Adı; tescilli hizipçi

Yayın Tarihi 28 Ağustos 2014

Oldum olası hizbe, hizipçiye, hizbin olduğu her şeye tilt olmuşumdur. Her alanda hizbin insani değerlerin bir payandası olmaması gerektiğini düşünüyordum. Ancak etrafımıza baktığımızda hizbin maalesef insani değerlerin içine girmiş bir vüritik, bulaşıcı malzeme ve egoistlik yoldaşlığı olduğu tanısı ile ortaya çıktığını gördük, görmeye de devam ediyoruz.

Hizipçi ve hizipte toplumsal birliktelikten ziyade kişisel beklenti ve menfaatler daha ön plana çıkmaktadır. Hele hele erk kavgası varsa hizipçi erk kavgasında her yolu denemeyi kendine düstur edinir ki ahlak payandası bile ayaklar altına alınır, her yol mubahtır deyişi ön plana çıkar.

Yıllardır ülkemizde siyaset kavramı içinde akmaz kokmaz zihniyet yapısını her zaman eleştiren, halktan kopuklara karşı tepki gösteren ve halka rağmen siyaset yapmaya çalışan ve başarılı olacağına sadece kendini inandırmış hayalperestlerin bir türlü zihniyet temizlenmemesi yaşamamaları beni derinden üzmüştür. Artık umudumda bu kişilik bunalımı ve kompleksi içinde olan yapıdan kalmamıştır.

Kim bu hizipçi, ne yapar, neden hoşlanır, neden hoşlanmaz?

Herkesten çok daha iyi siyaseti bilir. Onun bilgisi, birikimi tektir. Kim ne derse desin onun tabuları hayatı şekillendirir.

Halktan uzaktır, salonlardan çıkmaz, esnafın arasına karışmaz, yürümez araçla gezer. Entel, kült, burnu Kaf dağını aşar, hatta uzay bilimcilerinin bile keşfedemediği uzak bir gezegende gezinir.

Eleştirmekte üstüne adam tanımaz. Hiçbir zaman memnun olmaz. Hep ben der.

Yolda gördüklerini tanımaz. Selam alsa bile tanıyor gibi yapar. Selamlaştıktan sonra arkadan konuşmayı sever. Yüzüne karşı konuşmaz. Eğer yalnız ise yanında kendi ayarında birileri varsa ondan güç alarak sana hizipçiliğini ispatlarcasına eleştiri yapar.

Sen bir erk sahibiysen sana yanaşır. Seni kullanmaya çalışır. Kullandığı sürece seni iyi tarif eder, işi bitince ve menfaatine ters düşünce de tu kaka yapar. Senden daha kötüsü olmaz.

Kadın hamamlarında yapılan dedikodudan daha fazla dedikoduyu sever. Her söylenileni alır, aldığına yüzlerce ekler, işine geldiği gibi yön verir.

Kimlikçidir. Kimliğini bir şekilde ön planda tutar. İnancına bağlı gibi görünür. Anacak asla inançlı değildir. Çünkü inançlı insanlar hizip yapmaz. Hizbin bir diğer paydaşı da gıybet olduğu içindir.

Kindardır. İçindeki kini ilk fırsatta kusar. Yol arkadaşları da kendi gibidir.

Toplumsal beklentileri asla olmaz. Çünkü vatan-millet-halk onlar için önemsizdir. Tek istekleri kişisel iktidarlarıdır.

Egoizmleri tavandadır. Asla tavandan sökemezsiniz. Çok güçlü yapışmıştır!

Her kesimle ilişki kuramazlar. Arkadaş sayıları sınırlıdır. Her zaman onlarla oturup kalkarlar. “Körler sağırlar birbirini ağırlar” düşüncesi hep ortamlarında yaşayan bir gerçektir.

İşlerine geldi mi, değişim dönüşüm derler. İşlerine gelmedi mi, ne değişimi dönüşümü derler.

Çağı tanımazlar çünkü hep onların çağının yaşanmasını etraflarına dikte ederler. Kendilerini buğday ambarında hissederler.

Etraflarına kişiliklerini hep farklı gösterirler, asıl kişiliklerini erklerini yitirdiklerinde ortaya sererler.

Hiçbir zaman siyasette varlık gösteremezler. Kendilerinden daha başarılı olanlara da her zaman muhaliftirler. Bir yere aday yapılmazlarsa veya kendilerinden umutları kesilince muhalifliği seçerler.

Bu kişiler hasbelkader siyasette mevki makam sahibi olurlarsa halka rağmen at gözlüğü kullanırlar kimseyi tanımazlar. Hazmedememe sorunlarından dolayı sürekli gastroenteroloji uzmanı doktorlarla işleri sıkıdır.

Bu kişilerin çoğu lobilerle ilişki kurarlar. Hep bir ağabeyleri vardır veya kendileri gibi birkaç kişinin arkasına sığınarak çalışırlar ve siyaset yaparlar.

Sonuç olarak bıktık artık bu hizipçilerden. Oturun evinizde hizbiniz batsın demekten başka çare yoktur. Sizin hizbinizden dolayı bugün cumhurun başında RTE vardır.

Son olarak CHP'de siyaset yapan delegeye sesleniyorum. Kurumsal kimliğin başı genel başkana diktatör diye hitapta bulunan zavallıların CHP kimliğine ne saygısı nede bağlılığı mümkündür. CHP'nin Sosyal Demokrat çizgisini keskinleştirmesini, Sosyal Demokrat halkçı iktidarın kurulmasının önünün açılması için şart olduğuna inanıyorum. Ve Kemal Kılıçdaroğlu'nun CHP'yi kesinlikle özlenen bu çizgiye oturtacağını bekliyorum. Bunu yapacağına da inanıyorum. Hizipçiye ve hizipçilere rağmen…