Bende varım! da ne için;

Yayın Tarihi 10 Şubat 2017

Ülkem insanı o kadar yaratıcı ki akıllara zarar şeyler çıkıyor. Oflu hocanın filmi aklıma geldi! Of ’lu Hoca'nın Filminde Hoca kahvede bir toplantı yapar. Cami cemaatine seslenir. “Ben size camide telefon çalarsa Allah günah yazar ,Allah'tan korkun dedim mi?” cemaat hep bir ağızdan, ”Dedin” diyor.! Hoca, “Peki telefon çaldı mı?” Hep bir ağızdan cemaat, “Çaldı” diye cevap veriyor. Hoca “Ben size bir daha kimin telefonu çalarsa, telefonu onun gözüne sokarım dedim mi? ”! Hep bir ağızdan Cemaat “Dedin” diyor. Hoca; ”Peki telefon çaldı mı? “ deyince, Cemaat hep bir ağızdan “Çalmadı” diyor. Hoca bu, hemen lafı gediğine oturtuyor.” Demek ki neymiş? Bu memlekette göz korkusu, Allah korkusunun önüne geçmiştir. Ondan ki hocaya gerek yoktur!” der!



Kısadan hisse Of lu hoca taşı gediğine oturtmuş. Ne yazık ki, göz korkusu, Allah korkusunun önüne geçmiş maalesef! Camii cemaatine hayâsızlıkla siyasi konuşan bir imam, üniversite rektörü, devlet memurları, kaymakam, bir veya birkaç seçim kurulu başkanı, say saya bildiğin kadar. Yalakalık yardakçılık aldı başını gidiyor. İktidarı eleştirenler ise, KHK ile üniversitelerden, çalıştıkları devlet dairelerinden atılıyor. Hükümeti eleştirdiler diye 300 küsür akademisyen ihraç ediliyor. Hükümet yetkilileri ve evetçiler tarafından, Hayır diyecekler vatan haini, terörist ilan ediliyor. Bu kutuplaşmanın sonu iyi değil! Bu ülkede 80 milyon vatandaş yaşıyor. Herkesin vatandaşlık hakkı hukuku var. Bunlar yok sayılamaz. Eşit olmalıdır. Kutuplaştırsanız. Sonu hüsran olur. Yazıktır. Günahtır. Bu neyin göz korkusudur. Allah tan korkmayan kuldan nasıl korkar oldu. Vay ki ne vay!


Bakın Tarih Profesörü İlbey Ortaylı referandum sürecini şöyle değerlendiriyor; “1982 yılının da Referandumunda yüzde 92 oyla Kenan Evren'in 12 Eylül Anayasasını tasdik eden bu Millet, sonrada dövünmüştür. Aman canım diyen bir millet vardır. Aman canım şu terör olayları çatışma ortamı dursun da ne olacaksa olsun umurumda değil diyenler var” Ara ya sıkıştırdığımız İlber hocanın anlatımı ile,12 Eylül Anayasası mimarı Kenan Evren’in, Anayasa değişikliğini Referanduma sunduğu çalışmalarında, halka seslenirken, Mahkemelerin kendisinin emrine verilmesine karşı çıkanları nasıl yerden yere vurduğunu ve herkesin yaşa Kenan Paşa dediği ardından alkışlayanların dizlerini nasıl dövdüğünü hatırlatıyor. Faili meçhul cinayetlerin, hukuksuzluğun antidemokratik darbe yasalarının halkın lehine olacak iken, aleyhine nasıl cereyan ettiğini, faşist darbeci rejimin ülkeyi 50 yıl geriye götürdüğünü belleklerimizi yoklayınca hatırlarız. Soruyor Yaşlı bir ninem; bende varımda, ama ben sana Hayır diyorum. “Tek adamcılığa Hayır diyorum. Peki Sen ne diyorsun Hatice” diyor. Hatice teyzemiz çıkıyor. Oda “Hayır diyorum, bize ne faydası var bu anayasanın”, diyor! Bakıyorsun devlet memuru, devletten maaş alanlar veya bir şekilde devletten maaş alanlar direk veya en direk terfi fırsatı olanlar evet diyerek şov yapıyor. Bunlara kısmen topçu ve popçular da katılınca işin sulandırma boyutu artıyor. Geleceğini bu kadar ciddiyetsizce belirlemeye çalışan kaç ülke vardır acaba!

Türkiye'de sistem değişikliğine gidilen bir Anayasa değişikliği yapılıyor. Ülkenin geleceği referandumla oylanacak, Birileri bir yere yaranmanın derdinde dümenine bakıyor. Bu ülkeyi düşman işgalinden kurtaran kurtuluş savaşı şehitleri ve gazilerinin kemiklerini sızlatan bu fotoğraftan rahatsız bile olmayanlar var. Ülkenin bekasına ve Cumhuriyet sistemine hukuk devletine anayasasına sahip çıkacağım diye yemin edenler bile sus pus pozisyonunda umursamaz bir hayat sürüyor. Yaşlı bir abimiz “Bu ülkenin dip yapmadan ayağa kalkması mümkün değil” diyor. İnşallah ülke dip yapmadan ayağa kalkar büyüklerimizin tecrübesi inşallah bu kez yanılmaları ile sonuçlanır. Dip yapmasın diye bende varım diyorsanız size de iş düşüyor. Bu ülkenin birlik ve beraberlik kardeşlik ve kan ile kurulmuş ilk ayarlarına geri dönmesi için. Cumhuriyet için, çağdaş gelecek için. Ülkenin bekası için bende varım.