Baykal İzmir’den milletvekili olsun!

Yayın Tarihi 20 Ocak 2015

CHP’nin eski-bir önceki genel başkanı Deniz Baykal’ın İzmir’de yeniden bir lider gibi, bir genel başkan gibi karşılanıp ağırlanmasının yankıları devam ediyor.

Baykal’ın İzmir’e ilgisi, İzmir’in Baykal’a ilgisi yeni değil. Deniz Bey CHP’nin 12 Eylül Faşist kararları ile kapatılmasının ardından yeniden açılma sürecinde İzmir’e özel önem verdi. Ben de “Türkiye’nin CHP’ye ihtiyacı var” sloganı ile bu süreci o dönem çalıştığım Flash TV’de kamuoyuna aktarmayı objektif gazetecilik görevi gördüm. Sayın Baykal’ı İzmir’e gelişinde Atatürk’ün Kurtuluş Savaşı’nda İzmir’e girdiği Belkahve’de karşılar ve yol boyu canlı yayınla stüdyoya kadar getirir ve halkla buluştururdum. Hem de hiçbir büyük medya kuruluşunun gereken ilgiyi göstermediği dönemde. Büyük medya sen büyürsen sana ilgi duyar, sen iktidardan düşersen senle ilgilenmez. DSP örneğinde olduğu gibi.

Deniz Baykal SODEP ve SHP’nin demokratik açılımları ile yükselmesi ve 12 Eylül karanlığından çıkış için Kürt sorununun da çözümünü içeren demokrasi programları hazırlamasından sonra derin ürküntü yaşandı ve yeni siyasi dengelerle CHP çatısı altında birleşilmesi ile partiden Alevi ve Kürt kökenlileri uzaklaştırdı. CHP milliyetçilerle aynı çizgide görünümü verecek kadar ulusalcı çizgiye çekildi. Siyaset boşluğu kaldırmadı ve giderek CHP doğu ve güneydoğuyu kaybetti.

Oysa doğu ve güneydoğulu ve Alevi-Kürt kökenli insanların yoğun yaşadığı İzmir’de ulusalcı-demokratları da kapsayan demokrasi bileşkesi CHP’yi birinci parti yaptı. CHP İzmir’de uyguladığı siyaseti Türkiye’de uygulasa iktidar olurdu.

Deniz Baykal parti içinde Önder Sav ve Eşref Erdem tarafından çevrelenmişti. Hatta o kadar ki Baykal’ın genel başkanlıktan ayrılmasından bir önceki kongrede röportaj yaptığım Önder Sav bana “bu gördüğün görkemli kongre tamamen benim eserim” demişti.

Deniz Baykal’ın kaset komplosundan önce birçok partili dedikodu mahiyetinde ilişkiyi bildiğini ima yollu da olsa anlatıyordu. Ama kimse bunu siyasi sorun haline getirmiyor, özel hayat olarak değerlendiriyordu.

Bugün yeniden bu konu özel hayat diye siyasi değerlendirmelerin dışında ele alınmaya başlandığını gözlemliyorum. Bu da istifa öncesine bizi götürür. Kaset olmasaydı Baykal genel başkan olarak kalacaktı ise ve yeniden kasetten öncesine dönüyorsak genel başkanlığa da dönebiliriz!?

Böyle mi acaba?

Köprülerin altından çok su akmadı mı?

Mustafa Sarıgül ve Deniz Baykal’ın aynı gün İzmir’de olmasının üzerinden bir gün geçmeden Gürsel Tekin hamle yaptı ve çiçeği burnunda CHP İzmir İl Başkanı Bedri Serter’i ziyaret ederek basın toplantısı düzenledi.

İzmir’deki gelişmelere CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun kayıtsız kaldığını mı sanıyorsunuz?!

Kemal Kılıçdaroğlu İzmir İl Başkanını seçerken gereken mesajı vermiş olmalı bence.

Ki bu mesajı milletvekili listesinde daha iyi göreceğiz. Benim bu söylediklerimi bir kenara not edin. Bugüne kadar siyaset yorumlarımda üfürükçülere karşı aldığım tavrı biliyorsunuz.

Kemal Kılıçdaroğlu olası genel başkan adayı Mustafa Sarıgül’ü İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı yaparak bitirdi.

Şimdi eğer Deniz Baykal, İzmir’in gazına gelir de Kılıçdaroğlu’nun başarısız addedilmesini bekler ve genel başkanlığa soyunursa kaybeder.

Şimdiki CHP artık Baykal’ın CHP’si değil. Ben halk miting istiyor Sayın Baykal, halka sadece tv’lerle değil, birebir iletişimle gitmelisiniz dediğimde tavır alan bir genel başkan yok, Anadolu’yu karış karış dolaşan gidilmedik yerlere giden bir genel başkan var. CHP bir daha eski günlerine dönemez. Dönerse ve bu dönüşü de İzmir’den başlatırsa İzmir’deki Alevi-Kürt oyları HDP’ye kayar. Bunu göze alabilir misiniz?

Kendinize güveniyorsanız o zaman İzmir’den aday olun denir.

Zaten tabanda Deniz Baykal’ın İzmir’den aday olması için psikolojik yoklama yapıldığı da bir gerçek. Neden Baykal İzmir milletvekili olmasın?

Artvinli Faruk Çelik AKP’nin Urfa 1’inci sıra milletvekili olmadı mı? Artvin nere, Urfa nere? AKP’nin bu ataklarına CHP neden cevap vermesin. Deniz Baykal madem İzmir’i seviyor, İzmir de onu seviyor o zaman İzmir’den milletvekili olsun!

Baykal’a bu soru soruldu. Yeni Asır muhabiri Yağmur Uygur’un sorduğu soruya Baykal, İzmir’de değerli arkadaşlar var diye geçiştirici cevap verdi.

Sayın Baykal; ‘İzmir CHP’nin kalesi değil’ diyerek Kemal Karataş’ın yorumu ile 8 belediyedeki deliği göstererek ‘uyarı’ yaptı ise Antalya’nın AKP’ye kaptırılmasını nasıl açıklayacak(?), doğrusu iyi bir tv programı sorusu olurdu bu.

Deniz Baykal’ın siyasetteki yürüyüşü ilginç iniş çıkışlarla doludur. Siyaset iddia işidir. Kimse siz istemeseniz sizi siyasetin dışına atamaz.

Siz yinede de benim ‘Baykal İzmir milletvekili olsun’ önerimi dikkate alın derim veya bir dahaki yazımı bekleyin.