Amerikan İmparatorluğu teslim oldu!?

Yayın Tarihi 27 Ocak 2016

Amerikan İmparatorluğu 2’nci adamı Joe Biden (Co Baydın diyen de var, Bidon kafa diyen de var ve böyle dendi diye kimse yargılanmıyor) Türkiye’ye geldi ve gitti ama ardından tartışması bitmedi. Benim geçen haftaki “Amerikan İmparatorluğu yol ayrımında mı?” başlıklı yazıma denk geldiği için konumuza devam edeyim. Sevgili Güngör Uras ustamız Milliyet'te en karmaşık ekonomi tahlillerini Ayşe Teyze üzerinden yapıyor. Ben de uluslararası siyaset tahlilini geçen hafta siz değerli okurlarıma tanıttığım yaşayan tarih İbrahim Baghaki’nin görüşlerinden aktarayım.

Osmanlı'nın Girit’ten Libya’ya gönderdiği öz be öz Türk bir sülalenin ferdi İbrahim Baghaki uydu kanallarından dünyadaki bütün ülkelerdeki gelişmeleri izliyor, başta Libya, Mısır, Filistin, Irak, Suriye’deki olayları kendi tarih gözlemleri ile değerlendiriyor. Tok sesiyle bana anlatıyor: “Amerika İmparator. Bu nasıl İmparator? Obama diyor, biz en güçlü. Evet, sen en güçlü ama bu nasıl güçlü? Güçlü demek sadece silah gücü mü? Uygarlık gücü nerde? O paraları, o teknolojiyi neden halkı için kullanmıyor?”

Bilge insan Baghaki bana bunları söylediğinde henüz Amerika’dan kar nedeniyle 31 insanın öldüğü haberi ajanslara düşmemişti.

NiYork’un karla kaplı olduğu, hayatın durduğu, araçların trafiğe çıkışının yasaklandığı, insanların sokağa çıkamadığı haberi gelince koskoca Amerikan İmparatorluğunun bu aczi karşısında şaşırdım. Ama şaşırmamam gerekiyordu. Beni Baghaki uyarmış, bilgilendirmişti. Güçlü Amerika bir karış kara teslim oluyordu. Hani senin teknolojin, hani senin gücün!

Senin gücün Irak’ta, Suriye’de köylerin üzerine bomba bırakmaya mı yetiyor? Senin gücün demokrasi getireceğim diye milyonlarca insanın ölümüne vesile olmaya mı yetiyor? Bu nasıl imparatorluk?!

Senin İmparatorluğun kara teslim! A’nın üzerine şapka koyalım, yine kâr’a teslim!

Kar’a ve Kâr’a teslim bir imparatorluk!

* * *

Co Baydın Türkiye’de giderayak iktidar ve muhalif sivillerle görüşmeler yaptı. Estirilen hava şuydu: Muhalifler sanki iktidarın uygulamalarını Baydın’a şikayet etmişlerdi, sanki Baydın’da iktidara fırça atmıştı. Yok böyle bir şey! Bu kadar kandırmaca, bu kadar aymazlık, yeter artık!

Türkiye’de ve Ortadoğu’da ve özellikle Suriye’de yaşanan bunca olayda sanki Amerikan İmparatorluğunun hiç dahli yokmuş, sanki onlar masummuş, sanki olayları başkaları çıkarıyormuş gibi İmparatorluğun 2’nci adamına şikayet konusu yapılmasını kabul edemiyorum.

Amerika hiçbir ülkeye, hiçbir ulusa, hiçbir coğrafyaya Demokrasi getirmemiştir!

Yaşasın Obama diyenler bir gün başlarına gelenlerin emperyalizmden kaynaklandığını anladıklarında, emperyalizmin böl-parçala-yönet taktik stratejisini çözdüklerinde, Kahrolsun Amerika ve Avrupa ve her türlü emperyalizm dediklerinde bakalım yine yaşasın Obama diyebilecekler mi?

* * *

Yaşayan tarih İbrahim Baghaki amca bana sadece Amerika’ya değil, Avrupa’ya da bakmak gerektiğini anlattı. İngiltere, Almanya ve Fransa’nın hiç de Amerika’dan altta kalır taraflarının olmadığını söyledi.

İngiltere’de uzun yıllar yaşamış, şimdi Akdeniz’de bir sahil kentinde inzivaya çekilmiş arkadaşım İngiliz özlüsözünden bahsetti: “I’m gonna kill you-You gonna love me”

Anlamı: Sana öyle kötü şeyler yapacağım ki, sen bana taparcasına koşarak geleceksin!

Emperyalizm insanları yerinden yurdundan ediyor, göçe zorluyor, mülteci yapıyor ve öyle kötü şeyler yapıyor ki, insanlar yine ona doğru koşuyor!

* * *

Bir karış kara teslim olan Amerikan İmparatorluğu, bir damla yağmura teslim olan Büyük Britanya İmparatorluğu, mülteciler akın akın gelince şaşkına dönen-çaresizleşen Avrupa İmparatorluğu, gücünüz bu mu? İmparatorluğunuz bu mu? Bilge insanın nidaları ile bitireyim: Hıh! Pöh! Yazıııııık!