat çekici geldi bana. Yerel demokrasi açısından üzerinde durulması gereken bir konu.

Gelelim Binali Yıldırım’ın çılgın projelerine. Çılgın kelimesini olumlu anlamda Sayın Yıldırım’ı destekleyen basın kullandı. Aslında buna gerek yoktu. Çünkü Binali Yıldırım’ın sloganı daha güçlü idi: Yüzyılın şehircilik hareketi!

Çin’den alındığı söylenen görüntü gibi teknik kazalar haricinde CD ortamında hatta cep telefonu ortamında dahi yer alan projeleri incelediğimizde büyük bütçeli ve devlet desteği şart olanların İzmir’de uzun yıllardan beri gündemde olduğunu görüyoruz. Geçen yazımda ipucunu vermiştim ama İzmir’in tatlı dili Sancar Maruflu hafta sonu yazısında benim anlatmak istediğimi çok daha güzel belirtmiş:

“Geride bıraktığımız haftanın başında İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Adaylarından Binali Yıldırım’ın İzmir projelerini dinledim. Yaşamının 17 yılını İhsan Alyanak ve Osman Kibar dönemlerinde, İzmir Belediyesinde aktif olarak belediyecilik hizmetleri için harcamış, yöneticilikler yapmış, ayrıca Dr. Burhan Özfatura döneminde 5 yıl İzmir Büyükşehir ve Konak Belediye Meclis Üyeliklerinde oldukça aktif çalışmış bir kişi olarak hem sevindim hem de üzüldüm. Çünkü anlatılanların çoğu İhsan Alyanak’ın ve Osman Kibar’ın projeleriydi. Arada Dr. Burhan Özfatura, Yüksel Çakmur ve Ahmet Piriştina’nın projeleri de var. Tabii sadece Binali Yıldırım’ın değil, Aziz Kocaoğlu’nun, Murat Taşer’in ve diğer adayların da seçmenlerine anlattıkları Alyanak’a ve Kibar’a ait “İzmir projeleri” var. Bu serzenişim kesinlikle bir tepki ve kızgınlık ifadesi değildir. Tam tersine; çok sevdiğim 2 efsane başkanımın projelerinin 30 yıl sonra bile gündeme getirtilmiş, hatırlanılmış olmasıdır. İddialarımın doğru olup olmadığını öğrenmek isteyen meraklılar varsa lütfen APİKAM’daki Milli Kütüphane arşivine girsinler ve geçmiş dönemlerin yerel yönetim seçimleri öncesinde rahmetli Alyanak ve Kibar başkanlarımızın yaptıkları seçim açıklamalarında sundukları projelerini okusunlar. Daha fazlasını isteyenler olursa; Beni arasınlar. Meraklılarına o dönemlere ait raporları ve broşürleri de gösterebilirim.”  

Yeri gelmişken bir öneri daha yapayım. Sayın Binali Yıldırım projelerin sunumu için kendi deyimi ile her birine bir dakika ayırsa günler yetmeyeceği farklı noktaları öne çıkaracak veya tekrarında fayda gördüklerinin altını çizecek bir sunum daha yapmasını öneririm.    

Bir notum da diğer adaylara. Bu projeler mademki uzun yıllardır İzmir’in gündeminde o zaman toptan bir kenara bırakacaklarına hangilerinin uygulanabilir olduğunu irdeleyip kendileri yönetime geldiklerinde yapacaklarını açıklarsalar daha yararlı olur. (Devam edecek)

NOT: Pek tabii 30 Mart’a kadar yerel yönetim ve adaylar yazılarımız devam edecek. Ayrıca ‘devam edecek’ diye yazmama gerek yoktu ama yazdım bir kere…