Ahmet Necdet Sezer'i anmak

Yayın Tarihi 13 Eylül 2017

Siyaset, kimseyi kahraman yapmak ideali değildir.
Böyle bir şey söz konusu dahi olamaz. Buna rağmen siyasetçiler, belli dönemlerde kahraman olmak isteyebilirler. 
Zannederler ki, tarihe geçişin en makbul yöntemi budur.
Hiç de öyle değildir aslında…
Bu ‘makbul yöntemi’ seçmeyen ender siyasi kimliklerinden birisi de Ahmet Necdet Sezer’dir.
Kimdir Ahmet Necdet Sezer?
Sezer’in soyadı, Kafkasya’dan Balkanlar’a göçerek, tarihi Osmanlı kasabalarından Serez’e yerleşmiş büyük dedelerinden gelir. Serez, harf değişikliğine uğrayarak ‘Sezer’ olmuş.
Afyon’da doğan, ilk öğretim ve lise yıllarını burada tamamlayan Sezer, devlet görevine, 1962’de hakim adaylığı ile başladı, 2000 yılının Nisan ayında, Cumhurbaşkanlığı için 5 Parti Genel Başkanı’nın ortak adaylığı ile devam etti.
16 Mayıs 2000’de devletin en tepesindeydi; 10. Cumhurbaşkanı olmuştu Sezer.
Makam ve mevki hiç değiştirmedi Sezer’i.
Kendisi her zaman olduğu gibi devletin çıkarlarını her şeyin üstünde tutan Cumhuriyet ve Atatürk sevdalısı bir vatandaştı. 
Cumhurbaşkanlığı süresince de ülke bütünlüğüne, ulusal birliğe ve siyasal rejime yönelik; çok boyutlu, giderek artan, iç-dış tehdit ve risklerle, Cumhuriyet'in kuruluşundan itibaren süre gelip bugün de etkinliğini artırarak devam eden irtica tehlikesiyle mücadele etmiş, toplumsal-bireysel yaşamı nereden nereye getirdiğini çok iyi analiz etmiştir.
Hukukun üstünlüğü, devletin ve rejimin sürdürülebilmesi konusunda net tavır takınmış, seçilmişler kadar atanmışların da görev ve sorumluluğunu her zaman dile getirmiştir.
Anayasa'daki ulusçuluk anlayışının ırksal ve dinsel öğelere dayanmadığını, tüm yurttaşların Türk Ulusu olarak adlandırılmasının etnik kökenli yurttaşların 'azınlık' durumuna düşmesini önleyen büyük bir güç olduğunu savunmuştur.
Cumhurbaşkanlığı görevini tamamladıktan sonra kendisine hediye edilen toplam bin 243 parça değerli eşyayı demirbaş olarak kaydettirip devlete bırakmıştır. 
Devlet törenleri hariç, kendisine düzenlenmek istenilen karşılama ve uğurlama törenlerini yaptırmamıştır.
Her yıl kendisine verilen ödeneklerden tasarruf yapan ilk Cumhurbaşkanı’dır. Görev süresini oluşturan 7 yıl boyunca kendisine tahsis edilen 183 milyon liranın 61 milyon lirasını devlete geri vermiştir.
Cumurbaşkanlığı kimliği dışında insani vasıfları da ön plandadır Sezer’in…
Cumhurbaşkanlığı döneminde oğlunu Çankaya Köşkü'nde gerçekleştirdiği bir törenle evlendirmiş, o günkü sayaçları not ettirip elektrik ve su faturaları da dahil tüm masrafları cebinden karşılamıştır.
Çankaya'da çok sade bir nikâh töreni yapan Sezer, sınırlı sayıdaki davetlilerin hediyelerini dahi kabul etmemiştir. O gün Çankaya Köşkü'nün şoförlerinin çalıştırılmadığı, izinli şoförlerin eşleriyle birlikte davetliler arasında olduğu, konukların çoğunun taksiyle gelip ve nizamiyede inip, tören salonuna kadar yürümüş oldukları unutulmamalıdır. 

Hatta düğün yemeği de yine Çankaya Köşkü’nün aşçılarına yaptırılmamış, dışarıdan sipariş edilmiştir.
Cumhurbaşkanlığı forsunu sosyal yaşamın hiçbir alanında kulanmamış, trafikte kırmızı ışıkta beklemiş, sivil aracıyla gezmiş, market alışverişinde sade vatandaş gibi sıraya girmiştir.
Ahmet Necdet Sezer Türkiye’nin ilk ve tek partisiz, gerçek manada ‘Sivil Cumurbaşkanı’dır.
Ahmet Necdet Sezer, 13 Eylül 1941 doğumludur.
Sayın Sezer’in bugün yaşgünüdür.
İyi ki doğdunuz, iyi ki bizim Cumhurbaşkanımız oldunuz sayın Ahmet Necdet Sezer…
Nice senelere…