Binali Yıldırım ne güvencesi aldı?

Yayın Tarihi 30 Kasım 2013

AK Parti İzmir Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı için Binali Yıldırım'ı istiyor ama şu ana kadar Ulaştırma Denizcilik ve Haberleşme Bakanı Binali Yıldırım'dan adaylıkla ilgili coşkulu bir “varım” açıklaması gelmedi.¶

Nasıl ki CHP'de Aziz Kocaoğlu'nun kendisinin çıkıp “Ben adayım” demesi bekleniyorsa AK Parti'de de Binali Yıldırım'ın çıkıp “Ben adayım” demesi bekleniyor.

Bence her iki beklenti de boş. Her iki siyasetçi de görün bakın bu açıklamayı yapmayacak!

Peki ne olacak?

Önce doğru soruyu soracağız, sonra doğru cevabı alacağız!

Yanlış soru şu: Aday olacak mısınız?

Alınan yanlış cevap şu: Süreci izliyorum. Rakip partinin adayını bir görelim.

Bu kısır döngü aylardır sürüp gidiyor. Kısır döngüyü açayım ve aşayım.

Her iki siyasetçi de aday olmayacaklar.

Aday gösterilecekler!

Binali Yıldırım da Aziz Kocaoğlu da partimiz bizden aday adaylığı dosyası almamızı beklemesin, bizi istiyorlarsa kendileri aday göstersin, diyorlar.

* * *

Binali Yıldırım bir bakan. Hem bakan hem aday nasıl olacak?

Bu sorunun yanıtını Yüksek Seçim Kurulu verdi. Bakanlar belediye başkanı adayı olabilecekler!

YSK bu kararı nasıl ve hangi süreçte aldı? Bu kararın alınmasına neden ihtiyaç duyuldu?

Binali Yıldırım İzmir'den Büyükşehir Belediye Başkan adaylığı konusunda üzerine yoğun baskı gelince AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'dan güvence istedi!

Günlerdir sayın Bakan'ın Başbakan'la yer ve zaman belirterek aldığım güvence istediği bilgisini haberin elimde patlaması pahasına bekletiyordum.

Yer, Swissotel İzmir. 29 Ekim-1 Kasım arası 5. İktisat Kongresi yapılıyor. Bir oturum arasında sayın Bakan Binali Yıldırım'a dost sohbetinde soruluyor, “Aday olacak mısınız?” diye. Bakan Yıldırım mealen şöyle diyor: “Ben bir bakanım. Hükümetin icracı Bakanı'yım, hatta en çok çalışması olan çok önemli işler yapılan bir Bakanım. Sayın Başbakan benim aday olmamı istiyor da ne garanti veriyor? Bana güvence veriyor mu? Ben neden bakanlığı bırakayım? Daha bakanlığımın yapacağı çok önemli hizmetler var. Çok önemli projeleri yürütüyoruz. Bunlar ne olacak?”

Daha başka sohbetler de ediliyor ama bugünkü konu ile ilgili olan kısmı kısaca böyle.

Geldik bugüne. Yüksek Seçim Kurulu bakanların belediye başkanı adayı olabileceği kararını aldı ve bana göre hükümetin en başarılı bakanlarından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin beklendiği şekilde Gaziantep Büyükşehir Belediye Başkan adayı oldu; hem de başarılı Asım Güzelbey'e rağmen.

Şimdi anlıyorum Binali Yıldırım'ın Başbakan'dan neden ve ne güvence istediğini!

İstenen güvence YSK kararı ile verilmiş oldu. Hem bakanlık yapabilecek, kırmızı plakaya binecek, hem de belediye başkan adayı olarak seçim propagandasını yönetecek!

Bakan olduğu için İzmir'de her gittiği yere devlet bürokratlarını götürebilecek, devlet erkini kullanacak. Bu arada bakanlık ile adaylık ayrımını nasıl yapacak, merak konusu!?

* * *

Bakanlar istifa etmeden belediye başkan adayı olurken esnaf odaları başkan ve yönetim kurulu üyeleri eğer aday olmak isterlerse istifa edecekler! Neden? Çünkü Yüksek Seçim Kurulu böyle karar aldı.

CHP İzmir Milletvekili Mehmet Ali Susam çeşitli partilerden belediye başkan veya meclis üyesi adayı olmak isteyen esnaf odaları başkan ve yönetim kurulu üyeleri ile birlikte düzenlediği basın toplantısında YSK'nin bu çelişkisine dikkat çekti ve YSK'den kararını yeniden gözden geçirmesini istedi. Gerekirse Anayasa Mahkemesi'ne ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne kadar gideceklerini söyleyen Susam şöyle dedi:

“YSK bir yandan esnaf odalarından sulama kooperatiflerine, hatta köy korucularına kadar pek çok kişiye ‘Siz kamuyu temsil ediyorsunuz, istifa etmeniz gerekir’ derken; ‘Bakanlar milletvekilidir, onların aday olması durumunda istifa etmesine gerek yoktur’ diye karar verdi.

İstifa etmesine gerek olmadığı söylenen bakanlar, kamu otoritesini temsil eden, elinde erk bulunan, kamu adına kaynak kullanan makamlardır. Sulama birliği başkanına kamuyu temsil ediyor, kamu kaynağını kullanıyor diye istifa et denilirken, Türkiye bütçesinin dörtte birini kullanan Ulaştırma Bakanı'na kırmızı plakalı aracınıza binin, görevinize devam edin, kamu yatırımlarını yapın ama aynı zamanda aday da olun denilmektedir.

YSK’nin aldığı karar hukuki olmadığı gibi vicdanlara ve etiğe de uygun değildir.”

* * *

Daha şimdiden alınan kararlar vicdanlara uygun değilse ve 30 Mart'ta ortaya çıkacak tablonun vicdanlarda soru işareti bırakması istenmiyorsa telafisi olmayan süreç yaşanmadan seçim adaleti sağlanmalıdır.