Başka bir tarım ve zeytinyağı! 

Yayın Tarihi 13 Nisan 2021

Zeytinyağlı yiyemem aman/ basma da fistan giyemem aman” 

Ne yiyeceksin, ne giyeceksin?  

Petrol giyeceksin, petrol yiyeceksin! 

Abartmıyorum, yıllar önce aynen böyle karar aldılar ve uyguladılar. Önce sahte bir türkü icat ettiler, radyolardan tekerleme gibi yayınlattılar. Sonra ilkokullarda süt tozu dağıttırdılar. Sonra petrolden üretilen plastikle bir karbon farkı olan katı yağ yedirdiler, pamuklu, ketenli, ipekli, yünlü kumaşlar yerine petrolden üretilen naylon kıyafetler ürettiler, o gün bu gündür giydiriyorlar. 

                 *   *   * 

Geçen haftaki yazımda tarım Bakanlığının dökme zeytinyağının ihracatını Ekim ayına kadar yasaklatmasını doğru bulduğumu gerekçeleri ile yazmıştım. Çoğunlukla eleştirilen Tarım bakanlığı son zamanlarda patates ve soğan konusunda olduğu gibi aldığı kararlarla muhalefetin de desteğini kazanıyor. Tarım ve ormancılıkta atılan temellerin ürünlerini alma vakti geliyor. Hayvancılıkta da önemli gelişmeler var. Tarım Bakanlığı dökme zeytinyağının ihracatının yasaklanmasının ardından Sanayi Bakanlığı ile birlikte zeytinyağı ihracatçıları ile bir araya gelerek onları da dinleyerek şişeleme, markalaşma ve endüstriyel ürün haline getirerek zeytinyağı ihracatını teşvik etmeli. 

Tarım Bakanlığı İzmir Büyükşehir Belediyesinin yürüttüğü “Başka bir tarım mümkün” konulu çalışma hakkında ne düşünüyor acaba. Bu çalışmaya koordineli olarak katılır mı? Biliyorsunuz ben hemen her konuda yerel yönetim ile merkezi yönetimin koordineli işbirliğinden yanayım. 

İzmir Büyükşehir Belediye başkanı Tunç Soyer ezberleri bozan genç bir başkan. Dr. Burhan Özfatura’nın başlattığı “Yerelde kalkınma” modelini Aziz Kocaoğlu geliştirerek devam ettirdi ve Tunç Soyer ise yerelde kalkınmayı adeta taçlandırdı, şahlandırdı.  

2020 yılında üretici kooperatiflerinden 144 milyon liralık alım yapan İBB bu yıl tarımsal yerel kalkınmayı sadece alımlar konusunda değil, su yönetimi dahil bilimsel temellere oturtuyor. 

İzmir Büyükşehir Belediyesi yaptığı açıklamada 2021 yılında da fidan, bal, çiçek, peynir, zeytinyağı gibi 40'a yakın ürünü güçlü dayanışma modeli ve üretim kapasitesiyle kentte tarımsal üretimin sürdürülebilirliğine önemli katkılar sunan tarımsal kalkınma kooperatiflerinden almaya devem edeceğini duyurdu. Bu yılki alımların 338 milyon lirayı bulması bekleniyor. Bu süreçte İzmir Tarımsal Kalkınma ve Diğer Tarımsal Amaçlı Kooperatifler Birliği Başkanı (İzmir Köy-Koop) Neptün Soyer’in diğer kooperatiflerle çalışması, kooperatifçiliği yeniden öne çıkarması, Türkiye’ye örnek İzmir Modeli oluşturma çabaları dikkat çekiyor.  

                              *   *   *  

Bünyesinde Tarım Daire Başkanlığı kuran İBB, Başka Bir Tarım Mümkün başlığı altında bir çok proje yürütüyor. Biliyorsunuz 2012 yılında yaklaşık 16 bin köy bir kanunla mahalleye dönüştürüldü. Bir yerleşim yeri köyse köydür, mahalleyse mahalle. Yasa ile statüsünü belirleyebilirsiniz ama üretim biçimi, sosyolojisi ve yaşamı ile köyü ortadan kaldıramazsınız. İBB başkanı Tunç Soyer köy statüsü alınan yerlerin muhtarlarına bir çağrı yaparak “kırsal mahalle” statüsüne başvurmalarını istedi. Kırsal Mahalle konusunu ayrı bir yazıda işlemek gerekiyor, ama şimdilik ana konumuz zeytin ve zeytinyağı. Bu yazıyı biraz daha uzatırsam radyodan “zeytin yağlı yiyemem aman/ basma da fistan giyemem aman” türküsü çalmaya başlayabilir!? Ben basit ve kısa sorularımla yazımı bitireyim:    

İBB zeytinyağı alımını nasıl gerçekleştiriyor? Zeytinyağını ne yapıyor? Dökme zeytinyağının şişeleme, markalaşma konusunda çalışması var mı? İBB’nin Zeytin ve Zeytinyağı İhracatçıları Birliği ve Tariş’le koordinesi var mı? İzmir Köy-Koop’un zeytin ve zeytinyağı çalışmaları nelerdir? İlgili kurumların basın danışmanları yanıt gönderirlerse seve seve yayınlarım.