24 Haziran bir sınavdır

Yayın Tarihi 08 Haziran 2018

24 Haziran bir sınavdır

Türkiye Cumhuriyetinin  kurucusu ulu önder  Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarının emperyalizme, boyun eğmez, karşı duruşları,  milşi bir lik ve bütünlüğümüzü sağlamış ulasal kurtuluş savaşı sonrası halkımız bu duruşu ile  bütün dünyaya ders vermiştir.
 Ülkemize oynan oyunlarda empereyalizmin iç ve dış tetikçileri 6 . filoya çiçekler atanlar, kurtarıcı gibi ABD yi görenler,  Ülkemiz üzerinde oynana oyunlara sürekli alet olarak farklı örgütlenmelerle karşımıza çıkmışlardır. 
Atatürk ün gösterdiği yoldan ayrılan iktidarlar emperyalizmin  her zaman oyuncağı haline gelmişlerdir. 
Şimdi ülkemizde 16 yıldır iktidar olan AKP ve destekçileri kafalarını ellerinin arasına koyup nerede yanlış yaptık öz eleştirisi yapıp millete hesap vereceklerine sürekli muhalefeti suçlayıp tek başına iktidarlarının muktedirliklerini bilerek göremezden gelmişlerdir.
Hal böyle iken vatandaşa sıtmayı gösterip ölümden kurtaracakları edası seçim kampanyası yürütmektedirler. Buna karşı doğru strateji uygulayan muhalefet partileri projeleri ile öne çıkmaktadırlar.  Özellikle anti demokratik uygulamaların ülkemizde zirve yaptığı bu süreçte ceza evinde tutuklu bulunan bir cumhurbaşkanı adayı olması ülkemiz demokrasisine vurulmuş ceddi bir darbedir. Çünkü cumhurbaşkanı adayı olmanın en önemli iki şartı ; Üniversite mezunu olmak ve sabıka kaydının olmamasıdır.  Aksi halde YSK tarafından cumhurbaşkanı adayı olarak ilan edilemiyorsunuz. Şimdi HDP nin adayı Selahattin Demirtaş ‘ın Anayasaya aykırı olduğu halde tutuklu olarak seçimlere aday olarak gitmesi garabeti, ülkemiz için ciddi bir kara leke değilmidir. Eğer Demirtaş suçlu ve bir sabıkası varsa cumhuriyet savcısı neden sabıkası yok dedi.  YSKda neden cumhurbaşkanı adayı olarak ilan etti.  Teröristse neden sabıkası yok? Bu garabetlerin ülkemize ciddi zararlar verdiğini gözden kaçırmamız tek adam görüntüsünün artık hak hukuk ve adaletle taçlanacağı yeni döneme geçmemiz gereklidir. Dönüm noktası dedik ya bir tanesi işte budur.  Kimseyi suçsuzluk karinesini yok etmeden hüküm yemeden suçlu olarak görmemektir.  İnsan hakları bunu emreder. Dinimiz bunu emreder.  Hak hukuk bunu emreder vicdan varsa eğer bunu emreder. 
Sınavımız çok çetin geçecek!  En önemli en kritik hayat memat sınavı olacak.  Özellikle belediye başkanları bu seçim sürecinde ciddi bir sınava tabii olacaklar. Çalışma örgütlenmelerinde imkânlarını iyi kullanmaları gerekecek. Belediye başkanları için oluşacak çalışma karnesinden 2019 seçimlerine yansıyacak çok şey olacaktır.  
CHP İzmir’deki belediye başkanları çok daha fazla mercek altında olacaklardır.  Örgütlerinin aktif çalışmasını sağlayacaklar ve katkı koyacaklardır. Katkı koymayanlar 2019 da emekliye ayrılmaları kesinleşecek olanlardır.  Bu vesile ile ilçe başkanlarından daha çok belediye başkanlarına görev düşmektedir. Sen ben ayrımı yapmadan her ilçe başkanı çalışabilecek vatandaş üzerindeki etkin partilileri aktive etmeleri gerekmektedir.  Kısır çekişmeleri, parti için yarışları, herkesin unutup el birliği ile bu sınavdan geçmek üzere konsantre olmaları gerekmektedir. İl başkanlarının da bu konuda organizasyonları kimseye havale etmeden sorumluluk alıp herkesi sahaya meydanlarda çalışmaya sevk etmesi elzemdir.  CHP nin Türkiye ye de en yüksek oyunun alınması için İzmir de rekor katılımı ve rekor oyu alması gereklidir. Aksi halde CHP sükûtu hayale uğrar ki bu da sınıfta kalmak demektir.  Haydi başkanlar en büyük görev size düşüyor. Birleşin bütünleşin bir araya gelin kırgınlıkları küskünlükleri kenara bırakın ve bu sınavı geçin...