Aş, iş derken zank diye zam!

Yayın Tarihi 18 Ağustos 2020

Yıllar önce Mülkiye’de öğrenciyken, YÖK’ün kurulduğunu TRT’nin radyo haberlerinden öğrenmiş, çok sevinmiştik…

Yıllar önce Mülkiye’de öğrenciyken, YÖK’ün kurulduğunu TRT’nin radyo haberlerinden öğrenmiş, çok sevinmiştik…

Yanlış duymadınız; çok sevinmiştik.

Çünkü faşist diktatörlük döneminde kurulan bu müessese, bize kaldığımız derslerden ek sınav hakkı tanımıştı!

Ne bilelim biz, bu müessesenin birkaç ay sonra akademik özgürlüğü darmadağın edip, sevdiğimiz bütün efsane hocalarımızı okuldan uzaklaştıracağını!

Hep böyle olur zaten…

Kötü bir şey yapacak olanlar, önceden bir şey veriyormuş gibi yapar.

Tıpkı kesilmeye götürülen kuzunun bir avuç ot ile aldatılıp tıpış tıpış yürütüldüğü gibi.

İzmir Büyükşehir Belediyesi de böyle yaptı.

3 lira 56 kuruşluk ulaşım bedelini 10 (yazı ile on) kuruşluk bir indirim yaparak 3 lira 46 kuruşa indiren İzmir Büyükşehir, 90 dakikalık aktarma sistemini oradan kaldırarak, yerine 120 dakikalık “bir şey” koydu ama birinci ve ikinci aktarmalara 50 kuruşluk ek ücretler uygulanacağını açıkladı!

İzmirliler, bir zam ile daha tanışmış oldular yani.

Su zammının üzerinden henüz daha birkaç gün geçmişken.

Hani seçimler sırasındaki (daha çok genel seçimlere özgü olduğu halde İzmir’de şaşıra şaşıra çok duyduğumuz) aş-iş vaadleri?

Böyle olacağını bilmiyordunuz…

Anlaşıldı.

***

İzmir Büyükşehir Belediyesi’ni yöneten üçlü yapının, Rıfat Nalbantoğlu, Tunç Soyer ve Mustafa Özuslu triosunun bu işe, yani “Belediye’yi yönetme” işine hazırlıksız yakalandıklarının çok sayıdaki örneği arasındaki sonuncusu insanın kanını donduruyor: Tarihi Asansör’ün yanındaki tarihi sokaklara “yürüyen merdiven” yapmaya kalkmaları!

İzmir’e, böylesi olağanüstü zarif, derin ruhlu bir kente böylesine acımasız bir darbe vurmak başka kimin aklına gelir ki?