Almanya'da Paskalya!

Yayın Tarihi 25 Mart 2016

Almanya, Paskalya tatiline girdi. Hristiyanların yumurta bayramı diye de bilinen Paskalya maalesef yine patlamalar, bombalarla acıya büründü.

Ben Almanya ziyaretimden ilginç anılar, sıradan gözlemler, günlük yaşamdan detaylar yazmaya hazırlanırken Belçika'dan, Brüksel'den, Avrupa`nın başkentinden gelen havaalanı ve metro patlamaları gündemi yine sıradan olmaktan çıkardı.

Geçen haftaki yazımda da belirttiğim gibi terör ve savaş artık Türkiye`nin ve Suriye dahil Ortadoğu'nun konusu değil, Avrupa`nın ve hatta dünyanın konusudur. Bu tespitten çıkacak sonuç çok önemlidir.

O sonuç da şudur: Teröre ve savaşa karşı tüm dünya elele vermelidir. Benim bu önergem devletlere yönelik değildir. Devletlerin ilgileneceğini sanmıyorum çünkü benim bu önergem Belçikalısı'ndan Almanı'na, Amerikalısı'ndan Hollandalısı'na, Suriyelisi'nden Türkiyelisi'ne,Rus'undan Arnavutu'na, Çinlisi'nden Japonu'na tüm dünya halklarınadır.

Bu önerge havada kalmaz. Görün bakın dünyada barış zinciri kurulacak!

Hani hatırlarsınız 80`li yılların sonuna doğru dünyada nükleer savaş tehlikesi had safhadaydı. Her an eski SSCB ve ABD düğmeye basıp bir nükleer savaşı tetikleyebilecekti. Dünya halkları Amerika'dan Avrupa'ya elele barış zinciri oluşturdular. Mecazi anlamda değil, somut olarak, gerçekte kol kola barış zinciri devletleri dize getirdi. Şimdi de dünya halkları terör bugün bana yarın sana demeden karşı çıkmalı ve terör görünümü ile başlayıp dünya savaşına bahane olabilecek gelişmelere tavır alınmalıdır.

Bu yazı Türkiye'den de yazılabilir. Ama ben şu anda Almanya`dayım. Acaba Almanya`dan Türkiye ve dünya nasıl görünüyor? Farklı bir bakış açısından durum değerlendirmesi yapayım. Ben Köln`de Dom Kilisesi'ni ziyaret ederken meydanda Güneydoğu'dan gelenler basın açıklaması yapıyor, bildiri dağıtıyorlardı. Bildirileri Almanca idi. Görünürde ortalık sakindi. Sanki Avrupalı'nın dünyası, gündemi başka, bambaşkaydı.

Avrupa`daki Türklerde şöyle bir anlayış var; "Avrupa, konu kendine dokunmadıkça hiç bir şeyle ilgilenmezler. Türkiye çok politikleşmiş bir toplum. Avrupa bu kadar çok politika tartışmıyor.“

Geçen hafta Almanya`nın bazı eyaletlerinde yapılan yerel parlemanto seçimlerinde Türklerin oy hakkı kampanyası dikkati çekti. Avrupa`daki Atatürkçü Düşünce Derneklerinin başı çektiği ÁB vatandaşı olmayanların da, göçmenlerin de oy hakkı için imza kampanyası çok geniş destek buldu.

Doğru, Avrupalı günlük hayatında bizim kadar politika ile içiçe değil. Bazen bakıyorsunuz ki dünya umurlarında değil. O kadar benciller yani. Ama onların da haber kanallarında politik tartışma programları var. Türkiye'de bir de şöyle görüş vardı: bizim televizyonlar olayları çok abartılı veriyorlar, oysa Avrupa televizyonları bazen görüntüleri bile vermeden haberi kısa geçiyor, deniyordu. Oysa ben Brüksel`deki patlamaları ZDF televizyonundan anında öğrendim, izledim.

Avrupa Paskalya Bayramı'nı kutluyor ama terör bayram dinlemiyor. Paskalya, Hazreti İsa`nın tekrar dirilişi inancına dayanıyor. Baharın gelişini müjdeliyor. Mart bitiyor, Nisan geliyor. Yumurta bayramı da deniyor Paskalya'ya. Yumurtalar boyanıyor, bahçelere ağaçlara asılıyor. Tavşanlar boyanıyor, Kuzey Hamm ovalarında tavşanlar kaçışıyor. Bahar herşeye rağmen geliyor.

Savaşlara inat, insanlığın baharı da bayramı da tüm dünyada geleceğine inancı tekrarlanıyor. (Almanya`dan yazılar devam edecek.)