7256 sayılı Yasada, Daha Önce Sigortalılık Süresi Durdurulan Bağ-Kur Üyelerine Taksit İmkanı Unutulmuş!

Yayın Tarihi 10 Aralık 2020

7256 sayılı Yasada, Daha Önce Sigortalılık Süresi Durdurulan Bağ-Kur Üyelerine Taksit İmkanı Unutulmuş!

Bilindiği üzere, vergi ve sigorta prim alacakları başta olmak üzere birçok kamu alacağının yeniden yapılandırılarak tahsilini öngören ve istihdamın teşvikine ilişkin düzenlemeleri içeren 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 17 Kasım 2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Takiben, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2020/45 sayılı Genelge yayınlanmıştır.

Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı kanun kapsamına giren borçlarını yeniden yapılandırmak isteyen vatandaşların, 31 Aralık 2020 tarihine kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına başvuru yapmaları gerekmektedir.

VUK kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar, idari para cezaları, gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları, sigorta primleri ve topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, il özel idarelerinin, asli ve fer’i amme alacakları, Belediyelerce tahsil edilen bütün vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar, TOBB üyelerinin oda ve borsalara, esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları odalara, TÜRMOB'a, barolara, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile ihracatçı birliklerine ait olan aidat ve diğer bazı alacakları vb. diğer kamu alacaklarına 2 aydan az olmamak üzere 6, 9, 12 ve 18 eşit taksitte ödeme imkanı sağlanmıştır.

Yapılandırma kapsamına giren kamu alacağı tutarı yaklaşık 500 milyar TL. olup, bunun yaklaşık 165 milyar TL.’si Sosyal Güvenlik Kurumu’nun  önceki dönemlere ait Sigorta primi, Bağ-Kur primi, işsizlik sigortası primi, emekli keseneği ve kurum karşılığı, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi, topluluk sigortası primi, asgari işçilikten kaynaklanan fark/eksik prim, idari para cezası, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı, rucü borçları ile yanlış ve yersiz ödenmiş olan gelir ve aylıklar yeniden yapılandırılmasından oluşmaktadır.

Her ne kadar yasal düzenleme ile çok geniş bir kamu alacağı yapılandırılması öngörülmüş ise de; bugün Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kamu alacaklarından “Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlar” için yapılan düzenleme ele alınacaktır.

Bu bağlamda,

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “kesinleşmiş alacakların yapılandırılması” başlıklı 2’inci maddesinin 18’inci fıkrasında:

Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun mülga hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren iki ay içinde (1 Aralık 2020 – 1 Şubat 2021 tarihleri arasında) Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek onbirinci fıkra hükümlerine göre hesaplanmasını talep edebilirler. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi (1 Mart 2021) içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilecektir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz” hükmü yer almaktadır.

Benzer bir düzenleme de 7256 sayılı Kanunun 34 ncü maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen GEÇİCİ 82 nci maddede yer almıştır.

Burada her ne kadar 7256 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği ay takip eden ay başından itibaren 2 ay içinde Kurama müracaat ve Kurumca hesaplanan borcun tebliğini takiben 3 ay içinde de ödenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 2020/45 sayılı genelgeye bağlı Ek-2 formunda başvurunun en geç 31 Aralık 2020 tarihine kadar ve borcun ödenmesinin ise 01 Mart 2021 tarihine kadar yapılması bildirildiğinden, HER HANGİ BİR HAK KAYBINA UĞRANILMAMASI İÇİN GENELGEYE GÖRE HAREKET EDİLMESİNİ ÖNERİRİZ.

Anılan kanuna istinaden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 18 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan 2020/45 sayılı Genelge ekindeki “Bağ-Kur üyelerinin borçlarının yapılandırılması için hazırlanan “5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamındaki sigortalıların, Kurumumuza olan borçlarının ve durdurulan sürelerinin 7256 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılandırılmasına İlişkin Başvuru Formu”nda da;

5510 sayılı Kanunun Geçici-17’nci, Geçici-63’üncü ve Geçici-76’ncı maddesine istinaden durdurulmuş sigortalılık sürelerinin ihya edilmesinin talep edilmesi halinde, 2020/45 sayılı Genelgenin Ek-2 başvuru formuna göre;

