Aksoy istifa mı ediyor?

Yayın Tarihi 14 Haziran 2021

İzmir’in Menemen ilçesinde “rüşvet ve irtikap” soruşturması kapsamında tutuklanan ve İçişleri Bakanlığı tarafından görevinden alınan Belediye Başkanı Serdar Aksoy tam sekiz ay sonra ilk kez hakim karşısına çıkacak. Aksoy sonrasındaki mahkeme süreci ve meclisten başkanvekili seçimi gibi konular oldukça fazla tartışılınca cezaevindeki isim olan Aksoy’un durumu da biraz arka planda kaldı. Öncelikle ifade etmek gerekir ki Menemen Belediye Başkanlığı koltuğunda oturan AK Partili Aydın Pehlivan idareyi “vekaleten” yürütüyor. Yani belediye başkanı görevinden istifa etmediği yahut Torbalı’da olduğu gibi vefat etmediği için “asaleten” bir seçim olmadı. Menemen’de tutuklamanın bir tedbir olduğu da göz önüne alındığında ilçeyi yeni bir süreç bekliyor. 7 Temmuz’da hakim karşısına çıkıp kendisini savunması beklenen Aksoy yargılama süreci başlamadan partisi CHP tarafından disipline gönderildiği için o da duruma tepki göstererek istifa etmişti. Şu anda “bağımsız” belediye başkanı unvanını taşıyan Aksoy ile CHP arasındaki buzların eridiği bilgisini edindim. Parti kaynaklarına göre “yukarıda” yapılan görüşmelerde Aksoy’un durumu da masaya yatırılmış. Daha önce aracılar vasıtasıyla istifası istenen Aksoy kendisini disipline gönderen partisine kızdığı için partinin elini rahatlatacak yasal hamlelerden uzak durmuştu. Eşi Dilek Aksoy başta olmak üzere avukatları vasıtasıyla hem yargılama hem de parti içindeki süreci yakından takip eden Aksoy hakkında “tutukluluğun devamı” yönünde bir karar çıkarsa istifa gelebilir. O zaman Menemen Belediyesi’nde başkanı istifa eden meclis “vekaleten” değil “asaleten” bu koltuğa oturacak yeni bir ismi yeniden seçer. Tabi ki bu yeni anlaşmalar, görüşmeler ve ciddi pazarlıklar anlamına da geleceği için sonuç sürpriz sonla bitebilir. Bu arada yukarıda anlattığım konulardan kesinlikle bağımsız düşünülmemesi gereken bir durum daha var. O da Menemen ile ismi özdeşleşmiş olan eski Belediye Başkanı Tahir Şahin’in genel başkanlığını Muharrem İnce’nin yaptığı Memleket Hareketi’ne geçmesidir. Uğruna partiden ihracı bile göze aldığı kadim dostu, eski yol arkadaşı Mustafa Sarıgül’ün partisi Değişim Partisi’ne gitmek yerine İnce’nin yanında saf tutan Şahin, “son ana kadar bekledim” açıklaması yapmıştı. İşte o son an dediği konu Serdar Aksoy sonrasında parti il başkanlığı ve genel merkeze yaptığı “yuvaya dönüş” başvurusuydu. Şahin oyalandığını, kandırıldığını düşünmüş olmalı ki partisine dönmek yerine yeni bir yolculuğa yelken açtı. Şu anda cezaevinde bulunan Aksoy’un iktidarken isteği ve talebini kırmayan genel merkezin Şahin gibi bir ismi partiden atması kamuoyunda da çok sorgulanmıştı. Çünkü Şahin’i son ana kadar bekleten, başka yere gitmesine neden olan durum Aksoy ile CHP genel merkezindeki iradenin örtülü anlaşmasıydı. Birbirinin panzehri olan iki isimden birisini tercih eden CHP şimdiden niyetini ortaya koymuş oldu. Kısacası, 7 Temmuz’da mahkeme Aksoy’u özgür bırakmazsa yeni bir süreç başlayabilir. Tüm bu gelişmeler neticesinde anlaşılan Menemen’de yaz bir hayli sıcak geçecek!

BİR OTEL VAKASI!
Siyasi partilerde görev yapanların sandık merkezli çalışmaları, üye listeleri güncellemesi gibi konularda uzmanlıkları bilinir. Pandemi nedeniyle uzun süredir sahaya çıkamayan ve yüz yüze iletişimi askıya alan siyasetçiler normalleşmeyle birlikte değişik yöntemler geliştirmeye başladı. Size normal olanı kenara bırakıp anormal bir durumdan bahsetmek istiyorum. Kuşadası bir turizm bölgesi olarak İzmirlilerin de her zaman ilgisini çekmiştir. Özellikle adaya yakın İzmir’in ilçeleri her anlamda büyük rağbet gösterir. İddialara göre İzmir’in metropol dışı ilçelerinde şu anda görev yapan AK Partili bir ilçe başkanı yanında iki arkadaşıyla birlikte ismini herkesin bildiği Charisma De Luxe Hotel’e eğlenmeye gider. Bir ortamda yemek yerken yan masada duran bir hanımefendi dikkatlerini çeker. İlçe başkanı ve arkadaşları ilgiyi artırınca karşı taraf oldukça rahatsız olur. Bu durumda uyarılara kulak asmayan üç arkadaş ne yazık ki kötü bir sonuçla karşılaşır. Hanımefendi boks ve yakın dövüş teknikleri konusunda milli denilebilecek kadar deneyimde bir isimdir. Üç kişiye aynı anda dersini veren hanımefendi iki arkadaşın gözünü morartır. Hatta birisinin kaşı yarılır. İlçe başkanı ise kargaşadan yararlanarak salondan koşarak kaçar. Tabi ki olay emniyete yansımadan çözülür. Çünkü hanımefendiden bir güzel dayak yedikten sonra şikayetçi olmak aynı zamanda rezil olmak demektir. Yiğitliğe leke sürdürmeyen üç arkadaş acilen İzmir’e dönerler. İlçe başkanı hasar almamıştır ama sopayı yiyen arkadaşları başka bir kente iş görüşmesine giderler. Amaç gözlerdeki morarmaları geçirmek, kaşlardaki açılmayı kapatacak zaman kazanmaktır. Yakınlarına seyahate çıktıklarını, bir ihale nedeniyle şehir dışında olduklarını söylerler.