“27 Cesur CHP’li”

Yayın Tarihi 22 Aralık 2020

“27 Cesur CHP’li”

Allah CHP’den razı olsun; şu “mektup” denen şeyi uzun yıllar sonra tekrar gündeme soktu.

Gerçi, son dönemde seçilen yöneticiler kendini padişah zannetmeye başladığı için ve kimse onlarla kolay kolay görüşemediği için mektup yazıp yollamak tek seçenek olarak bir zorunluluktan doğdu ama neyse, orasını karıştırmayalım.

Bir anda herkes bir yerlere mektup yazmaya başladı ama bana göre en anlamlı olan “27 cesur CHP’li”nin İzmir İl Başkanı Deniz Yücel’e yazdığı mektuptu.

Mektupta benim de sık sık gündeme getirip yazdığım ve son olarak da 8 Aralık 2020 Salı günü köşemde yayınlanan “Menemen’de Tunç Soyer’in dahli var mı?” başlıklı yazımda dile getirdiğim şeylerle büyük benzerlik taşıyan noktalar vardı… Belediye Başkanlarının belirlenmesi sürecinin sorumlularının kim olduğu soruluyordu...

Web sitemizde duruyor; https://gazeteyenigun.com.tr/yazarlar/dogan-karabulut/%E2%80%9Cmenemen%E2%80%9Dde-tunc-soyerin-dahli-var-mi/34751 , isteyen istediği kadar okuyabilir.

Gelelim şu “Atatürk’ün kurduğu partide gerçekleri dile getiren, örgütün gücüne inanan adamlar her zaman var!” dedirten anlamlı mektuba…

Mektubun altına imza koyan cesurlar; geçmiş dönem Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar, geçmiş dönem il yöneticileri Altan İnanç, Osman Peri, Barış Erel, Savaş Akıncı, Metin Atmaca, Bülent Çetinkaya, Bahattin Özdemir, Şirin Akgül, Melek Kartal, Ülkümen Rodoplu, Nurcan Adıgüzel, Levent Çılı, Ali Karabay, Dilek Bilgin, Rıza Gök, Bedri Eren, Neşe Seçkin, Hasan Bağlarbunarı, Mustafa Evsen, Niyazi Arslan, Gül Kalkan, Abdullah Engin, Bülent Taşkın, İrfan Babacan, Zeki Günen, Necati İmam.

Mektupta şöyle deniyor:

“Yüzde 67 oyla tekrar kazanmış olduğumuz Urla Belediye Başkanlığına kayyum atanmasıyla sonuçlanan sürecin sorumluları kimlerdir?, 20 yıl kesintisiz yönettiğimiz Menemen Belediyesi, henüz seçimlerin üzerinden 2 yıl geçmeden nasıl bu noktaya geldi? % 52 ile kazandığımız Menemen Belediye Başkanı’nın kura ile belirlenmesini başarı olarak kutlamak yerine, ki Mahkeme yürütmeyi durdurma kararı verdi? Siyasi iktidarın yıllardır sürdürdüğü bu tavra karşı İzmir’de mücadele verirken, , son günlerde Kınık örgütümüzle ilgili basına yansıyan olayların doğru olmadığını umut ediyoruz.”

Mektubun en çarpıcı bölümünde işin özeti vurgulanmış:

2019 Yerel seçimlerinde aday belirleme süreciyle başlayan yanlış uygulamaların olayları bu noktaya getirdiği kanaatindeyiz. Olaylar basına yansıdıktan sonra başlatılan disiplin süreci kolaycılığı yerine, keşke İzmir’in belediye başkan adaylarını belirleme sürecinde örgütlerimizin sesine ve önerilerine gereken hassasiyeti ve özeni göstermiş olsaydık.”

27 Cesur CHP’li” mektubu "Süreç ve olaylar karşısında deneyim ve pratik önemlidir. Onun için de bu sürece örgütü dahil etmek, ortak aklı kullanmak ve tecrübeden yararlanmak sonuç alınmasında çok etkin olacaktır. Bu şehrin tüm insanları ve ülkemiz için sesimizi değil, sözümüzü yükseltmeliyiz artık" diye bitirmiş.

 

İlk bakışta mektubun muhatabı gibi görünen İzmir İl Başkanlığı’nı bir tarafa bırakalım; Kemal Kılıçdaroğlu liderliğindeki CHP Genel Merkezi bu mektuba gereken önemi verirse, daha doğrusu bu “çığlık” Ankara’dan duyulur ve hakettiği ciddiyet ile karşılanırsa, CHP ileriye doğru çok kritik ve önemli bir adım atmış olur.