  • Durdurulan sigortalılık süresinden kaynaklanan borçların tamamı en geç 1/3/2021 tarihine kadar,

  • Prim borçları için ise peşin ödeme talebinde bulunulmuş ise en geç 1/3/2021 tarihine kadar,

  • Daha önceki kanunlara göre durdurulan sigortalık kısmına değil de daha sonraki prim borçlarından kaynaklanan kısmi için taksitle ödeme talebinde bulunulmuş ise talep edilen taksit süresi içinde, ödenecektir.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Gerek 7256 sayılı kanun gerekse anılan kanuna istinaden SGK tarafından yayımlanan 2020/45 sayılı genelge birlikte değerlendirildiğinde;

Kendi adına ve hesabına çalışanlardan, Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanların kuruma başvurması halinde, anılan kanunun 2’nci maddesinin 11’inci fıkrasına göre hesaplanacak prim tutarlarının tamamının 01/03/2021 tarihine kadar taksit yapılmaksızın ödenmesi halinde sürelerin ihya edileceği, aksi halde hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde ödenmemesi halinde ihya işleminin geçersiz sayılacağı belirtilmiştir.

Oysa, yukarda da belirtildiği üzere; kanun koyucu tüm kamu alacaklarına çok cüzi bir faiz oranı eklemek suretiyle 6, 9, 12, 18 taksit ile borçları yapılandırma imkanı getirmiş iken, kendi adına veya hesabına çalıştığı süre içerisinde ekonomik sebeplerden dolayı Bağ-Kur prim borcunu yatıramayan ve önceki yasal düzenlemeler ile sistemde sigortalılık süreleri durdurulan vatandaşlara, DURDURULAN SİGORTALIK KISMİ İÇİN TAKSİTLE ÖDEME İMKANI GETİRİLMEMESİ özellikle şu pandemi döneminde zor günler geçiren ve parasal birikimi olmayan vatandaşlarımız, esnaf ve sanatkarlarımız yönünden eksik bir düzenlemedir.

İmkanları oldukça kısıtlı olan bu vatandaşlarımıza taksit imkanının tanınmayışının dikkatten kaçtığını düşünüyor ve İlgili Bakanlığın dikkatini çekmek istiyoruz.

Dolayısıyla, yasal düzenlemedeki amaç; vatandaşların kamuya olan borçlarının daha uygun koşullarda ödenmesine imkan sağlamak olduğundan, Kanunun amacına ulaşması ve mağduriyetlerin giderilmesi için; sigortalılık süreleri geçmiş kanunlar ile durdurulan ve bugün bu süreleri ihya etmek isteyen vatandaşlarımıza da bu borçlarına diğer kamu alacaklarında olduğu gibi 6, 9, 12, 18 taksitler halinde ödeme imkanı tanınmasının elzem olduğu, eşitlik, hak ve adalet yönünden daha isabetli olacağı görüşündeyiz.

Bilindiği üzere, vergi ve sigorta prim alacakları başta olmak üzere birçok kamu alacağının yeniden yapılandırılarak tahsilini öngören ve istihdamın teşvikine ilişkin düzenlemeleri içeren 7256 sayılı “Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun” 17 Kasım 2020 tarihli ve 31307 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.

Takiben, Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından 2020/45 sayılı Genelge yayınlanmıştır.

Resmi Gazetede yayımlanan 7256 sayılı kanun kapsamına giren borçlarını yeniden yapılandırmak isteyen vatandaşların, 31 Aralık 2020 tarihine kadar ilgili kamu kurum ve kuruluşlarına başvuru yapmaları gerekmektedir.

VUK kapsamına giren vergiler ve vergi cezaları ile bunlara bağlı gecikme faizleri, gecikme zamları gibi fer’i alacaklar, idari para cezaları, gümrük yükümlülüğü doğan ve Ticaret Bakanlığı’na bağlı tahsil daireleri tarafından takip edilen gümrük vergileri, idari para cezaları, faizler, gecikme faizleri, gecikme zammı alacakları, sigorta primleri ve topluluk sigortası primleri, emeklilik keseneği ve kurum karşılığı, işsizlik sigortası primi, sosyal güvenlik destek primi, il özel idarelerinin, asli ve fer’i amme alacakları, Belediyelerce tahsil edilen bütün vergiler, vergi cezaları, gecikme faizleri, gecikme zamları, su, atık su ve katı atık ücreti alacakları ile bunlara bağlı fer’i alacaklar, TOBB üyelerinin oda ve borsalara, esnaf ve sanatkarların üyesi oldukları odalara, TÜRMOB'a, barolara, Türkiye İhracatçılar Meclisi ile ihracatçı birliklerine ait olan aidat ve diğer bazı alacakları vb. diğer kamu alacaklarına 2 aydan az olmamak üzere 6, 9, 12 ve 18 eşit taksitte ödeme imkanı sağlanmıştır.

