Atatürk'e, Zübeyde Hanım'a selam olsun…

Yayın Tarihi 24 Mayıs 2017

Ülke gündemimiz geçtiğimiz günlerde, tarihindeki en büyük Kurtuluş ve varolma savaşının komutanı Atatürk’e, annesi Zübeyde Hanım’a ve Cumhuriyet Tarihi’nin ikinci adamı İsmet İnönü ve eşi Mevhibe İnönü’ye söylenen asılsız iddialar ile çalkalandı.

Herşey Atatürk’ün manevi kızım dediği Afet İnan için birtakım tarihçilerin “Afet İnan Latife Uşşakizade'den sonra Çankaya'nın çağlayanıdır. Afet İnan hiçbir zaman manevi evlat değildir, Çankaya'nın nikahsız First Lady'sidir" ifadeleri ile başladı.

Hemen ardından edep sınırlarını zorlayan ifadelere bir yenisi eklendi. Din hocası olduğunu iddia eden bir başka kişi de Atatürk’e “1938'de geberen p.ç"  annesi Zübeyde Hanım için "Resmi kayıtlarda genelevde çalışıyor" dedi.

Bu da yetmedi. Öfke kusmaya devam ettiler.

Bu sefer de bir tv programında İsmet İnönü’ye yönelik “Bak bu Venizelos, tanıştırayım denize döktüğünüz, yanındaki de sizin lideriniz, bak burada sırıtıyor. İnönü. Bak görüyor musunuz? Bak tipe bak, yanındaki de karısı. Siz ancak karılarınızı kollarına verirsiniz” şeklinde yakışıksız ifadeler kullandılar.

Cumhuriyet’i kuran bu insanlara ve ailelerine yönelik yapılan büyük haksızlık karşısında elbette bir Türk vatandaşı olarak susamazdım.

Bu asılsız iddiaları ve iğrenç sözleri kim söylerse söylesin, Atatürk'e, rahmetli annesine ve İnönü ailesine bel altı vuruşlarla ahlaksızca saldıranların din anlayışları da, insanlık anlayışları da sorunludur diye düşünmekteyim.

Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü ve silah arkadaşlarının, canıyla ve kanıyla kurdukları Türkiye Cumhuriyeti’nin makamlarında oturup, her türlü nimetinden faydalananların, her fırsatta Cumhuriyet’in kurucularına hakaret etmelerini inanın hazmedemiyorum.

Bu vefasızlık, saygısızlık, ikiyüzlülük ile bahsi geçen televizyon kanallarında yapılan hakaretleri, fikir özgürlüğü sayanlara da şuradan çok net bir şekilde haykırıyorum:

Bugün o sözleri rahatça söylüyor, tebaa olmadan özgürce yaşayabiliyor, esaret altındayken yapamayacağınız ibadetlerinizi özgürce yapabiliyor, her şeyden önce güzel bir vatana sahip şekilde yaşıyorsanız, bu asılsız iddiaları sarfettiğiniz kişiler, onları doğuran anneler ve kocalarını yıllarca görmeden, evlatlarını babasız büyüten eşleri sayesinde olduğunu unutmayınız lütfen!

Bizler yıllardır Atatürk’e dil uzatmaya cesaret edemeyenlerin bir tampon bölge olarak görüp bütün kinlerini, hınçlarını, öfkelerini kustuklarının kesinlikle İsmet Paşa olmadığını bilirdik. Aslında Cumhuriyet’in kuruluşundan itibaren, bir türlü sevemedikleri, dil uzatmaya cesareti edemedikleri Atatürk’e idi bu sözler...

Lakin artık çok rahatlar. Herkese küfretmek, bel altı vurmak özgürlük hatta demokratik bir hak oldu. Bizler atılan iftiraların hezeyan ve kötü niyetten başka bir şey olmadığının elbette farkındayız.

Tüm bu çirkinliklere rağmen, inadına büyük bir gururla “Olmasaydın olmazdık Ata'm” diyoruz.

Selam olsun Mustafa Kemal Paşa’ya…

Selam olsun Zübeyde hanım’a…

Selam olsun İsmet İnönü’ye…

Selam olsum Mevhibe İnönü’ye…

Ülkemizi düşmanlardan kurtaran Mustafa Kemal Atatürk’i, dünyayı değiştiren, hepimizin ve tüm dünyanın önünde saygıyla selam durduğu, varoluşumuzun temeli olan Ata'mızın kıymetli annesi Zübeyde Hanım'ı, zekası ve tecrübesiyle milletini İkinci Dünya Savaşı’na sokmamayı başarmış, belki kıtlık ve yokluk içinde çocukları ekmeksiz bırakmış ama kendi deyimiyle ‘’babasız bırakmamış’’ İsmet İnönü’yü ve onun fedekar eşi Mevhibe İnönü’yü minnetle, sevgiyle, saygıyla, rahmetle anıyoruz…