Acımasız hayat

Yayın Tarihi 06 Ağustos 2020

Kuşun ruhuyla ve kedinin düşmanlığıyla kalmıştım işte, düşünce yalnızlığımda... Doğa bu ne yapacaksın? Kanun döngü falan işte, kime sitemin der gibi baktı bana şaşkınlığım... İnsanların içgüdüsel saldırılarına alışkınım da, kedinin içgüdüsel tavrını yediremiyorum kendime ben.

Kuşun ruhuyla ve kedinin düşmanlığıyla kalmıştım işte, düşünce yalnızlığımda...

Doğa bu ne yapacaksın? Kanun döngü falan işte, kime sitemin der gibi baktı bana şaşkınlığım...

İnsanların içgüdüsel saldırılarına alışkınım da, kedinin içgüdüsel tavrını yediremiyorum kendime ben.

Ya da kendi kendime kızdım, o anda önümde olan katliama yetişemediğime! Sanki yetişsem ne olacak onun kafası kedinin ağzında  diğer yarısı benim elimde kalacak!

Etrafımızda olup biten şeylere de benim gibi yaklaşıyoruz işte .. Ya da yaklaşamıyoruz öylece yiyişini seyrediyoruz canavarların, sessizleri sömürmesini. Sonra kızıyoruz benim gibi, tıpkı benim gibi kızıp klavyelerde alıyoruz sinirli soluğumuzu... Tecavüzlere, hırsızlıklara, sömürülere, haksızlıklara nedense bir şey yapamıyoruz. Kendi acizliğimizde, sanki Tanrıymışız gibi bir ekosistem oluşturmuşuz gidiyoruz işte...

Çok kızdım çok!                      

*

Bu doğa niye böyle? Niye Tanrı el koymadı kuşun çaresizliğine! Yoksa kedilerden mi yanaydı O da.

Hadi insanoğlunda irade, akıl falan var da şu şuursuz kediye bu özgürlük niye!? (Peki kötülere niye?)

Tanrının iyi-kötü hiçbir canlının iradesine karışmamasına çok bozuluyorum bazen. Bazı şeylere karışıp bazılarına karışmamalı bence. Bir gün bana sormaya tenezzül ederse, bir çift lafım olacak O’na.

Yemekse veriyordum suyuna kadar...

Çok bozuldum yahu! Çok gücendim ben o gün.

Tanrıya, kediye,insanlara, kendime...

Sonra şu şiir takıldı yüreğime;

*

"Öyle parçalandım ki ömrümde

Sevgiyle öfke arasında,

Sevgimi öfke vurdu

Öfkemi sevgi kaçırdı

İçim parçalandı arada." - Can Yücel