Adana Aladağ'daki yurt yangını…

Yayın Tarihi 07 Aralık 2016

Adana’nın Aladağ ilçesinde ihmaller sonucu öğrenci yurdunda meydana gelen faciada 11 çocuk ve bir eğitmen hayatını kaybetti.

Ülkenin her yanına ateş düşürdü bu yangın…

Yurt yangını ardından ne söylesek hep bir taraf eksik kalacak galiba…

Yapılan incelemeler neticesinde yangının çıkış nedenine ilişkin bilirkişi raporu açıklandı.

Raporda yer alan “yangın merdivenine açılan kapının kolunun olmadığı” ifadesi ise tam manasıyla dehşet vericiydi.

Yangın sonrası “Başka yurt yoktu” diyen aileler de vardı “Parasız yurttu zaten, şikayet edemezdik” diyen aileler de. Hatta “Eleştirme şansımız ve başka seçeneğimiz yoktu, mecburduk” diyen aileler de…

İşte yaşanan bu tradeji sonrası hayatını kaybeden çocukların ailelerinin yaşadığı yoksunluk, her şeye razı gelme ve çaresizlik ise ülkemizin acı gerçeği ne yazık ki…

Ailelerin verdiği bilgiye göre daha önceki yıllarda bir devlet yurdu vardı Aladağ'da. Yurt yıkılınca, yerine yenisini yapmadı devlet. Bu durumda, tek çare bu yanan yurt oldu. 

Ulaşımı oldukça sıkıntılı olan bu yurt için tüm başvurulara rağmen belediye bir araç tahsis etmedi. Aileler okul açıldığından beri evlatlarını 3-4 kez görebildiklerini söyledi.

Özel Aladağ Tahsil Çağındaki Talebelere Yardım Derneği tarafından ücretsiz olarak işletilen bu yurt sözüm ona yoksul aile çocuklarına yardım amaçlı kuruldu.

Bu olayda görüldüğü gibi vakıf, dernek, cemaat ve tarikat yurtlarına küçük çocukların yerleştirilmesi ve oralarda belirli amaçlara hizmet için yetiştirilmelerine göz yumulması inanılır gibi değil.

Devlet 18 milyondan fazla çocuğun onurlu, düzgün bir yaşam sürmeleri, sağlıklı, huzurlu, dengeli, çağdaş, insani ve evrensel değerlere bağlı yurttaşlar olarak yetiştirmeleri için gerekli ortamın sağlanmasından sorumluysa eğer neden vakıf, dernek, cemaat ve tarikat yurtlarına eğitim sistemini bırakır anlaşılır gibi değil.

Ayrıca devlet öğrenciler adına gereken tedbirleri almak ve çocuklarımızı her türlü tehlikeye karşı korumak, can güvenliklerini sağlamakla yükümlüyken bu hadiselerin yaşanması çok üzüntü verici.

Devletin yurtlar konusunda somut adımlar atma zamanı gelmiş hatta geçmektedir. Sorumluluğu altındaki bu çocukların eğitimini, barınmasını sağlamalı, eğitim sistemini; belirli amaçlara hizmet eden; çoğu dini esaslara göre eğitimi şekillendirmek isteyen, eğitimin laik yapısını yok etmeye çalışan bir kısım tarikatların, cumhuriyet düşmanı vakıf, dernek veya cemaatlerin elinden almalıdır.

15 Temmuz kalkışması cemaatlerin ülkemiz üzerindeki tehlikesini çok net gözler önüne serdi.

Ülkemiz çocuklarının onurlu ve güvenli bir eğitim alması başta Milli Eğitim Bakanlığı’nın olmak üzere devletin Anayasal görevidir.

İnsan hayatı inanın bu kadar ucuz değildir.

Geleceğimize değer veriyor ve ülkemizi seviyorsak, insanımıza değer vermeli ve insana yatırım yapmalıyız.

Kazanılacak hiçbir rant geleceğimizin teminatı gençlerimizin hayatlarından önemli değildir.