Başkan Kocaoğlu'nun ''ŞEREF VESİKASI''

Yayın Tarihi 05 Ekim 2017

Hukuk Dersi Gibi Gerekçeli Karar!

Beraatle sonuçlanan İzmir Büyükşehir Belediyesi Çete Davasının gerekçeli kararı yazıldı. Kararda bütün hakimlerin tam bir görüş birliği olduğu vurgulandı.

Mahkeme gerekçesinde “tüm sanıkların yüklenen suçları işlemedikleri sabit olduğundan ayrı ayrı beraatlerine karar verilmesi yönünde hakimler heyetinde tam vicdani kanaat hasıl olmuştur.” dendi.

Hakimlerin tam vicdani kanaatle beraat verdikleri dava için ise İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu “Benim şeref vesikam” demişti. Kocaoğlu beraat sonrası yaptığı açıklamada “'Bu iddianame bizim şeref vesikamızdır' demiştim. Bu iddianame şeref vesikamız olduğu gibi Büyükşehir'in onurunun, gururunun ve nasıl çalıştığının tekrar ispatıdır." diye konuşmuştu.

Bu durumda mahkemenin gerekçeli kararından sonra Aziz Kocaoğlu’nun “Bu mahkeme kararı da bizim şeref vesikamızdır” demesi bekleniyor. Çünkü kararda şöyle deniliyor: iddiaya konu suçların işlendiğini gösteren hukuka uygun hiç bir delil mevcut olmaması itibariyle yüklenen suçların sanıklar tarafından işlendiğinin iddia olunamayacağı,..”

* * *

İzmir 7. Ağır Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararı bu güne kadar kamuoyunun bilmediği bir çok gizli kalmış gerçeği ortaya çıkardı.

Hukuk fakültelerinde ders olarak okutulması gereken bir gerekçeli karar yazılmış. Uzmanların üzerinde tez yazmaları gereken yetkinlikte tam bir hukuki gerekçeli karar olmuş. Artık bu karardan sonra Türkiye’de Anayasa Mahkemesine ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeye gerek kalmayacak hakimler olduğu tescillenmiş oldu. Bizim hakimlerimiz de, savcılarımız da, en az Avrupa kadar, hatta dünya hakimleri kadar yetkindir.

274 sayfalık gerekçeli kararın her satırı bir hukuk dersi. Hakimler heyeti yer yer hukuk doktrininden de yararlanmış.

* * *

Davada Alaittin Eraslan yargılanırken vefat etmişti. 130 Belediye bürokratı ve diğer sanıkların yargılandığı davada Alaittin Eraslan’ın beraat kararını göremeden ölümü nedeniyle davası düştü.

* * *

Yargılama sürecinde savunmanlar "İhalelerde fesat var deniyor. Asıl iddianameye fesat karıştırmışlar. Yargılananların değil, yargılayanların çete olduğu ortaya çıktı" diye savunma yapmışlardı. Nitekim mahkeme gerekçeli kararında soruşturmayı yürütenler için suç duyurusunda bulunulacağını kayda geçirdi. Mahkeme heyeti gerekçede şöyle yazdı:

“Davanın soruşturma aşamasında hukuka aykırı eylemlerde bulunan kamu görevlileri hakkında yasal gereğinin takdir ve ifası için karar kesinleştiğinde İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına,”

Karar kesinleştiğinde soruşturmada görev alan kollukla birlikte davayı başlatan hakim ve savcının da yargılanması gündeme gelebilecek.

* * *

Mahkeme yasadışı toplanan delillerin tamamının imhasına karar verirken 4 gizli tanığa ait bilgilerin saklanmasına hükmetti.

“Tüm CD ve DVD'lerin; hukuka aykırı delil niteliği itibariyle, içlerindeki bilgi ve bulguların üçüncü kişiler tarafından görülmesi ya da kullanılmasının temel hak ve özgürlüklere ve özellikle özel hayatın gizliliğine ağır bir müdahale sayılacağı gözönünde bulundurularak karar kesinleştiğinde İMHASINA,”

Bu güne kadar kim oldukları kamuoyunca ortaya çıkmayan gizli tanıklar için ise şöyle dendi:

“Sırasında kayıtlı içerisinde gizli tanık-3 kimlik bilgileri bulunan zarf ile gizli tanık-4 kimlik bilgileri bulunan zarfın, karar kesinleştiğinde ……………..Tanık Koruma Tedbirlerine İlişkin Esas ve Usüler Hakkındaki Yönetmeliğin 19/3. maddesine göre mahkememize ait kasada SAKLANILMASINA,”

* * *

Ders mahiyetinde okutulması ve hukuk öğrencilerine sunulması gereken gerekçeli kararda mahkeme sanıkların tazminat hakları olduğuna da hükmetti.

“Yüklenen suçlardan gözaltında ve/veya tutuklu kalan sanıklara ……………maddelerine göre tazminat isteme haklarının bulunduğunun bildirilmesine..”

* * *

Bu davanın yasa gereği bir tarafı da İzmir Büyükşehir Belediyesi tüzel kişiliği. Bakalım İBB kendi başkanının beraat kararını temyiz edecek mi?

Tazminatlar konusunda neler düşünülüyor?

Mahkeme savcısının ve hakimler heyetinin "zehirli ağacın meyvesi de zehirlidir" ilkesinden hareketle yasadışı elde edilen delilleri geçersiz saymaları ile verilen beraat kararının gerekçesinden kamuoyunun hukuki bilgi alması adına özet olarak neler dendiği ile ilgili yazılarımız sürecek.