30 Ağustos Zafer Bayramı kutlu olsun...

Yayın Tarihi 30 Ağustos 2017

Bugün 30 Ağustos Zafer Bayramı.

Kurtuluş Savaşı’nda Büyük Taarruz’un neticelendiği gün.

Türk tarihinin en büyük dönüm noktalarından biri olup, 1683 yılındaki 2. Viyana yenilgisinden beri sürekli toprak kaybederek geri çekilen Türk ordularının savunmadan çıkarak, taaruza geçtiği Başkomutanlık Meydan Muharebesi ve 30 Ağustos Zaferi’nin 95. yıldönümü.

Bu büyük zaferi ve anlamlı bayramı kutlamanın heyecanını, gururunu ve mutluluğunu milletçe yaşamalıyız diye düşünmekteyim.

Bilinmeli ki; 30 Ağustos, Ulusal Kurtuluş Savaşı'nın neden yapıldığını, Kurtuluş Savaşı önder kadrosunun neyi amaçladığını, “Kuva-yı Milliye”nin ne olduğunu, Atatürk'ün liderliğini anlatan büyük bir gündür.

Lakin son yıllarda, 30 Ağustos Zafer Bayramı gibi birçok Milli Bayram ve günümüze karşı bir yabancılaşma süreci yaşanıyor malesef...

Her nedense devleti devlet, halkı halk, cumhuriyeti cumhuriyet yapan o görkemli zaferler küçümseniyor, farklı sebeplerle kutlamalar sınırlandırılıyor.

30 Ağustos Zafer Bayramı gibi “asker–sivil–aydın halk” üçlüsü ile örgütlenmiş ve kazanılmış büyük başarılar sıradanlaştırılıyor.

30 Ağustos'un emperyalist ve kapitalist düşmanlara karşı savaşan milletin yarattığı büyük bir mucize olduğu gerçekliği unutturulmaya çalışılıyor.

Anlaşılan o ki ülkemiz emperyalizm ve kapitalizmin boyunduruğundan bir türlü kurtulamadı.

Milli bayramlarımıza, Atatürk'e ve Cumhuriyet’e karşı saldırılar bu yüzden yoğunlaştı.

Kimse şunu unutmamalı ki; tarihimize altın harflerle yazılan milli zaferlerimiz her şeyden önce, bağımsızlığa, kardeşliğe, laik Cumhuriyet'e, demokrasiye giden yolları açmıştır.

Ulusal hafızamızdan hiçbir zaman silinemeyecek bu zaferlerle, bayrağımız özgürce gönderdeki yerine yeniden çekilmiş ve çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ilk adımlarının atılmasına olanak sağlanmıştır.

Bu nedenle 30 Ağustos 1922 tarihi, Türk Ulusu’nu esir etmek isteyen emperyalist güçlere karşı; kadınıyla çocuğuyla, ordusuyla topyekûn verilen bir savaşın sonucunda ulusal benliğin kurtarıldığı ve Zafer Destanı’nın yazıldığı gündür.

Bu mutlu günde, zaferi bize yaşatan Atatürk ve silah arkadaşları ile kahraman Türk Ordusu’na şükran ve minnetlerimizi sunuyorum.