Belediye işte böyle bir şey!

Yayın Tarihi 11 Mayıs 2020

Böyle realite gerektiren konularda tevazuya hiç gerek yok; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptıklarını en yakından izleyen gazetecilerden biriyim.

Böyle realite gerektiren konularda tevazuya hiç gerek yok; İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yaptıklarını en yakından izleyen gazetecilerden biriyim.

Hepsini takır takır yazdım…

Önceden İZSU yönetiminde olan bitenleri (ve hemen ardından İzmir’in günlerce susuz kalışını)...

Vesaire, vesaire…

Bu salgın döneminde de yapılan yardımların yerine ulaşıp ulaşmadığını…

Büyükşehir’in de Sağlık Bakanlığı’nın “mavi levha”sı gibi gün sonunda nerelere, ne kadar, nasıl yardım yapıldığını açıklaması gerektiğini…

Konserler ve benzeri etkinlikleri kastederek, “moral denen şey”in sadece dans ile, şarkı-türkü ile verilen bir şey olmadığını…

Vesaire vesaire...

***

Dün saat 11:00’de balkonuma çıktım…

Yaklaşık 2 aydır evlerinde adeta oda hapsinde olan ve “özgürlük denen olağanüstü şey”i adeta unutmak üzere hale gelen büyüklerimizin sokağa akın etmelerini güzel bir tabloya bakar gibi izlemek için.

Şahane bir manzaraydı… Koca koca insanlar, çocukluğumda Anadolu’da çok gördüğüm o unutulmaz adetteki

gibiydiler; salıverilen “azat kuşları” gibi.

Sonra bir davul sesi duydum; o tarafa bakınca üstünde davul çalan adamlar taşıyan bir araç gördüm… Ardından harika bir sahne (Fellini, Bertolucci, Minghella?); kasaları çiçek dolu kamyonlar geçti!

Bir anda “güzel” bir karışıklık oldu, etrafı “cıvıl cıvıl” insan sesleri sardı…

65 yaşı bulmuş ve belki de çoktan geçmiş insanların çiçekleri gördüğünde sanki bir anda gençleşen ve hatta çocuklaşan sesleri!

İzmir Büyükşehir Belediyesi çiçek dağıtıyordu…

Ana fikri özgürlük olan manzara, işin içine “incecik” renkler de girince tam anlamıyla “muhteşem” hale geldi.

***

Bir hamlede iki tarafı birden mutlu etmek; hem salgının çaresiz bıraktığı çiçek üreticisinin yüzünü güldürmek, hem de sevinmek için küçücük bir gerekçe arayan yaşlı insanlarımızın okyanuslarca derin gözlerine ışık vermek, müthiş bir şeydi!

***

Şöyle diyenler çıkacaktır; trilyonlarca, katrilyonlarca bir bütçede bütün bunlar nedir ki!

Büyük fotoğrafı görmüyorsun!”

Yanıtım şu:

Ben fotoğrafların en güzelini gördüm dün, yaklaşık 2 ay sonra özgürlüklerine kavuşan koca koca insanlarımızın hem özgürlüğün tadını çıkarışını, hem de ellerindeki çiçek saksılarıyla pamuk helva kapmış çocuklar gibi sevindiklerini!

Ömür denen “sonlu”şeye “zaman” ekleyen anlam, işte o sevinç...

Ve o sevince paha biçilemez!