AB İlerleme Raporu’nda İBB Çete davası ne arıyor?

Yayın Tarihi 01 Kasım 2013

Avrupa Birliği Ekim Ayı İlerleme Raporu’nda İzmir Büyükşehir Belediyesi Çete davasının yer aldığı ortaya çıktı.¶

AB Raporunda İBB Çete davasının ne işi vardı?

İzmir Büyükşehir Belediyesi kaynakları ve bu davada yargılananlar AB raporunda yer aldıklarını biliyorlar mıydı?

Bilindiği gibi, AB 2013 yılı ilerleme raporu zamanlaması ve üslubu ile tartışmaya neden olmuştu. AB ile Müzakereden Sorumlu Devlet Bakanı Egemen Bağış, AB İlerleme Raporu’nun Kurban Bayramı’ndan sonra yayınlanmasını istemiş ancak rapor hemen kurban bayramı öncesi yayınlanmıştı. Diğer tartışma konusu ise raporun üslubu üzerine olmuştu. Raporda kullanılan dili eleştiren Egemen Bağış’a da AB ilerlemeden sorumlu çevrelerden aynı tonda yanıt gelmişti. AB çevreleri de bakanın üslubuna dikkat çekmişlerdi.

Daha önceki raporları okuyup içinden kamuoyu ile paylaşacağım önemli gördüğüm yerleri aktarmıştım. Bu kez de zaten içinde yaşadığımız gelişmelerin yer aldığı raporun mantığına bakayım diye incelemek istedim.

Raporu AB internet sitesinden indirip Türkçesini okuduğumda bir sürprizle karşılaştım. Raporun “Yolsuzlukla Mücadele” bölümünde İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı’nın yargılandığı yolsuzluk ve suç örgütü davasından bahsediliyordu!

Bana göre asla bir suç örgütünün olmadığı davaya Avrupa Birliği’nin ilgi göstermesi yargılanan sanıklar yönünden olumlu olabilirdi. Ama raporun bu bölümünün mantığına baktığımda bu raporda bu davanın neden yer aldığı sorusu oluştu.

Bilindiği gibi Türkiye Avrupa’ya her yıl çeşitli kalemlerde yaptığı çalışmaları, açılan fasıllarla ilgili gelişmeleri sunuyor. Avrupa da bu fasıllar ve kendisine gönderilen gelişmelerle ilgili doğru olup olmadığını, yeterli olup olmadığını denetliyor.

Raporun şu bölümünü aktarayım da daha iyi anlayalım: “Yolsuzlukla mücadele politikası:

2010-2014 Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Stratejisi ve Eylem Planının uygulanmasına devam

edilmiştir. Yolsuzlukla ilgili konulardan sorumlu çalışma grupları çalışmasını tamamlamış ve

Stratejinin uygulanmasını denetleyen Bakanlar Komitesine rapor vermişlerdir.”

Çalışma grupları İBB çete davasını AB raporuna nasıl sundu? Bakın işte, Türkiye yolsuzlukla mücadele ediyor, işte örneği İzmir mi dedi?

Avrupa Birliği ihaleye fesat karıştırma suçunda yapılan yasal değişiklikle menfaat olmaması durumunda cezanın alt sınırının düşürülmesini eleştiriyor. Raporda şöyle deniliyor: “İhaleye fesat karıştırma suçuna verilen hapis cezalarının süresi kısaltılmıştır. İhaleye fesat karıştıran devlet memurlarına verilen hapis cezaları 5-12 yıldan 3-7 yıla indirilmiştir. Kamu kurumu zarara uğratılmadığında, ceza daha da azaltılarak 1-3 yıla indirilmektedir. Türkiye’nin yolsuzlukla ilgili tüm vakalara yönelik caydırıcı cezalar getirmesi gerekmektedir.”

Dikili’de 12 Eylül sonrası demokrasi mücadelesi ile gündeme gelmiş ve suyu halka bedava vermesi ile yargılanmış Belediye Başkanı Osman Özgüven ve arkadaşlarının yargılandığı dava bu yasal düzenlemeye maruz kalmıştı. AB ne demek istiyordu?

 

* * *

 

“Caydırıcı cezalar” kısmını birileri durumdan vazife çıkarma anlayışı ile ele alırsa İBB davası da riske girer. İBB Başkanı Aziz Kocaoğlu’nun Çete lideri olarak yargılandığı dava İzmir’i, Türkiye’yi aştı artık Avrupa davası oldu!

 

Aziz Kocaoğlu’na önerim derhal AB’ye bu dava ile ilgili bilgilendirme raporu hazırlanıp gönderilmesidir!

Bu dava yolsuzluk davası değildir. Türkiye’nin yolsuzlukla mücadelede örnek davası değildir.

Bu dava fezlekesinden de anlaşılacağı üzere siyasi davadır. CHP’nin yönetimde olduğu ve başkanı Aziz Kocaoğlu’nun “dürüst” kimliği ile simgelendiği İBB’ye yönelik siyasi bir davadır. Davaya gelen raporlarla da görüldüğü üzere bir kuruşluk menfaat temin edilmediği teker teker ortaya çıkmaktadır.

Bu davada çete yoktur. İBB yönetim şeması çete diye iddianameyle sunulmuş adeta devletin bir organı çete diye yargılanmaya çalışılmıştır.

İBB çete davasının AB raporunda ne aradığının yanıtını ileride daha iyi anlayacağız!