24 Haziran sonrası ruh halimiz…

Yayın Tarihi 04 Temmuz 2018

 

Biliyorum ki 24 Haziran’da sonra iktidarın değişmesini umut eden birçok seçmen üzgün, kırgın, öfkeli ve yılgın..

Ülkesinin yarınlarına dair umutları azalmakta.

Aslında muhalefet partilerinin payı büyük bu durumda.

O kadar  hazırladılar ki bizleri:

Hepimiz milletvekili seçiminde meclisin yüzde 60’ının muhalefetin eline geçeceğine, Cumhurbaşkanlığı Seçimi’nin ikinci tura kalacağına inadık.

Bu sonuç tarumar etti tabi ki herkesi…

Hadi anladık muhalefetsin…

Elbette umut dağıtacaksın…

Neydi peki o gece yaşananlar?

Çıkıp bir saat önce “Muharrem İnce ile Tayyip Erdoğan arasındaki fark çok az. Seçim ikinci tura kaldı. Hiç kimse sandık başından ayrılmasın” diye motivasyon pompala.

Bir saat sonra Muharrem İnce’nin, İsmail Küçükkaya’ta attığı “Adam kazandı” tweetiyle de aklımızla dalga geç.

Ertesi gün öğlene kadar “tııs” ses yok!

Önce Muharrem İnce’nin açıklamaları geldi. Meral Akşener ise bir gün sonra açıklama yaptı.

Tabi bir sürü komplo teorisi…

Ben bir vatandaş olarak o gece neler oldu bilemem!

Belki Muharrem İnce doğru söylüyor.

Gerçekten farklı bir şekilde yenildi ve bu yüzden ekrana çıkmadı.

Ya da komplo teorileri gerçek…

Vatandaş olarak beni ve bizleri hiçbiri ilgilendirmiyor.

Bizleri üzen, aklımız ile dalga geçilmesi, sonuçlar karşısındaki yalnızlığımız.

Geleceğe olan inanç eksikliğinin dibe vurması.

Muhalefete oy verip, geçtiğimiz haftanın güzel geçtiğini söyleyen bir kişi yoktur toplum genelinde..

Yarı uykulu yarı uykusuz geçti 24 Haziran sonrası…

Herkes çok üzgün…

Adaleti, ekonomiyi, egitimi, hayalleri, ormanları, tarımı, tarihi, sanatı, özgürlüğü kaybetmiştik de, birlikte biz/siz ayrımı olmadan yaşamanın tınısı gitti bu seçimle…

Kime kızsan içindeki kırgınlık düzelmiyor.

Gerçi kızsan ne yazar…

Cumhurbaşkanı’nın dediği gibi: “Atı alan Üsküdar’I çoktan geçti bile”

Ne yapalım bir süre daha böyle sürecek ruh halimiz.

Sonra yıkıntılar arasından yeniden yeşerebilmenin kendisi olan “umut” kapımızı çalacak.

Hepimiz günahların, haksızlıkların, adaletsizliklerin ve zulmün muhasebesini yapacağız beraberce.

Korkmayın!

Kaybetmek bir son değildir.

Elbette medenileştikçe gerileyen duyarlılıklarımız, aydınlandıkça körelen inançlarımız elbet bir gün tamir edilecek.

Büyük Atamız Mustafa Kemal Atatürk ne demiş:

“Umutsuz durumlar yoktur, umutsuz insanlar vardır. Ben hiçbir zaman umudumu yitirmedim.”

hadi kalın sağlıcakla…