Anlayana…

Yayın Tarihi 18 Haziran 2021

 

“Yurt sevgisi ona hizmetle ölçülür” Mustafa Kemal Atatürk

“Kurulan ilk meclis 318 kişiden oluşuyordu. Mecliste; 94 memur, 67 hoca, 50 zabit, 47 çiftçi, 15 doktor, 19 hukukçu,21 mühendis, 5 de aşiret reisi mebus bulunuyordu”

Okuduğum; “Yakın Tarihimiz” Adlı 1961 yılından kalma haftalık bir dergi… Bu dergide milletvekilinin anlattıkları dikkatimi çekti.

Sanki bu yıllara gönderme yapıyordu…

Adana eski Milletvekili Damar Arıkoğlu. Birinci Büyük Millet Meclisi’nde, tam yirmi sekiz yıl çalışmış. Sayın Arıkoğlu meclisin ilk günlerini dergiye şöyle anlatmış:

“Yüz lira aylığımız vardı. Elimize ne geçerdi bilmem. Ne verseler cebimize koyardık. Vermeseler de sesimiz çıkmazdı. Parayı düşünecek halimiz yoktu. Para, rahat, eğlence, süs gibi şeyler kimsenin aklına gelmezdi. Tek endişemiz kurtulmaktı. Moskova’ya ilk siyasi heyetimizi gönderirken, verecek yolluk bulamadık. Ankara tüccarlarından ödünç para

alarak, verdik.

Güneyde Fransızlarla üç yıla yakın süren mücadelemiz esnasında para mevzu bahis olmamıştır.

Çukurova’ya galip edasıyla gelen Fransızlar:

--Nedir bu Osmanlılardan çektiğimiz. Biz sizi her türlü sıkıntıdan kurtaracağız. Yollarınızı, limanlarınızı, fabrikalarınızı, mekteplerinizi yapacağız. Bolluk ve berekete kavuşacaksınız. Buralara bir daha Osmanlı ve Türk Devleti gelemez, o bir hayaldir artık!...

Dediklerinde, kadını erkeğiyle halk, para servet ve refaha önem vermeyip, malını mülkünü bırakıp dağlara çıktı. Sonra bu dağlardan ovalardan gelen on beş on altı yaşında çocuklar, yalın ayak başı kabak, Fransız toplarına göğüslerini açarak pervasızca hücum ettiler.

Rica ederim bunlar para ile olur mu. Zaten biz mücahitlere para vermezdik. Onlar da istemezlerdi.

Parası olmayanlara, parası olanlar yardım ederdi. Bu arada yalnız bazı zabitlere , ailelerini sıkıntıda bırakmamak için muntazam aylık verilirdi. Ben bunca yıl gençliğim boyunca mebusluk yaptım. Fakat hiçbir zaman cebime üç yüz liradan fazla para girdiğini ve bilhassa kesem ve para üzerinde durduğumu bilmem…

Bizim şahsi para hırsımız olsaydı bu vatan nasıl kurtulurdu. Demin de dediğim gibi bir silahla pervasızca ateşe atılanlar vardı. Biz henüz bıyığı terlememiş çocuklara para mı, pul mu verdik Allah aşkına!

İnanın hafızam almıyor, beyefendi, para hırsıyla vatanseverlik nasıl bağdaşabilir? Buna imkan var mı?

Sonra başka mesele var. Biz ilk mecliste 318 mebustuk. Bunların üçte biri memur filan. 67’si sarıklı hoca, 50’si zabit asker, 47’si çiftçi, 15’i doktor hekim, 19’u hukukçu, ikisi mühendis, 5’i de aşiret reisi idi.

İşte Mustafa Kemal denen o büyük ve eşsiz adamın kıymetini bilerek onun etrafında ahenkli bir halde teşkil ederek, artık tarihe geçecek o büyük işleri yapanlar bunlardı.

Vatan işlerinde bunlar, birbirine kardeş gibi öyle sıkı bağlanırlardı ki şimdi hatırladıkça gözlerim yaşarıyor.

Vatan işte böyle sevilir beyefendi”