Yapılandırma kapsamına giren kamu alacağı tutarı yaklaşık 500 milyar TL. olup, bunun yaklaşık 165 milyar TL.’si Sosyal Güvenlik Kurumu’nun  önceki dönemlere ait Sigorta primi, Bağ-Kur primi, işsizlik sigortası primi, emekli keseneği ve kurum karşılığı, sosyal güvenlik destek primi, isteğe bağlı sigorta primi, topluluk sigortası primi, asgari işçilikten kaynaklanan fark/eksik prim, idari para cezası, SGK tarafından takip edilen damga vergisi, özel işlem vergisi ve eğitime katkı payı ile bunlara bağlı gecikme cezası ve gecikme zammı, rucü borçları ile yanlış ve yersiz ödenmiş olan gelir ve aylıklar yeniden yapılandırılmasından oluşmaktadır.

Her ne kadar yasal düzenleme ile çok geniş bir kamu alacağı yapılandırılması öngörülmüş ise de; bugün Sosyal Güvenlik Kurumu’nun kamu alacaklarından “Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlar” için yapılan düzenleme ele alınacaktır.

Bu bağlamda,

7256 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un “kesinleşmiş alacakların yapılandırılması” başlıklı 2’inci maddesinin 18’inci fıkrasında:

Köy ve mahalle muhtarları, kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlar ile tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanlardan, 5510 sayılı Kanuna, 2/9/1971 tarihli ve 1479 sayılı Esnaf ve Sanatkârlar ve Diğer Bağımsız Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kurumu Kanununun mülga hükümlerine ve mülga 17/10/1983 tarihli ve 2926 sayılı Tarımda Kendi Adına ve Hesabına Çalışanlar Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanlardan bu Kanunun yayımı tarihi itibarıyla ihya edilmemiş olanların kendileri veya hak sahipleri, bu Kanunun yayımı tarihini takip eden ay başından itibaren iki ay içinde (1 Aralık 2020 – 1 Şubat 2021 tarihleri arasında) Kuruma müracaat ederek, durdurulan sigortalılık süreleri için ödeyecekleri prim tutarının, sigortalılık süreleri durdurulmamış gibi değerlendirilerek onbirinci fıkra hükümlerine göre hesaplanmasını talep edebilirler. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içinde ödenmesi hâlinde durdurulan süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi (1 Mart 2021) içinde ödenmemesi hâlinde ihya işlemi geçerli sayılmaz ve bu fıkra kapsamında ödenmiş olan tutarlar ilgilinin başkaca prim borcunun bulunmaması kaydıyla faizsiz olarak iade edilecektir. Bu fıkra hükümlerinin uygulanmasında 3 üncü maddenin üçüncü fıkrasının (a) ve (b) bentleri hükümleri uygulanmaz” hükmü yer almaktadır.

Benzer bir düzenleme de 7256 sayılı Kanunun 34 ncü maddesiyle 5510 sayılı Kanuna eklenen GEÇİCİ 82 nci maddede yer almıştır.

Burada her ne kadar 7256 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği ay takip eden ay başından itibaren 2 ay içinde Kurama müracaat ve Kurumca hesaplanan borcun tebliğini takiben 3 ay içinde de ödenmesi gerektiği belirtilmiş ise de, 2020/45 sayılı genelgeye bağlı Ek-2 formunda başvurunun en geç 31 Aralık 2020 tarihine kadar ve borcun ödenmesinin ise 01 Mart 2021 tarihine kadar yapılması bildirildiğinden, HER HANGİ BİR HAK KAYBINA UĞRANILMAMASI İÇİN GENELGEYE GÖRE HAREKET EDİLMESİNİ ÖNERİRİZ.

