Beraberliğe yatmayacaksın!

Yayın Tarihi 06 Mayıs 2014

Ya galip geleceksin

Ya mağlup olacaksın

Beraberliğe yatmayacaksın!

Yoksa;

Ya küme düşersin

Ya şampiyonluğu kaçırırsın!

 

* * *

Bunu neden yazdım? Yukarıdaki değerlendirmeyi kafamdan uydurmadım. Lig puan

durumunun tahlili böyle söylüyor.

Süper Lig’in bitmesine üç hafta kala şampiyonluğunu ilan eden Fenerbahçe geçen Pazar

günü Akhisarspor’a 3-1 yenildi. Şampiyon yenilir miydi? Cumartesi günü İzmir Cumhuriyet

Meydanı’nda “Adalete fener yak!” etkinliğine Bursa’dan gelen kardeşi Sinan’la katılan ve

Fenerbahçeli olduğunu defalarca açıklayan ben, puan durumu cetvelini inceleyince çok

çarpıcı sonuçlara ulaştım.

Düşmesi kesinleşen Antalyaspor’un 14 yenilgisi var, ligin 5’inci sırasındaki Sivasspor’un 12

yenilgisi var. Yenilgileri hemen hemen aynı olan iki takımdan biri küme düşerken diğeri 17

takım arasından 5’incisi nasıl oluyor?

Bunun cevabı beraberliklerde: Küme düşen Antalyaspor’un 13 beraberliği var, 5’inci olan

Sivasspor’un 5 beraberliği var.

Lig puan cetvelini önümüze koyalım, masaya yatıralım aynı irdelemeyi başka takımlarla da

yapalım bakalım ne sonuç çıkacak?

Fenerbahçe’nin 6 mağlubiyeti, Galatasaray’ın 5 mağlubiyeti, Beşiktaş’ın 6 mağlubiyeti,

Trabzonspor’un 7 mağlubiyeti var. Nasıl oluyor da Fenerbahçe şampiyon oluyor?

Şöyle oluyor: Galatasaray’ın 11 beraberliği, Beşiktaş’ın 10 beraberliği, Trabzonspor’un 11

beraberliği olmasına karşın Fenerbahçe’nin 5 beraberliği var.

Yani ligi ikinci, üçüncü, dördüncü bitirecek takımlar beraberliğe yatarken Şampiyon

Fenerbahçe beraberliğe yatmamış.

 

* * *

 

Aslında her şey Galatasaray’ın yeni stadı Türk Telekom Arena’nın açılış maçında başladıydı.

Stadı yaptığını söyleyen iktidar seyirci önünde hem takıma hem seyirciye öyle laflar etti ki

seyirci dayanamadı ve protestoya başladı. O güne kadar böyle şiddetli tepki görmeyen iktidar

şaşırdı. Hemen canlı yayın kesildi ve bu tepkinin ülke geneline yayılması önlendi.

Sonra Fenerbahçe ve Beşiktaş taraftarı çıktı haksızlıklar karşısında protestoya, tepki vermeye.

Türkiye’de ilk kez iktidara karşı tepki çığ gibi işçiden, öğrenciden, gençlikten, esnaftan değil,

futbol taraftarından geliyordu.

İspanya’da ve Portekiz’de kitleleri uyutma aracı olan futbol Türkiye’de uyanışın öncüsü

oluyordu. Bazen tarih spontane gelişirdi.

Fenerbahçe’nin “adalete fener yak” kampanyası bütün Türkiye’nin istemi oldu. Spor-siyaset-

adalet-protesto-istem-coşku-sevinç-hüzün hepsi birbirinde sarmallaştı, buluştu, birleşti. Bu

satırları yazdığım 6 Mayıs’ta Hüseyin İnan, Yusuf Aslan ve Deniz Gezmiş’in idam edildikleri

günün 42 yıl sonrasında gençliğin hala ayakta olduğuna tanıklık etmek Türkiye’nin dünyadaki

gururuydu. Ne demişti Denizler: Ya istiklal, ya ölüm!

Ya hem kendi vatanında hem dünyada bağımsız ve özgür olacaksın, demokrat olacaksın,

Ya hem kendi vatanında hem dünyada bağımsızlık ve özgürlük için ölen milyonlarla bir

olacaksın. Yoksa;

Köle olursun.

* * *

Ya galip geleceksin

Ya mağlup olacaksın

Beraberliğe yatmayacaksın!

Yoksa;

Ya küme düşersin

Ya şampiyonluğu kaçırırsın!