Akşener mi İnce mi?

Yayın Tarihi 09 Mayıs 2018

Akşener mi

İnce mi?

Ülkemiz 24 Haziran Seçimleri ile yeni bir yol ayrımına geldi.

Bu seçimden sonra büyük tartışmalar içerisinde referandumdan geçen cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçeceğiz.

Sistemi beğenebiliriz ya da beğenmeyebiliriz. Lakin önümüzde anayasal bir gerçeklik var.

Seçime bu sistemle gideceğiz.

Görünen o ki bir tarafta AKP-MHP bloğunun oluşturduğu Cumhur ittifakı, diğer tarafta ise CHP-SHP-SAADET-İYİ PARTİ’nin oluşturduğu Demokrasi İttifakı olacak.

Şunu net ifade etmeliyim ki sosyal demokrat kimliğe sahip biri olarak bugüne kadar CHP dışında hiçbir partiye oy vermedim.

Lakin bu seçim başka. Bu seçim partiler üstü bir seçim.

CHP, ne yazık ki bu ülkede yüzde 20-30 arasında oy oranına sahip.

Bundan dolayı CHP'ye kızamıyorum.

Günümüzde ülkemizin birçok şehrinde devletin fakirleştirme politikasıyla cahil bırakılmış ve sosyal yardımlarla bağımlı hale getirilmiş vatandaşlarımıza empoze edilen “CHP Komünist Parti”, “Dinsiz Parti” söylemleri ve oluşturulan algı 2000'li yılların Türkiye'sinde hala devam etmekte.

Ayrıca bu örneklerde kesinlikle mübalağa etmiyorum.

Birebir duyduğum ve CHP için kullanılan sözler bunlar.

CHP ile ilgili örneklerimde inanın eksiklik var fazlalık yok.

Ama net olarak şunu ifade etmeliyim ki, bu tespit kimseyi hor görme yahut ötekileştirme anlamı içermiyor.

Ve bu durumdan dolayı bilinçli olarak cahil bırakılan halkımızın tek bir kusuru, günahı yok.

Ne acı değil mi? Komünizmin yaşamadığı bir dünyada komünist bir CHP var!

Görünen o ki AKP'ye alternatif olabilecek, muhafazakar tabanın isteklerine yanıt verebilecek aynı zamanda Atatürkçü bir merkez sağ parti eksikliği net olarak gözükmekte.

Merkez sağ parti tanımına en uygun parti de İYİ Parti sanki...

Tüm eksikliklerine rağmen kimi milliyetçi, kimi ulusalcı, kimi muhafazakar kimi liberal kimlikleriyle merkez sağ partiler hala bu ülkenin çimentoları.

Ve tüm yaşananlara rağmen Türk seçmeninin sağduyusuna güveniyor, vatandaş olarak hala umudumu sürdürüyorum.

Ülkenin siyasi profilinin çoğunluğunun sağ seçmen olduğunu düşündüğümde de şunu rahatlıkla kendime söyleyebiliyorum:

Sağ seçmeni elinde bulunduran iktidara karşı alternatif olacak yegane denge unsuru bir merkez sağ partidir.

Bu nedenle 24 Haziran Seçimleri’nde farklı bir yol izlemeliyiz diye düşünmekteyim.

Ben CHP’nin mecliste her zaman güçlü olmasından yanayım. Bunun için milletvekili seçimlerinde oyum yine CHP’ye olacak.

Lakin Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nde Muharrem İnce’ye çok inansam da kendisine oy vermeyi düşünmüyorum.

Biliyorum ki seçim ikinci tura kalacak. Ve ikinci turda iki aday yarışacak.

Ülke profiline baktığımızda seçmenin yüzde 65’i sağ seçmen.

Ben daha pragmatik bir çözümden yanayım.

CHP komünist parti”, “dinsiz parti” söylemlerinin yıkılmadığı bir ülkede oyum boşa gitsin istemiyorum.

Milletvekili Seçimleri’nde oyum CHP’ye, Cumhurbaşkanı Seçimi’nde Meral Akşener’e olacak.

En mantıklı yol bu gibi geliyor bana...