Anılan kanuna istinaden, Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığı tarafından 18 Kasım 2020 tarihinde yayımlanan 2020/45 sayılı Genelge ekindeki “Bağ-Kur üyelerinin borçlarının yapılandırılması için hazırlanan “5510 Sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (B) bendi kapsamındaki sigortalıların, Kurumumuza olan borçlarının ve durdurulan sürelerinin 7256 Sayılı Kanun Kapsamında Yapılandırılmasına İlişkin Başvuru Formu”nda da;

5510 sayılı Kanunun Geçici-17’nci, Geçici-63’üncü ve Geçici-76’ncı maddesine istinaden durdurulmuş sigortalılık sürelerinin ihya edilmesinin talep edilmesi halinde, 2020/45 sayılı Genelgenin Ek-2 başvuru formuna göre;

  • Durdurulan sigortalılık süresinden kaynaklanan borçların tamamı en geç 1/3/2021 tarihine kadar,

  • Prim borçları için ise peşin ödeme talebinde bulunulmuş ise en geç 1/3/2021 tarihine kadar,

  • Daha önceki kanunlara göre durdurulan sigortalık kısmına değil de daha sonraki prim borçlarından kaynaklanan kısmi için taksitle ödeme talebinde bulunulmuş ise talep edilen taksit süresi içinde, ödenecektir.

açıklamalarına yer verilmiştir.

Gerek 7256 sayılı kanun gerekse anılan kanuna istinaden SGK tarafından yayımlanan 2020/45 sayılı genelge birlikte değerlendirildiğinde;

Kendi adına ve hesabına çalışanlardan, Sosyal Sigortalar Kanununa göre tescilleri yapıldığı hâlde prim borçları nedeniyle daha önceki ilgili kanunları uyarınca sigortalılık süreleri durdurulmuş olanların kuruma başvurması halinde, anılan kanunun 2’nci maddesinin 11’inci fıkrasına göre hesaplanacak prim tutarlarının tamamının 01/03/2021 tarihine kadar taksit yapılmaksızın ödenmesi halinde sürelerin ihya edileceği, aksi halde hesaplanan borcun tamamının ilk taksit ödeme süresi içerisinde ödenmemesi halinde ihya işleminin geçersiz sayılacağı belirtilmiştir.

Oysa, yukarda da belirtildiği üzere; kanun koyucu tüm kamu alacaklarına çok cüzi bir faiz oranı eklemek suretiyle 6, 9, 12, 18 taksit ile borçları yapılandırma imkanı getirmiş iken, kendi adına veya hesabına çalıştığı süre içerisinde ekonomik sebeplerden dolayı Bağ-Kur prim borcunu yatıramayan ve önceki yasal düzenlemeler ile sistemde sigortalılık süreleri durdurulan vatandaşlara, DURDURULAN SİGORTALIK KISMİ İÇİN TAKSİTLE ÖDEME İMKANI GETİRİLMEMESİ özellikle şu pandemi döneminde zor günler geçiren ve parasal birikimi olmayan vatandaşlarımız, esnaf ve sanatkarlarımız yönünden eksik bir düzenlemedir.

İmkanları oldukça kısıtlı olan bu vatandaşlarımıza taksit imkanının tanınmayışının dikkatten kaçtığını düşünüyor ve İlgili Bakanlığın dikkatini çekmek istiyoruz.

Dolayısıyla, yasal düzenlemedeki amaç; vatandaşların kamuya olan borçlarının daha uygun koşullarda ödenmesine imkan sağlamak olduğundan, Kanunun amacına ulaşması ve mağduriyetlerin giderilmesi için; sigortalılık süreleri geçmiş kanunlar ile durdurulan ve bugün bu süreleri ihya etmek isteyen vatandaşlarımıza da bu borçlarına diğer kamu alacaklarında olduğu gibi 6, 9, 12, 18 taksitler halinde ödeme imkanı tanınmasının elzem olduğu, eşitlik, hak ve adalet yönünden daha isabetli olacağı görüşündeyiz.

 

Son derece teknik olan bu yazının kaleme alınmasında bana destek sağlayan Müfettiş Atakan Çelik’e teşekkür ederim.

 

Son derece teknik olan bu yazının kaleme alınmasında bana destek sağlayan Müfettiş Atakan Çelik’e teşekkür ederim.

                                                                                                                       Saygılarımla,

                                                                                                                       Bahattin Çelik